← Ana sayfaya dön
HadisNikâhSünen-i İbn Mâce

Sünen-i İbn Mâce — The Book of Purification and its Sunnah — Hadis No: 589

حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، عَنْ صَالِحِ بْنِ أَبِي الأَخْضَرِ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ أَنَسٍ، قَالَ وَضَعْتُ لِرَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ غُسْلاً فَاغْتَسَلَ مِنْ جَمِيعِ نِسَائِهِ فِي لَيْلَةٍ ‏.‏

Tercüme

Enes (bin Malik) (r.a.)'dtn şöyle söylemiştir: «Ben, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) için gusül suyunu koydum. Bir gecede bütün hanımlarına yaklaşmaktan ötürü bir gusül yaptı.» AÇIKLAMA : Buhari, Müslim, . Beyhaki, Nesai ve Ebu Davud, Resul-i Ekrem (s.a.v.)'in bu uygulamasına ait Enes (r.anh)'in hadisini değişik lafızia da rivayet etmişlerdir. Bütün rivayetlere göre birden fazla cinsi münasebet için bir ğusül kafidir. ilk hadisteki "dolaşmak'' kelimesiyle cinsi münasebet kasdedilmiştir. Buhari'nin bir rivayetinde o gün için Resul-i Ekrem (s.a.v.)'in dokuz eşi, diğer rivayetinde onbir zevcesi bulunduğu belirtiliyor. Bu husus alimler arasında ihtilaflıdır. Buhari'nin rivayetine göre, Katade, Resul-i Ekrem (s.a.v.)'in buna nasıl dayandığını Enes'e sormuş. Enes de: Ona otuz erkek kuvveti verildiğini aramızda konuşuyorduk, diye cevap vermiştir. Resul-i Ekrem (s.a.v.)'in hanımlarına bir ğusül ile yaklaştığında iki yaklaşım arasında abdest almış olması kuvvetle muhtemeldir. Ebu Davud'un rivayetini açıklayan Menhel yazarı, Resul-i Ekrem (s.a.v.)'in hanımları ismen şöyle sıralamaktadır: Huveylid kızı Hadice, Zam'a kızı Sevde, Ebu Bekir kızı Aişe, Ömer bin El-Hattabın kızı Hafsa. Ebu Ümeyye El-Muğıre'nin kızı Ümmü Seleme (= Hind) El-Haris kızı Cüveyriye, Cahş kızı Zeyneb, Huzeyme kızı Zeyneb, Beni Kureyza kabilesinden, bir rivayete göre Beni Nadir kabilesinden Zeyd kızı Reyhane, Ebu Süfyan kızı Ümmü Habibe (= Ramle), Huyey bin Ahtab kızı Safiye ve El-Haris kızı Meymune. Bunlardan başka Dahhak kızı Fatima ve Nu'man kızı Esma radiyallahu anhuma PEYGAMBER'İN ÇOK KADINLA EVLENMESİNİN HİKMETİ EI-Menhel yazarı bu hususta şunları söyler: ''Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in çok kadınla evlenmesinin hikmeti, onların şer-i şerif'e ait ailevi ve dahili hükümleri hıfzetmeleri ve; bu hükümleri faydalanmak isteyenlere nakletmeleridir. Zevcelerinin çokluğu, dünyalık için, yahut nefsi arzuları tatmin için değildir ... '' Bilindiği gibi Resul-i Ekrem (s.a.v.) Efendimiz 25 yaşına kadar hiç evlenmemiş ve 25 yaşında iken 40 yaşında bir dul kadınla evlenmeye razı olmuş ve 50 küsür yaşına kadar onunla yaşamıştır. Birden fazla kadınla evlenmesi, O'nun, ömrünün son senelerine rastlar. Ömrünün bu bölümünde gıda alması bakımından da çok sade bir hayat sürdürdüğü, bazen' haftada iki gün oruç tuttuğu, bazen de aralıksız olarak bir aydan fazla oruç tuttuğu sabittir. Yukarıda isimleri anılan muhterem zevcelerin her birisi ile evlenmesinin nedenleri tetkik edildiği zaman, İslam dininin yayılması, yanlış fikir ve inanışların ezilmesi ve güzel ahlak düstürunun yerleştirilmesi gibi çok ulvi ve pek önemli amaçların güdüldüğü anlaşılır

Kaynak

Sünen-i İbn Mâce, 1/323 (No: 589)

https://sunnah.com/ibnmajah/1/323

Sünen-i İbn Mâce — hocanın diğer içerikleri

Sünen-i İbn Mâce — Chapters on Food — Hadis No: 3313

Hadis
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يُوسُفَ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ عَابِسٍ، أَخْبَرَنِي أَبِي، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ لَقَدْ كُنَّا نَرْفَعُ الْكُرَاعَ فَيَأْكُلُهُ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ بَعْدَ خَمْسَ عَشْرَةَ مِنَ الأَضَاحِيِّ ‏.‏

