Sünen-i Ebû Dâvûd — Foods (Kitab Al-At'imah) — Hadis No: 3848
Tercüme
(Abdurrahman b. Kâ'b b. Mâlik'in) babasından rivayet olunduğuna göre; Rasûlullah (s.a.v.), (yemeğini) üç parmakla yermiş ve yalamadıkça elini silmezmiş
Tercüme
(Abdurrahman b. Kâ'b b. Mâlik'in) babasından rivayet olunduğuna göre; Rasûlullah (s.a.v.), (yemeğini) üç parmakla yermiş ve yalamadıkça elini silmezmiş
Umara b. Ğurab rivayet etmiştir: Umarenin halası, Aişe (r.anha)'ya: Bizden biri hayız oluyor; halbuki onun ve kocasının sadece bir yatağı var, (ikisi aynı yatakta yatabilir mi?) diye sormuş. Aişe (r.anha) da şöyle cevap vermiş: Sana Rasulullah (Sallallahu Akeyhi ve Sellem)'ın yaptığını haber vereyim: Rasulullah (bir gece odama) girdi doğruca mescidine geçti. --Ebu Davud, "evinin mescidini kastediyor"dedi.-- Ben uyuyuncaya ve kendisini de soğuk rahatsız edinceye kadar (namaz kıldığı yerden) ayrılmadı. Sonra: Bana yaklaş, buyurdu. Ben hayızlıyım, dedim. Uyluklarını aç dedi, ben de açtım. Yanağını göğsünü uyluklarım üzerine koydu. Rasulullah ısınıp da uyuyuncay kadar ona doğru eğildim (kaldım). Hadisi kütüb-i sıtte müelliflerinden sadece Ebu Davud rivayet etmiştir
Bukeyye (r.anha) demiştir ki: "Hayzı (hayzı istihaza ile karışarak) bozulup kendisinden devamlı kan gelen bir kadının durumunu Aişe'ye soran bir kadını işittim. (Aişe dedi ki): Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bana o kadına "adeti düzgün iken her ay hayz olduğu (günler) kadarını araştırmasını, o kadar günü sayıp o günlerde (o günler miktarınca) namazı terk etmesini, sonra yıkanıp (fercine) bir bez koymasını, sonra namaz kılmasını" söylememi emretti. Hadisi Kütüb-i sitte içinde yalnızca Ebu Davud rivayet etmiştir
Sahr b. Cüveyriye Nafi'den, Leys'in hadisinin senet ve manasına uygun olarak rivayet etti. (Bu rivayette) Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Bu gün ve geceler miktarınca namazı terk etsin. Namaz vakti gelince gusletsin, bir elbise ile (fercini) bağlasın sonra da namaz kılsın" buyurdu
Hamne bint Cahş (r. anha) şöyle demiştir: "(Normal gününden)fazla ve sıkıntılı hayız görürdüm. Durumu haber verip fetva almak üzere Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e geldim. O'nu kız kardeşim Zeyneb bint Cahş'in evinde buldum ve dedim ki: Ya Rasulullah ben (gününden) fazla ve sıkıntılı hayz gören bir kadınım. Bu duruma ne buyurursun (ne yapayım)? Bu beni namazdan oruçtan alıkoydu. Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Sana pamuğu tavsiye ederim. Çünkü o kan'ı giderir" buyurdu. O kan bundan (pamuğun mani olacağından) daha çoktur dedim. Bez kullan buyurdu. Kan bundan da fazla devamlı geliyor, dedim. Bunun üzerine Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): İki hüküm söyleyeyim. Hangisini yaparsan sana yeter, ikisine de gücün yeterse, orasını sen bilirsin: Onlardan kuvvetli olanını seç şunu bil ki bu, (kanın gelmesi) ancak şeytanın darbelerinden biridir. Altı veya yedi gün, Allah'ın sana (kadınların adetlerinden) bildirdiği şeylerde kendini hayızlı say sonra da yıkan. Temizlendiğine ve paklandığına kanaat getirdiğinde yirmi üç veya yirmidört gün namaz kıl ve oruç tut. Çünkü bu (takdir edilen müddet) sana yeter. (Sıhhatli) kadınlar nasıl hayz vaktinde hayz oluyorlar, temizlik günlerinde de temizleniyorlarsa sen de her ay öylece yap. Eğer öğleyi (son vaktine kadar) geciktirip ikindiyi (ilk vaktinde) öne almaya ve yıkanıp bu iki namazı bir arada kılmaya, akşamı geciktirip yatsıyı öne almaya, sonra da yıkanıp iki namazı birleştirmeye gücün yeterse öyle yap. Sabah namazında yıkanabilirsen yıkan, (namaz kıl) ve gücün yeterse oruç tut." Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Bu (iki namazı birleştirerek ikisi için bir gusul etmek) bana iki işin daha sevimli olanıdır" buyurdu. Ebu Davud dedi ki: Bu hadisi Amr b. Sabit İbn Akil'den rivayet etmiştir. İbn Akil Hamne'nin;"Dedim ki bu bana iki işin daha sevimli olanıdır"dediğini söylemiş, bu sözü Rasulullahh (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'i sözü değil, Hamne'nin sözü kabul etmiştir. Ebu Davud, Yahya b. Main'den naklen Amr b. Sabit'in Rafızi olduğunu söylemiştir. Yine Ebu Davud, Ahmed b. Hambel'in "İbn Akil'in hadisi hakkında içimde bir şüphe var" derken işittim demiştir. Diğer tahric: Tirmizi, tahare; Darimî, vudu'; Muvatta, hacc; Ahmed b. Hanbel, VI