← Ana sayfaya dön
HadisHac & UmreSünen-i İbn Mâce

Sünen-i İbn Mâce — The Book of Purification and its Sunnah — Hadis No: 467

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَعَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، حَدَّثَنَا الأَعْمَشُ، عَنْ سَالِمِ بْنِ أَبِي الْجَعْدِ، عَنْ كُرَيْبٍ، حَدَّثَنَا ابْنُ عَبَّاسٍ، عَنْ خَالَتِهِ، مَيْمُونَةَ قَالَتْ أَتَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ بِثَوْبٍ حِينَ اغْتَسَلَ مِنَ الْجَنَابَةِ فَرَدَّهُ وَجَعَلَ يَنْفُضُ الْمَاءَ ‏.‏

Tercüme

İbn-i Abbas (Radiyallahu anh)'den rivayet edildiğine göre (Nebimizin hanımlarından olan teyzesi Meymune (Radiyallahu onka) şöyle söylemiştir: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem), cünüblükten boy abdesti aldığı zaman (kurulanması için) Ona bir elbise (peşkir) verdim, kabul buyurmadı ve suyu silkelemeye başladı. AÇIKLAMA : Buhari, Müslim, Tirmizi, Nesai, Ebu Davud ve Beyhaki'nin rivayet ettikleri bu hadiste, Peygamber'in muhterem eşlerinden Meymune, Resul-i Ekrem'in boy abdestini tamamladıktan sonra peştemal, mendil veya benzeri bir elbise ile kurulanmayı reddettiğini ve mübarek bedeni üzerindeki suyu silkelediğini beyan ediyor. Ebu Davud Cünüblükten Ğusül babında hadisi rivayet etmiştir. Şerhi EI-Menhel'de konu hakkında özetle şu malumat veriliyor: Buhari'nin bir rivayetinde: «Ben O'na bir parça elbise uzattım. O, eliyle şöyle etti ve istemedi», buyurmuştur. KURULAMAYI MEKRUH GÖRENLER Cabir bin AbdiIlah. İbn-i Ebi Leyla ve Said bin El-Müseyyeb: bazı zatlar ğusül ve abdestten sonra bir elbise ile kuruıanmayı mekruh görmüşlerdir, Onların delillerinden birisi bu hadistir. Fakat onlara hüccet değildir. Çünkü peşkirin reddedilmesi başka sebeblerden olabilir. Tuhfe'nin, El-Hafız İbn-i Hacer'den naklettiği gibi zamanın darlığı, verilen peşkirin elverişli olmayışı ve başka nedenlerle red olayı meydana gelmiş olabilir.} Kurulamanın kerahetine hüküm verenlerin gösterdikleri diğer bir delil de İbn-i Şahin'in En-Nasih ve'l-Mensuh adlı kitabında Enes (r.a.)'den rivayet ettiği şu mealdeki hadistir: «ResuluIlah (s.a.v.), Ebu Bekir, Ömer, Ali ve İbn-i Mes'ud (r.anhum)'den hiç birisi abdestten sonra yüzünü mendil ile kurulamazdı.» Bu hadisin senedinde Said bin Meysere El-Basri vardır. Buhari onun hadislerini münker saymış, ibn-i Hibban da onun mevzu hadisler rivayet ettiğini söylemiştir. Hadis sahih olsa bile onda kurulamanın yasaklığı yoktur. Netice itibarı ile Enes (r.a.) kurulamayı sabit görmemiştir. Onun sabit görmemesi yasaklamayı gerektirmez. KURULAMAYI MÜBAH GÖRENLER Osman bin Affan, Hasan bin