← Ana sayfaya dön
HadisNikâhSünen-i İbn Mâce

Sünen-i İbn Mâce — The Book of Purification and its Sunnah — Hadis No: 524

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَمُحَمَّدُ بْنُ الصَّبَّاحِ، قَالاَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، عَنْ أُمِّ قَيْسٍ بِنْتِ مِحْصَنٍ، قَالَتْ دَخَلْتُ بِابْنٍ لِي عَلَى رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ لَمْ يَأْكُلِ الطَّعَامَ فَبَالَ عَلَيْهِ فَدَعَا بِمَاءٍ فَرَشَّ عَلَيْهِ ‏.‏

Tercüme

Ümmü Kays binti Mihsan (r.anha)'dan rivayet edildiğine göre şöyle söylemiştir: «Ben, henüz yemek yemeyen bir oğlumu Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem)'in huzuruna çıkardım. Çocuk, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem)'in elbisesine işedi. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) su isteyerek işenen yere su serpti.» Diğer tahric: Buhari, Müslim, Tirmizi, Ebu Davud, Tahavi ve Darimi AÇIKLAMA : Buhari ve Ebu Davud'un rivayetlerinde hadis metninin sonunda: ''....Ve işenen yeri yıkamadı...'' cümlesi vardı. Ayrıca, yine Buhari, Müslim ve Ebu Davud'un rivayetinden Resul-i Ekrem (s.a.v.)'in Ümmü Kays'ın oğlunu kucağında oturttuğu ve kucağında işediği anlaşılmaktadır. Bu hadis de henüz yemek yemeyen erkek çocuğun işediği yeri temizlemek için su serpmenin kafi olduğuna ve yıkamaya gerek olmadığına delalet eder. Nevevi, Müslim'in şerhinde: 'Yemek yemeyen erkek çocuğun bevlinin necis olduğu hususunda alimler arasında ihtilaf yoktur. Hatta bazı arkadaşlarımız bu hususta alimlerin icma'ını nakletmişlerdir. Yalnız Davud-i Zahiri muhalif kalmıştır. Şafii ve başkası sabinin bevli tahirdir, bununla beraber dokunduğu yere su serpilir, diye Ebu'l-Hasan bin Battal'ın ve O'nu takiben Kadİ İyad'ın hikaye ettikleri söz, kesinlikle yanlıştır.' Alimler, bu konuda müttefik olmakla beraber, sabinin işediği yerin temizletilmesi hususunda ihtilaf ederek üç mezhebe ayrılmışlardır : 1. Henüz yemek yemeyen erkek çocuk ise, işediği yere su serpmek kafidir. Kız ise yıkamak gerekir. Ali, Ata', Hasan, Zühri, Ahmed, Sevri, Şafii alimleri, Nahai ve şaz bir rivayete göre Malik'in kavli budur. Onlarm delilleri bu hususta rivayet edilen Ümmü Kays'ın, Aişe'nin, Ümmü Kürz'ün, Lübabe bint-i Haris'in hadisleri ve benzer hadislerdir. 2 . Erkek ve çocuğun işedikleri yere su serpmek yeterlidir. Aralarında bir fark yoktur. Evzai'nin mezhebi budur. Malik ve Şafii'den de böyle bir rivayet vardır. Bu mezhebin deliline rastlanamamıştır. 3 . Her ikisini yıkamak gerekir. Hanefiler ve sair kufe alimleri ile Malikilerin görüşü budur. Bunların delili Ammar'ın merfu' olarak rivayet ettiği şu mealdeki hadisidir: ''Elbise ancak büyük ve küçük abdest'ten dolayı yıkanır.'' Ayrıca bu görüşteki alimler erkek çocuğun bevline kıyaslayarak şöyle derler: Erkek ve kız çocuk sütten başka şey yedikten sonra her ikisinin dokunduğu yeri yıkama'nın gereği husunda icma' vardır. Necasetin giderilmesinde yıkamak asıldır. Öyle ise henüz yemek yemeyen erkek çocuk ta kız çocuk gibidir. Erkek çocuğun bevline su serpmek kafidir. diye varid olan hadislerdeki 'Nadh' kelimesini su serpmek şeklinde manalandırmayarak bununla yıkamanın kastedildiğini ve Nadh'ın yıkama anlamında kullanıldığını söylemişlerdir. Hadislerdeki; Ve lem yeğsilhu «Ve o yeri yıkamadı.» cümlesini de: O yeri bol yıkamadı, sıkmadı. ovmadı diye yorumlamışlardır. El-Menhel yazarı, alimler arasındaki ihtilafı açıkladıktan sonra birinci mezhebin daha kuvvetli olduğunu beyan eder: Üçüncü gurup alimin delil olarak gösterdikleri Ammar'ın hadisi zayıftır. Çünkü isnadında Sabin bin Hammad vardır ki, bazı alimler kendisini mevdu hadisleri rivayet etmekle itham etmişlerdir. Bu hadis sahih olsa bile, hükmü, bu babtaki hadislerle tahsis edilmiş olur. Yaptıkları kıyaslama açık degildir. Çünkü, sarih nassa muarız olduğu zaman kıyas geçersizdir. 'Nadh' tan murad yıkamaktır. sözü de makbul değildir. Çünkü açık olan manasından döndürücü bir karine yoktur. " Ve onu yıkamadı.'' cümlesini ''İyice yıkamadı, sıkmadı, ovmadı» diye yorumlamak da zahire muhaliftir... El-Menhel yazarı, bundan sonra aynı görüşü teyid eden İbn-i Dakiki'l-iyd'den uzunca bir nakil yapmaktadır. Buraya almayı gereksiz buluyorum. Henüz yemek yemeyen erkek çocuk hakkında. bu ihtilaf vardır. Yemek yemeye başladı mı, işediği yeri yıkamak husüsunda alimler müttefiktirler

