← Ana sayfaya dön
HadisAhlâkSünen-i İbn Mâce

Sünen-i İbn Mâce — Establishing the Prayer and the Sunnah Regarding Them — Hadis No: 913

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى، وَالْحَسَنُ بْنُ عَلِيٍّ، وَإِسْحَاقُ بْنُ مَنْصُورٍ، قَالُوا حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، حَدَّثَنَا مَعْمَرٌ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، أَنَّ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ كَانَ إِذَا جَلَسَ فِي الصَّلاَةِ وَضَعَ يَدَيْهِ عَلَى رُكْبَتَيْهِ وَرَفَعَ إِصْبَعَهُ الْيُمْنَى الَّتِي تَلِي الإِبْهَامَ فَيَدْعُو بِهَا وَالْيُسْرَى عَلَى رُكْبَتِهِ بَاسِطَهَا عَلَيْهَا ‏.‏

Tercüme

(Abdullah) bin Ömer (r.a.)'den şöyle demiştir : Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) namazda (teşehhüd için) oturduğu zaman ellerini dizlerinin üzerine koyardı ve başparmaktan sonra gelen sağ (şahadet) parmağını kaldırıp onunla dua ederdi. Sol elini de dizi üzerine yayarak koyardı." AÇIKLAMA (911, 912, 913): Ebu Davud'un ''Elleri kaldırmak babı"nda rivayet olunan 912 nodaki Vail (r.a.)'ın uzunca hadisinde şu parça vardır: ''...ve Nebi (s.a.v.) sol elini sol uyluğunun üzerine koydu. Sağ dirseğinin de sağ uyluğuna değmesine mani oldu. (Uzak tuttu.) İki parmağını (serçe parmağı ile ondan sonra gelen parmağı) yumdu. (Beş parmağı ile orta parmağının başlarını birleştirerek) halka yaptı ve ben O'nu şöyle yaparken gördüm. Ravi Bişr baş parmağı ile orta parmağı halka yaptı şehadet parmağı ile de işaret etti." EI-Menhel yazarının bildirdiğine göre Ahmed, Nesai, İbn-i Huzeyme ve Buhari de bu hadisi rivayet etmişlerdir. İbn-i Ömer (r.a.)'in hadisini Müslim, Ahmed, Ebu Davud ve Nesai de az lafız farkıyla rivayet etmişlerdir. Nesai'nin bir rivayeti ile Taberani' nin rivayeti buradaki rivayete benzer. EI-Menhel yazarı parmakları yummak, halka yapmak ve parmakla işaret etmek hakkında şu bilgiyi verir: ''Baş parmagın yumulması iki türlü olabilir: Baş parmak şehadet parmağının yanına konulur. Şehadet parmağı açık tutulur. Ve diğer parmaklar yumulur. Bu şekil, arapların bir hesap usü!üne göre 53 sayısını ifade eder. İkinci tür'e göre baş parmak orta parmagın yanına konularak yumulur. Diğer parmaklar da yumulur. Yalnız şehadet parmağı yumulmaz. Bu şekil ise, arapların mezkur hesap usulüne göre 23 sayısını ifade eder. Sağ elin parmakları başka şekillerde de yumulabilir. Örneğin; Baş parmak ile şehadet parmağı salınır, diğer parmaklar yumulur. (Vail bin Hucr (r.a.)'in hadisinde bildirilen tahlik de iki şekilde olabilir; Birisine