← Ana sayfaya dön
HadisNamazSünen-i İbn Mâce

Sünen-i İbn Mâce — The Book of Purification and its Sunnah — Hadis No: 666

حَدَّثَنَا حَرْمَلَةُ بْنُ يَحْيَى، حَدَّثَنَا ابْنُ وَهْبٍ، ح وَحَدَّثَنَا ابْنُ حُمَيْدٍ، حَدَّثَنَا زَيْدُ بْنُ الْحُبَابِ، قَالاَ حَدَّثَنَا ابْنُ لَهِيعَةَ، عَنْ أَبِي الزُّبَيْرِ، عَنْ جَابِرٍ، عَنْ عُمَرَ بْنِ الْخَطَّابِ، قَالَ رَأَى رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ رَجُلاً تَوَضَّأَ فَتَرَكَ مَوْضِعَ الظُّفْرِ عَلَى قَدَمِهِ فَأَمَرَهُ أَنْ يُعِيدَ الْوُضُوءَ وَالصَّلاَةَ ‏.‏ قَالَ فَرَجَعَ ‏.‏

Tercüme

Ömer bin El-Hattab (r.a.)'den rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), abdest alan ve ayağı üzerinde tırnak kadar bir yeri kuru bırakan bir adam gördü ve ona abdestini ve namazını iade etmesini emretti. Adam da döndü." Diğer tahric: Müslim 575; (benzeri:) Ebu Davud 173, 174 ve 175. Aşağıdaki linklerle ulaşabilirsiniz. 2MÜSLİM HADİSİ VE NEVEVİ ŞERHİ İÇİN BURAYA TIKLA EBU DAVUD’UN BENZER HADİSLERİ VE İZAHLARI İÇİN: 173 – 174 – 175 AÇIKLAMA : Bir önceki hadisin açıklamasını yaparken Müslim'in Hz. Ömer (r.a.)'den rivayet ettiği hadisin mealini nakletmiştik. Oradaki rivayette Nebi (s.a.v.) o adama: ''Dön de abdestini güzel al.'' buyurmuştur. Ebu Davud da Müslim'deki rivayet gibi Ömer (r.a.)'in hadisini tahriç etmiştir. El-Hafız, Et-Telhis'te şöyle der: El-Bezzar: Cabir'in Ömer (r.a.)'den rivayet ettiği hadisi ancak bu senedIe biliriz, demiştir. Ebu'l-FadI EI-Herevi de: Bu hadis, yalnız İbn-i Lahia rivayetinden tanınıyor. Bunun merfu' gösterilmesi hatadır. Çünkü El-A'meş, bu hadisi Ebu Süfyan aracılığıyla Cabir'den; O da Ömer (r.a.)'den mevkuf olarak rivayet etmiş; Keza Haşim'de, başka bir senedie yine mevkuf olarak Ömer (r.a.)'den rivayet etmiştir, demiştir.' EI-Menhel yazarı ''Tefriku'l-Vudu' '' babında bu hadisin, mevkuf olarak Ömer (r.a.)'den rivayet edildiğine dair müteaddid senedler zikretmiştir. Bu arada Darekutni'nin tahric ,ettiği şu mealde bir hadisi de nakletmiştir: Ubeyd bin Umeyr El-Leysi'den rivayet edildiğine göre; ''Ömer bin EI-Hattab (r.a.), ayağının bir yeri kuru kalmış bir adam gördü de: Sen bu abdestle mi namaza duracaksın? diye sordu. Adam da: Ey mu'minlerin Emiri! Soğuk şiddetlidir. Beni ıslatacak bir şey de yanımda yoktur, deyince, ona önceden kızan Ömer (r.a.) bu sefer acıyarak: Ayağından kuru bıraktığın yeri yıka ve namazını iade et, buyurdu. Ve ona bir elbise verilmesini emretti: ' Ebu Davud, Ahmed ve Beyhaki bu hadisin bir benzerini HaIid bin Mi'dan'dan rivayet etmişlerdir. Bu rivayette ''Nebi (s.a.v.)'in bazı sahabilerden rivayet edildiğine göre'' ifadesi kullanılmıştır. Sahabinin meçhul oluşu, hadisin sıhhatine zarar vermez. Buradaki rivayette de ayağından bir yeri kuru bırakan adamın, abdest ve namazını iade etmesi emredilmiştir. Namazın iade edilmesi emri açıktır. Çünkü noksan bir abdestle namaza durulmuştur. Abdestin iadesine gelince, bu da müvalatın vacib olduğuna hükmeden alimlere göre durum bellidir. Hatta bu hadis onlar için delil olur. Müvalatın vacib olmadığı görüşünde olanlara göre abdestin iadesi, mükemmel bir abdestin alınması ve ibadette ihtiyatlı davranılması içindir. Hadis, zahirine göre müvalatın vucılbuna hükmedenler için bir delil ise de, hadisin sıhhatine itirazlar yapılmıştır. Bunun sahih olduğu kabul edilse bile, diğer rivayetlerle birlikte işlerliğinin kurulması için verilen emrin mendubluk için olduğu yorumu yapılır

Kaynak

Sünen-i İbn Mâce, 1/400 (No: 666)

https://sunnah.com/ibnmajah/1/400

Sünen-i İbn Mâce — hocanın diğer içerikleri

Sünen-i İbn Mâce — Chapters on Dress — Hadis No: 3585

Hadis
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ سَلَمَةَ، عَنْ أَبِي الزُّبَيْرِ، عَنْ جَابِرٍ، أَنَّ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ دَخَلَ مَكَّةَ وَعَلَيْهِ عِمَامَةٌ سَوْدَاءُ ‏.‏