Ali, Enes bin Malik, Hasan-i Basri, Ebu Hanife, Malik ve Ahmed (r.anhum) gerek abdestten ve gerekse ğusülden sonra kurulamayı mübah görmüşlerdir. Onların delilleri İbn-i Maceh'in (tahric ettiği) çıkardığı Selman-i Farisi'nin (468 nolu) hadisi ve Tirmizi'nin rivayet ederek pek kuvvetli olmadığını beyan ettiği şu mealdeki Aişe r.anha'nın hadisidir: «Resul-i Ekrem (s.a.v.)'in bir peşkiri var idi. Abdest'ten scnra onunla kurulanır idi.» Yukarda beyan edilen hadislerin benzerleri de rivayet edilsede onların da zayıf olduğu belirtilmiştir. Ancak hadislerin çokluğundan bir kuvvet meydana gelir. ibn-i Abbas (r.a.) ise kurulamak abdestte mekruh olup ğusülde mekruh değildir, demiştir. ŞAFİİLER'İN GÖRÜŞÜ Şafii alimlerin kurulamak hakkındaki kavillerine gelince; en meşhur kavle göre kurulamayı yapmamak müstahabtır. Bunu yapmanın mübah olduğunu söyleyenler olduğu gibi mskruh görenler de vardır. Dördüncü bir kavle göre kirleri giderici olduğu için kurulamak müstahabtır. Beşinci kavle göre yazın mekruh. kışın müstahabtır. Şafiiler'den Nevevi der ki bu kaviller. kurulamaya ihtiyaç duyulmamak haline aittir. Şayet üşütme veya necasetin bulaşması endişesi gibi bir nedenle kurulamaya bir ihtiyaç duyulursa.. bunda kat'iyyen kerahet yoktur. SUYU SİLKELEMEK Hz. Meymune r.anha)'nın hadisinin sonunda Resul-i Ekrem (s.a.v.)'in ğusül'den sonra suyu silkelediği bildirilir. El-Menhel yazarı bu konuda da şunu ifade eder: 'Hadis, gusülden sonra beden üzerindeki suyu silkelemenin caizliğine delalet eder. Abdesti gusle kıyaslamak mümkündür. Çünkü abdestten sonta suyu silkelemenin yasaklığına dair sahih bir şey varid olmamıştır. "Abdestten sonra ellerinizi siIkelemeyiniz'' mealinde rivayet olunan hadis hakkında İbnü's-Salah şöyle der: «Ben bu hadisi bulamadım. Nevevi de bunun meçhul ve zayıf olduğunu ifade etmiştir.» İbn-i Hibban da bunu zayıf hadisler arasında ve İbn-i Ebi Hatim de EI-İlel'de Ebu Hureyre r.a.'den rivayet etmiştir. Bu durumda suyu silkelemenin mübah kılan Meymune (r.amha)'nın hadisine muarız olan bir sahih hadis yoktur. Nevevi diyor ki «Meymune'nin hadisi abdest ve gusülden sonra suyu silkelemede bir beis olmadığına delalet eder. Arkadaşlarımız muhtelif görüşler beyan etmişlerdir. En meşhür görüş, silkelemeyi terketmenin müstahab oluşu ve silkelemenin mekruh olmayışıdır. İkinci görüş silkelemenin mekruhluğudur. Üçüncü görüş. yapıp yapmamanın eşitliği ve mübahlığıdır. Azhar (en açık) ve Muhtar (tercih edilen) kavil de budur. Zira mübahlığı hakkında bu sahih hadis varid olmuştur. Yasaklığı hususunda ise bir şey sabit görülmemiştir ..•

