← Ana sayfaya dön
HadisNamazSünen-i İbn Mâce

Sünen-i İbn Mâce — The Book of Purification and its Sunnah — Hadis No: 647

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، أَنْبَأَنَا مَعْمَرٌ، عَنْ أَيُّوبَ، عَنِ ابْنِ سِيرِينَ، عَنْ أُمِّ عَطِيَّةَ، قَالَتْ لَمْ نَكُنْ نَرَى الصُّفْرَةَ وَالْكُدْرَةَ شَيْئًا ‏.‏ قَالَ مُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ الرَّقَاشِيُّ، حَدَّثَنَا وُهَيْبٌ، عَنْ أَيُّوبَ، عَنْ حَفْصَةَ، عَنْ أُمِّ عَطِيَّةَ، قَالَتْ كُنَّا لاَ نَعُدُّ الصُّفْرَةَ وَالْكُدْرَةَ شَيْئًا ‏. ‏ قَالَ مُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى وُهَيْبٌ أَوْلاَهُمَا عِنْدَنَا بِهَذَا ‏.‏

Tercüme

Ümmü Atiyye (r.anha)'dan; şöyle demiştir: Biz (Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) zamanında kandaki) sarılığı ve bulanıklığı (namaza mani olması bakımından) hiç bir şey olarak görmezdik. Muhammed bin Yahya dedi ki: Bize Muhammed bin Abdillah Er-Rakkaşi tahdis etti. Bize Vüheyb tahdis etti. O da Eyyub'den, o da Hafsa'dan, o da Ümmü Atiyye'den tahdis ettiğine göre Ümmü Atiyye (r.anha): Biz (Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) zamanında) sarılığı ve bulanıklığı (namaza mani olması bakımından) hiç bir şey saymazdık. Muhammed bin Yahya dedi ki: Bizce bu rivayette Vüheyb için öncelik vardır." Diğer tahric: Beyhaki, Ebu Davud ve El-Hakim AÇIKLAMA : El-Hakim: Buhari ve Müslim'in şartları üzerine sahihtir, demiştir. El-İsmaili müstahricinde ve Darekutni de az bir lafız farkıyla rivayet etmişlerdir. Hadis, hayızlı kadının aybaşı adet günleri geçip temizlendikten sonra gördüğü sarılık ve bulanıklığın hayızdan sayılmadığı hakkındadır. Ümmü Atiyye: ''Biz, sarılığı ve bulanıklığı sayınazdık'' derken Nebi (s.a.v.)'in zamanında ve O'nun bilgisi altında bu renkleri hayızdan saymadıklarını anlatmak istemiştir. Kasıt bu olunca hadis merfu' hükmünde sayılır. Buradaki rivayette sarımtırak ve bulanık renklerin hayız süresinin bitiminden sonra olduğuna dair bir kayıt yoksa da Ebu Davud'un rivayetinde; ''Hayız günleri geçtikten sonra ... '' kaydı mevcuttur. EI-Menhel yazarı, bu kayıtla ilgili olarak: 'Kadın, ğusletmemiş olsa bile hayız süresi geçtikten sonra gördüğü sarılığın ve bulanıklığın hayızdan sayılmayacağı kasdedilmiştir. Darimi'nin rivayetinde bulunan; ... ''ğusülden sonra ... '' kaydı., çoğu zamandaki uygulamaya yorumlanır. Çünkü kan kesildikten sonra çoğu zaman kadın, hemen ğuslünü yapar. Hadis, hayız adeti dışında ve temizlik günlerinde görülen rrıezkur renklerin hayızdan sayılmayacağına delalet eder... Dolayısıyla. henüz adet süresi dolmadan görülen bu renklerin hayız'dan şayılacağını ifade eder.' demiştir. El-Menhel yazarı şu bilgiyi verir: ''Hattabi: 'Hayız adeti, kadın temizlendikten sonra görülen sarılık ve bulanıklık hakkında alimler ihtilaf etmişlerdir. 1- Ali (r.a.)'den rivayet edildiğine göre temizlik halinde görülen bu renkler, hayız değildir. Kadın namazını bırakamaz. Abdest alıp namaz'a devam eder. Süfyan-i Sevri ve Evzai'nin kavli de budur. 2- Said bin El-Müseyyeb: kadın, temizlik halinde bu renkleri görünce ğusledip namaz kılar demiştir. Ahmed bin Hanbel'in görüşü de budur. 3- Ebu Hanife: Kadın, hayız adetinden ve kan kesildikten sonra bir iki gün mezkur renkleri gördüğü zaman, hayız günleriyle beraber, toplam on günü geçmedikçe, hepsi hayız sayılır ve bu renkler kesilip, beyaz su görmedikçe temiz sayılmaz, demiştir. 4- Şafii mezhebinin meşhur kavIine göre kadın aybaşı adet kanı kesildikten sonra mezkur renkleri gördüğü zaman hayız günleriyle beraber, toplam süre onbeş günü geçmedikçe hepsi hayızdır." demiştir. El-Ayni : 'Arkadaşlanmızın delili Malik ve Muhammed bin El-Hasan'ın kendi Muvatta'larında Aişe (r.anha)'nın mevlası Ümmü Alkame'den rivayet ettikleri şu haberdir: ''Kadınlar, Aişe (r.anha)'ya. üzerinde hayız kanının sarılığı bulunan pamuk parçasını götürerek namaz kılıp kılamayacaklarını ona sorarlardı. Aişe (r.anha) da onlara: 'Acele etmeyiniz. Pamuğu kan yerinden çıkarırken, kireç gibi beyaz oluncaya kadar namaz kılmayın''' diyerek hayızdan temizlenmeyi beklemelerini emrederdi.'' demiştir. Muhammed: Biz bununla hükmederek kadın, kırmızı veya sarı veyahut bulanık renk gördükçe temizlenmez ve bembeyaz; renk görünce temizlenmiş olur, deriz, demiştir