Câbir (r.a.)'den; Şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (fetih yılı) başında siyah bir sarık olduğu halde Mekke'ye girdi

Hac & Umre
Detay →

Sünen-i İbn Mâce — The Book of the Sunnah — Hadis No: 184

Hadis
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ الْمَلِكِ بْنِ أَبِي الشَّوَارِبِ، حَدَّثَنَا أَبُو عَاصِمٍ الْعَبَّادَانِيُّ، حَدَّثَنَا الْفَضْلُ الرَّقَاشِيُّ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ الْمُنْكَدِرِ، عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏"‏ بَيْنَا أَهْلُ الْجَنَّةِ فِي نَعِيمِهِمْ إِذْ سَطَعَ لَهُمْ نُورٌ فَرَفَعُوا رُءُوسَهُمْ فَإِذَا الرَّبُّ قَدْ أَشْرَفَ عَلَيْهِمْ مِنْ فَوْقِهِمْ فَقَالَ السَّلاَمُ عَلَيْكُمْ يَا أَهْلَ الْجَنَّةِ ‏.‏ قَالَ وَذَلِكَ قَوْلُ اللَّهِ ‏{سَلاَمٌ قَوْلاً مِنْ رَبٍّ رَحِيمٍ}‏ قَالَ فَيَنْظُرُ إِلَيْهِمْ وَيَنْظُرُونَ إِلَيْهِ فَلاَ يَلْتَفِتُونَ إِلَى شَىْءٍ مِنَ النَّعِيمِ مَا دَامُوا يَنْظُرُونَ إِلَيْهِ حَتَّى يَحْتَجِبَ عَنْهُمْ وَيَبْقَى نُورُهُ وَبَرَكَتُهُ عَلَيْهِمْ فِي دِيَارِهِمْ ‏"‏ ‏.‏

Cabir bin Abdillah r.a.’den Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu, dediği rivayet olunmuştur : «Cennet ehli (kendilerine verilen) ni'met içinde (yaşar) iken aniden onlara bir nur çıkıp yükselecektir. Bunun üzerine onlar başlarını kaldıracak. İşte o anda Rab Teala, şanına layık bir yükseklik ve yücelikle onların fevkinden onlara zuhur edecektir.Sonra (onlara) : - Ey Cennet ehli, Selam sizlere olsun! buyuracaktır. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem buyurdu ki: İşte (Allah’ın Cennet ehline buyurduğu) şu selam, O’nun = «Allah tarafından bir söz olarak onlara «Selam» vardır. Kavli (Celili)dir. » (Ya-sin, 58) (Bundan sonra) Resulullah s.a.v. : « Allah Teala (Selam verdikten) sonra onlara bakar, onlar da Allah’a bakarlar da Allah’a baktıkları sürece hiçbir ni'met'e iltifat etmiyecekler. Nihayet Allah zatını onlar tarafından görülmez kılar. Fakat Cennet ehlinin makamlarında ve onların üzerinde Allah’ın nur'u ve bereketi devamlı kalır.» Not: Hadisin ravilerinden EI-Fadl Er-Rakkaşi'nin zayıflığına hadisçiler ittifak ettikleri için Sindi hadisin isnadının zayıf olduğunu söylemiştir. Suyuti de Misbahu'-Zücace'de.: İbnü'l-Cevzi'nin bu hadisi mevzu hadisler arasında zikrettiğini beyan ettikten sonra EI-Ukayli'den naklen şunları söylemiştir: Hadisin ravilerinden Abdullah bin Ubeydillah Ebu Asım EI-Abbadani'nin hadisleri münkerdir. Ravi EI-Fadl'ın da Kaderiyye ehlinden olduğu rivayet olunmuş, hadisleri de zayıf sayılmıştır, Ancak El-Lalali'l-Masnia'da zikredildiğine göre hadis Ebu Hureyre r.a.'e ulaşan başka bir yol ile rivayet edilmiştir. Mahir: Bu tenkidler o sened için zikredilmemiştir. Böylece aşağıdaki metnin değil senedin mevdu olma ihtimali vardır

Ticaret
Detay →

Sünen-i İbn Mâce — Zuhd — Hadis No: 4151

Hadis
حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ نُمَيْرٍ، وَأَبُو خَالِدٍ عَنْ هِشَامِ بْنِ عُرْوَةَ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ كَانَ ضِجَاعُ رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ أَدَمًا حَشْوُهُ لِيفٌ ‏.‏

Aişe (r.anha)'dan; Şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in, üstünde yattığı yatak, içi lif (yâni hurma yaprağı) ile dolu tabaklanmış deri idi. AÇIKLAMA 4154’te

Genel
Detay →

Sünen-i İbn Mâce — The Book of Purification and its Sunnah — Hadis No: 426

Hadis
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ عَبْدَةَ، حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ زَيْدٍ، حَدَّثَنَا مُوسَى بْنُ سَالِمٍ أَبُو جَهْضَمٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ عَبَّاسٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ أَمَرَنَا رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ بِإِسْبَاغِ الْوُضُوءِ ‏.‏

(Abdullah) İbn-i Abbas (Radiyallahu anhuma)'den: şöyle söylemiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bize abdest isbağını emretti

Namaz
Detay →