göre baş parmak ile orta parmağın uçları birleştirilir. Diğer şekle göre orta parmağın ucu baş parmağın iki bogumu ara.sına konulur. Şehadet parmağı ile kıbleye işaret etmek şekli hakkında da ihtilaf vardır; Şöyle ki ; 1- Maliki alimlerine göre şehadet parmağı ile işaret edilir. Ve selam verilinceye kadar sağa sola oynatılır. Bunun hikmeti ise parmak sinirlerinin kalbe bağlı oluşu ve parmağın hareket ettirilmesi ile kalbin uyarılması ve namaz hallerinin hatırlatılmasının sağlanmasıdır. 2- Şafiiler'e göre kelime-i şehadet getirilirken ''İlleIlah'' denildiği zaman kaldırılır ve birinci teşehhüd'den kalkılıncaya, son teşehhüdde selam verilinceye kadar indirilmez. Parmak işareti ile tevhid ve ihlas niyeti edilir. 3- Hanefi alimlerine göre parmak ''La ilahe'' denilince kaldırılır ve ''İlleIlah'' denilince indirilir. (Hanefi alimlerinden Muhammed'e göre sağ elin baş parmağı ile orta parmağı halka edilir, diğer parmaklar yumulur. Ve şehadet parmağı kaldırılarak işaret edilir. Bazılarına göre diğer parmaklar yumulmadan şehadet parmağı ile işaret edilir. Bir kısım alimlere göre ise baş parmak diğer parmaklarına getirilerek şehadet parmağı kaldırılır.) 4- Hanbeliler'e göre ''Allah'' lafzı geçtikçe şehadet parmağı tevhid'e işaret olmak üzere kaldırılır. Ve hareket ettirilmez.'' Numeyr (r.a.)'in hadisinde Nebi (s.a.v.)'in ellerini uylukları üzerine koyduğuna delalet eder. İbn-i Ömer (r.a.)'in hadisine göre ellerini dizleri üzerine koymuştur. İki şekil yapıldığına dair başka rivayetler de vardır. Bu rivayetler arasında bir ihtilaf söz konusu değildir. Her iki şeklin caizliğini bildirmek için Nebi (s.a.v.) gah böyle gah şöyle yapmıştır. Sağ elin parmaklarının ne zaman yumulacağı hususuna gelince, Şafii, Maliki ve Hanbeli mezhebIerine göre teşehhüd'e oturulduğu zaman parmaklar yumulur. Yalnız şehadet parmağı salınır. Hanefi mezhebinin muhtar kavline göre sağ avuç olarak sağ uyluk üzerine konulur. Şehadet parmağı ile işaret edildiği zaman parmaklar yukarda anlatıldıgı gibi yumulur. Vail (r.a.)'ın hadisinde: ''Nebi (s.a.v.) şehadet parmağı ile dua.ederek... '' buyurulmuştur. Sindi diyor ki: Şehadet parmağı ile tevhid'e işaret ediliyor. Tevhid'e işaret ise bir nevi dua sayılır. Çünkü tevhid sayesinde kazanılan ilahi nimetler dua etmekle elde edilen nimetlerden üstündür. HADİSLERİN FIKIH YÖNÜ: 1- Teşehhüd için oturulurken elleri dizler üzerine koymak müstahaptır. 2- Sol avueun açık olarak konulması müstahabtır. 3- Sağ elin şehadet parmağı ile işaret etmek müstahabtır