Kaynak

Sünen-i İbn Mâce, 1/381 (No: 647)

https://sunnah.com/ibnmajah/1/381

Sünen-i İbn Mâce — hocanın diğer içerikleri

Sünen-i İbn Mâce — Chapters on Food — Hadis No: 3313

Hadis
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يُوسُفَ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ عَابِسٍ، أَخْبَرَنِي أَبِي، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ لَقَدْ كُنَّا نَرْفَعُ الْكُرَاعَ فَيَأْكُلُهُ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ بَعْدَ خَمْسَ عَشْرَةَ مِنَ الأَضَاحِيِّ ‏.‏

Âişe (r.anha)'dan; Şöyle demiştir: And olsun ki biz sığır ve davarın ayaklarını (yâni diz kapağı ile topuk arasında kalan kısmı) kaldırırdık. Kurban bayramı günlerinde kesilen kurbanların kesiminden on beş gün sonra Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bu ayaklan yerdi

Hac & Umre
Detay →

Sünen-i İbn Mâce — The Book of the Sunnah — Hadis No: 156

Hadis
حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ نُمَيْرٍ، حَدَّثَنَا الأَعْمَشُ، عَنْ عُثْمَانَ بْنِ عُمَيْرٍ، عَنْ أَبِي حَرْبِ بْنِ أَبِي الأَسْوَدِ الدِّيلِيِّ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَمْرٍو، قَالَ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يَقُولُ ‏ "‏ مَا أَقَلَّتِ الْغَبْرَاءُ وَلاَ أَظَلَّتِ الْخَضْرَاءُ مِنْ رَجُلٍ أَصْدَقَ لَهْجَةً مِنْ أَبِي ذَرٍّ ‏"‏ ‏.‏

Abdurrahman bin Amr bin el-As r.a.’dan rivayet edildiğine göre: < Ben Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem’den şöyle buyurduğunu işittim> demiştir : '' Ebu Zer’den daha doğru ve düzgün sözlü bir adamı yer (küre) taşımamış ve gök (yüzü) gölgelememiştir

Genel
Detay →

Sünen-i İbn Mâce — Establishing the Prayer and the Sunnah Regarding Them — Hadis No: 1268

Hadis
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ الأَزْهَرِ، وَالْحَسَنُ بْنُ أَبِي الرَّبِيعِ، قَالاَ حَدَّثَنَا وَهْبُ بْنُ جَرِيرٍ، حَدَّثَنَا أَبِي قَالَ، سَمِعْتُ النُّعْمَانَ، يُحَدِّثُ عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ حُمَيْدِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ خَرَجَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يَوْمًا يَسْتَسْقِي فَصَلَّى بِنَا رَكْعَتَيْنِ بِلاَ أَذَانٍ وَلاَ إِقَامَةٍ ثُمَّ خَطَبَنَا وَدَعَا اللَّهَ وَحَوَّلَ وَجْهَهُ نَحْوَ الْقِبْلَةِ رَافِعًا يَدَيْهِ ثُمَّ قَلَبَ رِدَاءَهُ فَجَعَلَ الأَيْمَنَ عَلَى الأَيْسَرِ وَالأَيْسَرَ عَلَى الأَيْمَنِ ‏.‏

Ebu Hureyre (r.a.)'den; şöyle demiştir : Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir gün istiskaya çıktı. Bize ezansız ve ikametsiz olarak iki rek'at namaz kıldırdı. Sonra bize hutbe okudu. Ellerini kaldırarak ve yüzünü Kıbleye döndürerek Allah'a dua etti. Ridasını çevirdi, sağ yanı sol cepkeni ve sol yanı sağ cepkeni üzerine aldı. Not: Bunun isnadının sahih ve ricalinin sika oldukları, Zevaid'de bildirilmiştir

Namaz
Detay →

Sünen-i İbn Mâce — Tribulations — Hadis No: 3928

Hadis
حَدَّثَنَا سُوَيْدُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُسْهِرٍ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ أَبِي سُفْيَانَ، عَنْ جَابِرٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ أُمِرْتُ أَنْ أُقَاتِلَ النَّاسَ حَتَّى يَقُولُوا لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ فَإِذَا قَالُوا لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ عَصَمُوا مِنِّي دِمَاءَهُمْ وَأَمْوَالَهُمْ إِلاَّ بِحَقِّهَا وَحِسَابُهُمْ عَلَى اللَّهِ ‏"‏ ‏.‏

Cabir (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «La ilahe illallah» deyinceye kadar insanlarla savaşmak ile emrolundum. Onlar "Lâ ilahe illallah'' deyince Tevhîd kelimesinin hakkı (olan cezalar) müstesna, kanlarını ve mallarını korumuş olurlar. (îmânda samimî olup olmadıklarının) hesabı da Allah'a aittir.» Bu ve önceki hadis Müslimin aynı babında yer alıyor. Aşağıdaki link 3927’deki linkin aynıdır. MÜSLİM HADİSİ VE İZAH İÇİN TIKLA

Genel
Detay →