Kaynak

Sünen-i İbn Mâce, 1/258 (No: 524)

https://sunnah.com/ibnmajah/1/258

Sünen-i İbn Mâce — hocanın diğer içerikleri

Sünen-i İbn Mâce — Chapters on Food — Hadis No: 3313

Hadis
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يُوسُفَ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ عَابِسٍ، أَخْبَرَنِي أَبِي، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ لَقَدْ كُنَّا نَرْفَعُ الْكُرَاعَ فَيَأْكُلُهُ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ بَعْدَ خَمْسَ عَشْرَةَ مِنَ الأَضَاحِيِّ ‏.‏

Âişe (r.anha)'dan; Şöyle demiştir: And olsun ki biz sığır ve davarın ayaklarını (yâni diz kapağı ile topuk arasında kalan kısmı) kaldırırdık. Kurban bayramı günlerinde kesilen kurbanların kesiminden on beş gün sonra Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bu ayaklan yerdi

Hac & Umre
Detay →

Sünen-i İbn Mâce — The Book of the Sunnah — Hadis No: 156

Hadis
حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ نُمَيْرٍ، حَدَّثَنَا الأَعْمَشُ، عَنْ عُثْمَانَ بْنِ عُمَيْرٍ، عَنْ أَبِي حَرْبِ بْنِ أَبِي الأَسْوَدِ الدِّيلِيِّ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَمْرٍو، قَالَ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يَقُولُ ‏ "‏ مَا أَقَلَّتِ الْغَبْرَاءُ وَلاَ أَظَلَّتِ الْخَضْرَاءُ مِنْ رَجُلٍ أَصْدَقَ لَهْجَةً مِنْ أَبِي ذَرٍّ ‏"‏ ‏.‏

Abdurrahman bin Amr bin el-As r.a.’dan rivayet edildiğine göre: < Ben Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem’den şöyle buyurduğunu işittim> demiştir : '' Ebu Zer’den daha doğru ve düzgün sözlü bir adamı yer (küre) taşımamış ve gök (yüzü) gölgelememiştir

Genel
Detay →

Sünen-i İbn Mâce — Establishing the Prayer and the Sunnah Regarding Them — Hadis No: 1268

Hadis
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ الأَزْهَرِ، وَالْحَسَنُ بْنُ أَبِي الرَّبِيعِ، قَالاَ حَدَّثَنَا وَهْبُ بْنُ جَرِيرٍ، حَدَّثَنَا أَبِي قَالَ، سَمِعْتُ النُّعْمَانَ، يُحَدِّثُ عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ حُمَيْدِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ خَرَجَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يَوْمًا يَسْتَسْقِي فَصَلَّى بِنَا رَكْعَتَيْنِ بِلاَ أَذَانٍ وَلاَ إِقَامَةٍ ثُمَّ خَطَبَنَا وَدَعَا اللَّهَ وَحَوَّلَ وَجْهَهُ نَحْوَ الْقِبْلَةِ رَافِعًا يَدَيْهِ ثُمَّ قَلَبَ رِدَاءَهُ فَجَعَلَ الأَيْمَنَ عَلَى الأَيْسَرِ وَالأَيْسَرَ عَلَى الأَيْمَنِ ‏.‏

Ebu Hureyre (r.a.)'den; şöyle demiştir : Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir gün istiskaya çıktı. Bize ezansız ve ikametsiz olarak iki rek'at namaz kıldırdı. Sonra bize hutbe okudu. Ellerini kaldırarak ve yüzünü Kıbleye döndürerek Allah'a dua etti. Ridasını çevirdi, sağ yanı sol cepkeni ve sol yanı sağ cepkeni üzerine aldı. Not: Bunun isnadının sahih ve ricalinin sika oldukları, Zevaid'de bildirilmiştir

Namaz
Detay →

Sünen-i İbn Mâce — Tribulations — Hadis No: 3928

Hadis
حَدَّثَنَا سُوَيْدُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُسْهِرٍ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ أَبِي سُفْيَانَ، عَنْ جَابِرٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ أُمِرْتُ أَنْ أُقَاتِلَ النَّاسَ حَتَّى يَقُولُوا لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ فَإِذَا قَالُوا لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ عَصَمُوا مِنِّي دِمَاءَهُمْ وَأَمْوَالَهُمْ إِلاَّ بِحَقِّهَا وَحِسَابُهُمْ عَلَى اللَّهِ ‏"‏ ‏.‏

Cabir (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «La ilahe illallah» deyinceye kadar insanlarla savaşmak ile emrolundum. Onlar "Lâ ilahe illallah'' deyince Tevhîd kelimesinin hakkı (olan cezalar) müstesna, kanlarını ve mallarını korumuş olurlar. (îmânda samimî olup olmadıklarının) hesabı da Allah'a aittir.» Bu ve önceki hadis Müslimin aynı babında yer alıyor. Aşağıdaki link 3927’deki linkin aynıdır. MÜSLİM HADİSİ VE İZAH İÇİN TIKLA

Genel
Detay →