← Ana sayfaya dön
HadisNamazSünen-i İbn Mâce

Sünen-i İbn Mâce — Establishing the Prayer and the Sunnah Regarding Them — Hadis No: 1120

حَدَّثَنَا هِشَامُ بْنُ عَمَّارٍ، حَدَّثَنَا الْوَلِيدُ بْنُ مُسْلِمٍ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ سِنَانٍ، عَنْ أَبِي الزَّاهِرِيَّةِ، عَنْ أَبِي عِنَبَةَ الْخَوْلاَنِيِّ، أَنَّ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ كَانَ يَقْرَأُ فِي الْجُمُعَةِ بِـ ‏{سَبِّحِ اسْمَ رَبِّكَ الأَعْلَى}‏ وَ ‏{هَلْ أَتَاكَ حَدِيثُ الْغَاشِيَةِ}‏ ‏.‏

Tercüme

Ebu İnebe el-Havlani (r.a.)'den: şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Cum'a namazında (birinci rek'atte)! سبح اسم ربك الأعلى [A’la] suresini ve (ikinci rek'atte); هل أتاك حديث الغاشية Ğaşiye suresini okurdu." Not: Zevaid'de: Ravi Said bin Sinan zayıftır. Hadisin aslı Buhari, Müslim ve diğer kitapıarda, başka bir sened ile rivayet edilmiştir, diye bilgi vardır. AÇIKLAMA (1118, 1119 ve 1120): 1118 nolu UbeyduIIah bin Ebi Rafi' (r.a.)'ın hadisini Müslim, Tirmizi, Ebu Davud, Nesai ve Beyhaki de az lafız farkı ile rivayet etmişlerdir. Hepsinden, Nebi (s.a.v.)'in Cuma namazının ilk rek'atinde Cuma suresini ve ikinci rek'atında el-Münafikun suresini okuduğu anlaşılır. Ebu Hureyre (r.a.)'ın sözü sanki bir sorunun cevabıdır. Çünkü UbeyduIIah (r.a.): Ali (r.a.)'ın Kufe'de devamlı okuduğu Mezkur sureleri okudun! derken; bunun Nebi (s.a.v.)'e dayalı bir yönü var mı demek istemiş? Bu iki sureyi cuma namazında okumanın hikmetini el-Menhel yazarı şöyle anlatır: "Cuma suresinde Cuma ile ilgili hükümler, Mü'minlere övgü, Nebi (s.a.v.)'in gönderilmesinin faziletleri ve ibadete teşvik vardır. Münafikıun suresindede, münafıklar, tevbe etmeyişlerinden ve Nebi (s.a.v.)'e kendilerinin günahlarının bağışlanması yolunda dua ve istiğfar etmesi için müracaat etmeyişlerinden dolayı kınanıyor ve güzel nasihatlar ihtiva ediyor." 1119 nolu UbeyduIIah bin AbdiIIah'ın hadisini Malik, Ahmed, Müslim, Ebu Davud, Nesai ve Beyhaki de rivayet etmişlerdir. Dahhak (r.a.)'ın yazışma suretiyle Nu'man (r.a.)'a Mezkur soruyu sorduğu Müslim'in rivayetinde de belirtilmiştir. Dahhak (r.a.) ve çevresi Nebi (s.a.v.)'in cuma'nın ilk rek'atinde Cuma. suresini okuduğunu bildikleri için yalnız 2. rek'atte ne okuduğunu sormuşlardır. 1120 nolu Ebu İnebe (r.a.)'in hadisini Ahmed, Ebu Davud, Nesai ve Beyhaki, Ebu İnebe (r.a.)'den değil Semure bin Cündüb (r.a.)'den başka bir senedIe rivayet etmişlerdir. Bu hadis, Nebi (s.a.v.)'in Cuma namazının ilk rek'atinde EI-A'Ia suresini ve ikinci rek'atte EI-Ğaşiye suresini okuduğuna delalet eder. Bu babta rivayet olunan hadislerden alınan netice şudur ki cuma namazının ilk rek'atinde Cuma suresini, son rek'atte EI-Münafikun suresini; yahut ilk rek'atte Cuma ve son rek'atte EI-Ğaşiye surelerini veyahut ilk rek'atte EI-A'la ve ikincisinde El-Ğaşiye surelerini okumak sünnettir. Bunlardan hangilerinin afdal olduğu hususunda ihtilaf vardır. 1- Şafii ve Ahmed, Cuma ve Münafikun surelerini tercih etmişler. 2- Malik, Cuma ve Ğaşiye surelerini seçmiştir. 3- Hanefi alimleri: İmam vakit namazlarında olduğu gibi Cuma namazında da istediği yerden okur. Bu rivayetlerin hepsi sabittir. Şunu buna tercih etmenin nedeni yoktur, demişlerdir