Kaynak

Sünen-i İbn Mâce, 5/111 (No: 913)

https://sunnah.com/ibnmajah/5/111

Sünen-i İbn Mâce — hocanın diğer içerikleri

Sünen-i İbn Mâce — Chapters on Food — Hadis No: 3313

Hadis
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يُوسُفَ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ عَابِسٍ، أَخْبَرَنِي أَبِي، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ لَقَدْ كُنَّا نَرْفَعُ الْكُرَاعَ فَيَأْكُلُهُ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ بَعْدَ خَمْسَ عَشْرَةَ مِنَ الأَضَاحِيِّ ‏.‏

Âişe (r.anha)'dan; Şöyle demiştir: And olsun ki biz sığır ve davarın ayaklarını (yâni diz kapağı ile topuk arasında kalan kısmı) kaldırırdık. Kurban bayramı günlerinde kesilen kurbanların kesiminden on beş gün sonra Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bu ayaklan yerdi

Hac & Umre
Detay →

Sünen-i İbn Mâce — The Book of the Sunnah — Hadis No: 156

Hadis
حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ نُمَيْرٍ، حَدَّثَنَا الأَعْمَشُ، عَنْ عُثْمَانَ بْنِ عُمَيْرٍ، عَنْ أَبِي حَرْبِ بْنِ أَبِي الأَسْوَدِ الدِّيلِيِّ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَمْرٍو، قَالَ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يَقُولُ ‏ "‏ مَا أَقَلَّتِ الْغَبْرَاءُ وَلاَ أَظَلَّتِ الْخَضْرَاءُ مِنْ رَجُلٍ أَصْدَقَ لَهْجَةً مِنْ أَبِي ذَرٍّ ‏"‏ ‏.‏

Abdurrahman bin Amr bin el-As r.a.’dan rivayet edildiğine göre: < Ben Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem’den şöyle buyurduğunu işittim> demiştir : '' Ebu Zer’den daha doğru ve düzgün sözlü bir adamı yer (küre) taşımamış ve gök (yüzü) gölgelememiştir

Genel
Detay →

Sünen-i İbn Mâce — Establishing the Prayer and the Sunnah Regarding Them — Hadis No: 1268

Hadis
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ الأَزْهَرِ، وَالْحَسَنُ بْنُ أَبِي الرَّبِيعِ، قَالاَ حَدَّثَنَا وَهْبُ بْنُ جَرِيرٍ، حَدَّثَنَا أَبِي قَالَ، سَمِعْتُ النُّعْمَانَ، يُحَدِّثُ عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ حُمَيْدِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ خَرَجَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يَوْمًا يَسْتَسْقِي فَصَلَّى بِنَا رَكْعَتَيْنِ بِلاَ أَذَانٍ وَلاَ إِقَامَةٍ ثُمَّ خَطَبَنَا وَدَعَا اللَّهَ وَحَوَّلَ وَجْهَهُ نَحْوَ الْقِبْلَةِ رَافِعًا يَدَيْهِ ثُمَّ قَلَبَ رِدَاءَهُ فَجَعَلَ الأَيْمَنَ عَلَى الأَيْسَرِ وَالأَيْسَرَ عَلَى الأَيْمَنِ ‏.‏

Ebu Hureyre (r.a.)'den; şöyle demiştir : Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir gün istiskaya çıktı. Bize ezansız ve ikametsiz olarak iki rek'at namaz kıldırdı. Sonra bize hutbe okudu. Ellerini kaldırarak ve yüzünü Kıbleye döndürerek Allah'a dua etti. Ridasını çevirdi, sağ yanı sol cepkeni ve sol yanı sağ cepkeni üzerine aldı. Not: Bunun isnadının sahih ve ricalinin sika oldukları, Zevaid'de bildirilmiştir

Namaz
Detay →

Sünen-i İbn Mâce — Tribulations — Hadis No: 3928

Hadis
حَدَّثَنَا سُوَيْدُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُسْهِرٍ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ أَبِي سُفْيَانَ، عَنْ جَابِرٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ أُمِرْتُ أَنْ أُقَاتِلَ النَّاسَ حَتَّى يَقُولُوا لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ فَإِذَا قَالُوا لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ عَصَمُوا مِنِّي دِمَاءَهُمْ وَأَمْوَالَهُمْ إِلاَّ بِحَقِّهَا وَحِسَابُهُمْ عَلَى اللَّهِ ‏"‏ ‏.‏

Cabir (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «La ilahe illallah» deyinceye kadar insanlarla savaşmak ile emrolundum. Onlar "Lâ ilahe illallah'' deyince Tevhîd kelimesinin hakkı (olan cezalar) müstesna, kanlarını ve mallarını korumuş olurlar. (îmânda samimî olup olmadıklarının) hesabı da Allah'a aittir.» Bu ve önceki hadis Müslimin aynı babında yer alıyor. Aşağıdaki link 3927’deki linkin aynıdır. MÜSLİM HADİSİ VE İZAH İÇİN TIKLA

Genel
Detay →