← Ana sayfaya dön
AyetGenelKur'an-ı Kerim

A'râf Suresi, 176. ayet

وَلَوْ شِئْنَا لَرَفَعْنَٰهُ بِهَا وَلَٰكِنَّهُۥٓ أَخْلَدَ إِلَى ٱلْأَرْضِ وَٱتَّبَعَ هَوَىٰهُ ۚ فَمَثَلُهُۥ كَمَثَلِ ٱلْكَلْبِ إِن تَحْمِلْ عَلَيْهِ يَلْهَثْ أَوْ تَتْرُكْهُ يَلْهَث ۚ ذَّٰلِكَ مَثَلُ ٱلْقَوْمِ ٱلَّذِينَ كَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَا ۚ فَٱقْصُصِ ٱلْقَصَصَ لَعَلَّهُمْ يَتَفَكَّرُونَ

Diyanet İşleri Meali

Dileseydik, onu ayetlerimizle üstün kılardık; fakat o, dünyaya meyletti ve hevesine uydu. Durumu, üstüne varsan da, kendi haline bıraksan da, dilini sarkıtıp soluyan köpeğin durumu gibidir. İşte ayetlerimizi yalan sayan kimselerin hali böyledir. Sen onlara bu kıssayı anlat, belki üzerinde düşünürler.

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Ve eğer dileseydik onu o âyetlerle yüceltirdik, fakat o alçaklığa saplandı kaldı ve kendi keyfinin ardına düştü. Artık onun ibret verici hali o köpeğin haline benzer ki, üzerine varsan da dilini uzatır solur, bıraksan da solur. İşte bu, âyetlerimizi inkâr eden kavmin misalidir. Bu kıssayı iyice anlat, belki biraz düşünürler.

Kaynak

Kur'an-ı Kerim, A'râf Suresi 7:176

https://kuran.diyanet.gov.tr/mushaf/kuran-meal-2/7-suresi-176-ayet

Kur'an-ı Kerim — hocanın diğer içerikleri

Bürûc Suresi, 10. ayet

Ayet
إِنَّ ٱلَّذِينَ فَتَنُوا۟ ٱلْمُؤْمِنِينَ وَٱلْمُؤْمِنَٰتِ ثُمَّ لَمْ يَتُوبُوا۟ فَلَهُمْ عَذَابُ جَهَنَّمَ وَلَهُمْ عَذَابُ ٱلْحَرِيقِ

Ama inanmış erkek ve kadınlara işkence ederek onları dinlerinden çevirmeğe uğraşanlar, eğer tevbe etmezlerse, onlara cehennem azabı vardır. Yakıcı azap da onlaradır.

Elmalılı Hamdi Yazır Meali: İnanan erkek ve kadınlara işkence yapıp sonra da tevbe etmeyenlere cehennem azabı ve yangın azabı vardır.

Genel
Detay →

Fecr Suresi, 5. ayet

Ayet
هَلْ فِى ذَٰلِكَ قَسَمٌۭ لِّذِى حِجْرٍ

Gelip geçen geceye and olsun ki, bunların her biri akıl sahibi için birer yemine değmez mi?

Elmalılı Hamdi Yazır Meali: Nasıl, bunlarda bir akıl sahibi için yemin var değil mi?

Genel
Detay →

Beled Suresi, 16. ayet

Ayet
أَوْ مِسْكِينًۭا ذَا مَتْرَبَةٍۢ

Yahut, açlık gününde, yakını olan bir öksüzü, yahut toprağa serilmiş bir yoksulu doyurmaktır.

Elmalılı Hamdi Yazır Meali: Veya hiçbir şeyi olmayan yoksula.

Genel
Detay →

İnşirâh Suresi, 3. ayet

Ayet
ٱلَّذِىٓ أَنقَضَ ظَهْرَكَ

Belini büken yükünü üzerinden almadık mı?

Elmalılı Hamdi Yazır Meali: O senin sırtını ezen yükü.

Genel
Detay →