Me'âric Suresi, 25. ayet
Ayet
لِّلسَّآئِلِ وَٱلْمَحْرُومِ
Ancak namaz kılıp namazlarında yoksul ve yoksuna belirli bir hak tanıyanlar, ceza gününü doğrulayanlar, Rablerinin azabından korkanlar böyle değildir.
Elmalılı Hamdi Yazır Meali: Hem isteyen için, hem de istemekten utanan yoksul için.
Şu'arâ Suresi, 85. ayet
Ayet
وَٱجْعَلْنِى مِن وَرَثَةِ جَنَّةِ ٱلنَّعِيمِ
Sonrakilerin beni güzel şekilde anmalarını sağla. Beni nimet cennetine varis olanlardan kıl. Babamı da bağışla, o şüphesiz sapıklardandır. İnsanların diriltileceği gün, Allah'a temiz bir kalble gelenden başka kimseye malın ve oğulların fayda vermeyeceği gün, beni rezil etme" demişti.
Elmalılı Hamdi Yazır Meali: "Ve beni naîm (nimeti bol) cennetin varislerinden eyle!"
Şu'arâ Suresi, 100. ayet
Ayet
فَمَا لَنَا مِن شَٰفِعِينَ
Orada putlarıyla çekişerek: "Vallahi biz apaçık bir sapıklıkta idik; çünkü biz sizi Alemlerin Rabbine eşit tutmuştuk; bizi saptıranlar ancak suçlulardır; şimdi şefaatçimiz, yakın bir dostumuz yoktur; keşke geriye bir dönüşümüz olsa da inananlardan olsak" derler.
Elmalılı Hamdi Yazır Meali: "Bak bizim için ne şefaatçiler var,"