Kaynak

Sünen-i İbn Mâce, 5/318 (No: 1120)

https://sunnah.com/ibnmajah/5/318

Sünen-i İbn Mâce — hocanın diğer içerikleri

Sünen-i İbn Mâce — Chapters on Food — Hadis No: 3313

Hadis
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يُوسُفَ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ عَابِسٍ، أَخْبَرَنِي أَبِي، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ لَقَدْ كُنَّا نَرْفَعُ الْكُرَاعَ فَيَأْكُلُهُ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ بَعْدَ خَمْسَ عَشْرَةَ مِنَ الأَضَاحِيِّ ‏.‏

Âişe (r.anha)'dan; Şöyle demiştir: And olsun ki biz sığır ve davarın ayaklarını (yâni diz kapağı ile topuk arasında kalan kısmı) kaldırırdık. Kurban bayramı günlerinde kesilen kurbanların kesiminden on beş gün sonra Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bu ayaklan yerdi

Hac & Umre
Detay →

Sünen-i İbn Mâce — The Book of the Sunnah — Hadis No: 156

Hadis
حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ نُمَيْرٍ، حَدَّثَنَا الأَعْمَشُ، عَنْ عُثْمَانَ بْنِ عُمَيْرٍ، عَنْ أَبِي حَرْبِ بْنِ أَبِي الأَسْوَدِ الدِّيلِيِّ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَمْرٍو، قَالَ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يَقُولُ ‏ "‏ مَا أَقَلَّتِ الْغَبْرَاءُ وَلاَ أَظَلَّتِ الْخَضْرَاءُ مِنْ رَجُلٍ أَصْدَقَ لَهْجَةً مِنْ أَبِي ذَرٍّ ‏"‏ ‏.‏

Abdurrahman bin Amr bin el-As r.a.’dan rivayet edildiğine göre: < Ben Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem’den şöyle buyurduğunu işittim> demiştir : '' Ebu Zer’den daha doğru ve düzgün sözlü bir adamı yer (küre) taşımamış ve gök (yüzü) gölgelememiştir

Genel
Detay →

Sünen-i İbn Mâce — Establishing the Prayer and the Sunnah Regarding Them — Hadis No: 1268

Hadis
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ الأَزْهَرِ، وَالْحَسَنُ بْنُ أَبِي الرَّبِيعِ، قَالاَ حَدَّثَنَا وَهْبُ بْنُ جَرِيرٍ، حَدَّثَنَا أَبِي قَالَ، سَمِعْتُ النُّعْمَانَ، يُحَدِّثُ عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ حُمَيْدِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ خَرَجَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يَوْمًا يَسْتَسْقِي فَصَلَّى بِنَا رَكْعَتَيْنِ بِلاَ أَذَانٍ وَلاَ إِقَامَةٍ ثُمَّ خَطَبَنَا وَدَعَا اللَّهَ وَحَوَّلَ وَجْهَهُ نَحْوَ الْقِبْلَةِ رَافِعًا يَدَيْهِ ثُمَّ قَلَبَ رِدَاءَهُ فَجَعَلَ الأَيْمَنَ عَلَى الأَيْسَرِ وَالأَيْسَرَ عَلَى الأَيْمَنِ ‏.‏

Ebu Hureyre (r.a.)'den; şöyle demiştir : Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir gün istiskaya çıktı. Bize ezansız ve ikametsiz olarak iki rek'at namaz kıldırdı. Sonra bize hutbe okudu. Ellerini kaldırarak ve yüzünü Kıbleye döndürerek Allah'a dua etti. Ridasını çevirdi, sağ yanı sol cepkeni ve sol yanı sağ cepkeni üzerine aldı. Not: Bunun isnadının sahih ve ricalinin sika oldukları, Zevaid'de bildirilmiştir

Namaz
Detay →

Sünen-i İbn Mâce — Tribulations — Hadis No: 3928

Hadis
حَدَّثَنَا سُوَيْدُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُسْهِرٍ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ أَبِي سُفْيَانَ، عَنْ جَابِرٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ أُمِرْتُ أَنْ أُقَاتِلَ النَّاسَ حَتَّى يَقُولُوا لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ فَإِذَا قَالُوا لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ عَصَمُوا مِنِّي دِمَاءَهُمْ وَأَمْوَالَهُمْ إِلاَّ بِحَقِّهَا وَحِسَابُهُمْ عَلَى اللَّهِ ‏"‏ ‏.‏

Cabir (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «La ilahe illallah» deyinceye kadar insanlarla savaşmak ile emrolundum. Onlar "Lâ ilahe illallah'' deyince Tevhîd kelimesinin hakkı (olan cezalar) müstesna, kanlarını ve mallarını korumuş olurlar. (îmânda samimî olup olmadıklarının) hesabı da Allah'a aittir.» Bu ve önceki hadis Müslimin aynı babında yer alıyor. Aşağıdaki link 3927’deki linkin aynıdır. MÜSLİM HADİSİ VE İZAH İÇİN TIKLA

Genel
Detay →