Kaynak

Sünen-i İbn Mâce, 1/201 (No: 467)

https://sunnah.com/ibnmajah/1/201

Sünen-i İbn Mâce — hocanın diğer içerikleri

Sünen-i İbn Mâce — Chapters on Food — Hadis No: 3313

Hadis
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يُوسُفَ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ عَابِسٍ، أَخْبَرَنِي أَبِي، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ لَقَدْ كُنَّا نَرْفَعُ الْكُرَاعَ فَيَأْكُلُهُ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ بَعْدَ خَمْسَ عَشْرَةَ مِنَ الأَضَاحِيِّ ‏.‏

Âişe (r.anha)'dan; Şöyle demiştir: And olsun ki biz sığır ve davarın ayaklarını (yâni diz kapağı ile topuk arasında kalan kısmı) kaldırırdık. Kurban bayramı günlerinde kesilen kurbanların kesiminden on beş gün sonra Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bu ayaklan yerdi

Hac & Umre
Detay →

Sünen-i İbn Mâce — The Book of the Sunnah — Hadis No: 156

Hadis
حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ نُمَيْرٍ، حَدَّثَنَا الأَعْمَشُ، عَنْ عُثْمَانَ بْنِ عُمَيْرٍ، عَنْ أَبِي حَرْبِ بْنِ أَبِي الأَسْوَدِ الدِّيلِيِّ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَمْرٍو، قَالَ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يَقُولُ ‏ "‏ مَا أَقَلَّتِ الْغَبْرَاءُ وَلاَ أَظَلَّتِ الْخَضْرَاءُ مِنْ رَجُلٍ أَصْدَقَ لَهْجَةً مِنْ أَبِي ذَرٍّ ‏"‏ ‏.‏

Abdurrahman bin Amr bin el-As r.a.’dan rivayet edildiğine göre: < Ben Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem’den şöyle buyurduğunu işittim> demiştir : '' Ebu Zer’den daha doğru ve düzgün sözlü bir adamı yer (küre) taşımamış ve gök (yüzü) gölgelememiştir

Genel
Detay →

Sünen-i İbn Mâce — Establishing the Prayer and the Sunnah Regarding Them — Hadis No: 1268

Hadis
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ الأَزْهَرِ، وَالْحَسَنُ بْنُ أَبِي الرَّبِيعِ، قَالاَ حَدَّثَنَا وَهْبُ بْنُ جَرِيرٍ، حَدَّثَنَا أَبِي قَالَ، سَمِعْتُ النُّعْمَانَ، يُحَدِّثُ عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ حُمَيْدِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ خَرَجَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يَوْمًا يَسْتَسْقِي فَصَلَّى بِنَا رَكْعَتَيْنِ بِلاَ أَذَانٍ وَلاَ إِقَامَةٍ ثُمَّ خَطَبَنَا وَدَعَا اللَّهَ وَحَوَّلَ وَجْهَهُ نَحْوَ الْقِبْلَةِ رَافِعًا يَدَيْهِ ثُمَّ قَلَبَ رِدَاءَهُ فَجَعَلَ الأَيْمَنَ عَلَى الأَيْسَرِ وَالأَيْسَرَ عَلَى الأَيْمَنِ ‏.‏

Ebu Hureyre (r.a.)'den; şöyle demiştir : Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir gün istiskaya çıktı. Bize ezansız ve ikametsiz olarak iki rek'at namaz kıldırdı. Sonra bize hutbe okudu. Ellerini kaldırarak ve yüzünü Kıbleye döndürerek Allah'a dua etti. Ridasını çevirdi, sağ yanı sol cepkeni ve sol yanı sağ cepkeni üzerine aldı. Not: Bunun isnadının sahih ve ricalinin sika oldukları, Zevaid'de bildirilmiştir

Namaz
Detay →

Sünen-i İbn Mâce — Tribulations — Hadis No: 3928

Hadis
حَدَّثَنَا سُوَيْدُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُسْهِرٍ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ أَبِي سُفْيَانَ، عَنْ جَابِرٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ أُمِرْتُ أَنْ أُقَاتِلَ النَّاسَ حَتَّى يَقُولُوا لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ فَإِذَا قَالُوا لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ عَصَمُوا مِنِّي دِمَاءَهُمْ وَأَمْوَالَهُمْ إِلاَّ بِحَقِّهَا وَحِسَابُهُمْ عَلَى اللَّهِ ‏"‏ ‏.‏

Cabir (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «La ilahe illallah» deyinceye kadar insanlarla savaşmak ile emrolundum. Onlar "Lâ ilahe illallah'' deyince Tevhîd kelimesinin hakkı (olan cezalar) müstesna, kanlarını ve mallarını korumuş olurlar. (îmânda samimî olup olmadıklarının) hesabı da Allah'a aittir.» Bu ve önceki hadis Müslimin aynı babında yer alıyor. Aşağıdaki link 3927’deki linkin aynıdır. MÜSLİM HADİSİ VE İZAH İÇİN TIKLA

Genel
Detay →