Âişe (r.anha)'dan; Şöyle demiştir: And olsun ki biz sığır ve davarın ayaklarını (yâni diz kapağı ile topuk arasında kalan kısmı) kaldırırdık. Kurban bayramı günlerinde kesilen kurbanların kesiminden on beş gün sonra Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bu ayaklan yerdi

Hac & Umre
Detay →

Sünen-i İbn Mâce — The Book of the Sunnah — Hadis No: 156

Hadis
حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ نُمَيْرٍ، حَدَّثَنَا الأَعْمَشُ، عَنْ عُثْمَانَ بْنِ عُمَيْرٍ، عَنْ أَبِي حَرْبِ بْنِ أَبِي الأَسْوَدِ الدِّيلِيِّ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَمْرٍو، قَالَ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يَقُولُ ‏ "‏ مَا أَقَلَّتِ الْغَبْرَاءُ وَلاَ أَظَلَّتِ الْخَضْرَاءُ مِنْ رَجُلٍ أَصْدَقَ لَهْجَةً مِنْ أَبِي ذَرٍّ ‏"‏ ‏.‏

Abdurrahman bin Amr bin el-As r.a.’dan rivayet edildiğine göre: < Ben Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem’den şöyle buyurduğunu işittim> demiştir : '' Ebu Zer’den daha doğru ve düzgün sözlü bir adamı yer (küre) taşımamış ve gök (yüzü) gölgelememiştir

Genel
Detay →

Sünen-i İbn Mâce — Establishing the Prayer and the Sunnah Regarding Them — Hadis No: 1268

Hadis
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ الأَزْهَرِ، وَالْحَسَنُ بْنُ أَبِي الرَّبِيعِ، قَالاَ حَدَّثَنَا وَهْبُ بْنُ جَرِيرٍ، حَدَّثَنَا أَبِي قَالَ، سَمِعْتُ النُّعْمَانَ، يُحَدِّثُ عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ حُمَيْدِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ خَرَجَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يَوْمًا يَسْتَسْقِي فَصَلَّى بِنَا رَكْعَتَيْنِ بِلاَ أَذَانٍ وَلاَ إِقَامَةٍ ثُمَّ خَطَبَنَا وَدَعَا اللَّهَ وَحَوَّلَ وَجْهَهُ نَحْوَ الْقِبْلَةِ رَافِعًا يَدَيْهِ ثُمَّ قَلَبَ رِدَاءَهُ فَجَعَلَ الأَيْمَنَ عَلَى الأَيْسَرِ وَالأَيْسَرَ عَلَى الأَيْمَنِ ‏.‏

Ebu Hureyre (r.a.)'den; şöyle demiştir : Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir gün istiskaya çıktı. Bize ezansız ve ikametsiz olarak iki rek'at namaz kıldırdı. Sonra bize hutbe okudu. Ellerini kaldırarak ve yüzünü Kıbleye döndürerek Allah'a dua etti. Ridasını çevirdi, sağ yanı sol cepkeni ve sol yanı sağ cepkeni üzerine aldı. Not: Bunun isnadının sahih ve ricalinin sika oldukları, Zevaid'de bildirilmiştir

Namaz
Detay →

Sünen-i İbn Mâce — Tribulations — Hadis No: 3928

Hadis
حَدَّثَنَا سُوَيْدُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُسْهِرٍ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ أَبِي سُفْيَانَ، عَنْ جَابِرٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ أُمِرْتُ أَنْ أُقَاتِلَ النَّاسَ حَتَّى يَقُولُوا لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ فَإِذَا قَالُوا لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ عَصَمُوا مِنِّي دِمَاءَهُمْ وَأَمْوَالَهُمْ إِلاَّ بِحَقِّهَا وَحِسَابُهُمْ عَلَى اللَّهِ ‏"‏ ‏.‏

Cabir (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «La ilahe illallah» deyinceye kadar insanlarla savaşmak ile emrolundum. Onlar "Lâ ilahe illallah'' deyince Tevhîd kelimesinin hakkı (olan cezalar) müstesna, kanlarını ve mallarını korumuş olurlar. (îmânda samimî olup olmadıklarının) hesabı da Allah'a aittir.» Bu ve önceki hadis Müslimin aynı babında yer alıyor. Aşağıdaki link 3927’deki linkin aynıdır. MÜSLİM HADİSİ VE İZAH İÇİN TIKLA

Genel
Detay →