← Ana sayfaya dön
HadisNamazSünen-i İbn Mâce

Sünen-i İbn Mâce — Establishing the Prayer and the Sunnah Regarding Them — Hadis No: 1036

حَدَّثَنَا سُوَيْدُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سُلَيْمٍ، عَنْ إِسْمَاعِيلَ بْنِ أُمَيَّةَ، وَعُبَيْدِ اللَّهِ، عَنْ نَافِعٍ، أَنَّهُ كَانَ يَقُولُ قَالَ ابْنُ عُمَرَ رَخَّصَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ لِلنِّسَاءِ فِي التَّصْفِيقِ وَلِلرِّجَالِ فِي التَّسْبِيحِ ‏.‏

Tercüme

(Abdullah) bin Ömer (r.a.)'dan; şöyle demiştir : Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), el çırpmak hakkında kadınlara ve sübhanallah demek hakkında erkeklere ruhsat vermiştir. Not: Bu hadisin senedinin hasen olduğu Zevaid'de belirtilmiştir. AÇIKLAMA (1034, 1035 ve 1036): Bu Hadis zevaid türündendir. Kişi namazda iken vuku bulan bir durum karşısında namazda olduğunu sezdirmek veya herhangi bir uyarıda bulunmak için işaret verecek. Bu babtaki hadisler, erkeklerin sübhanallah demekle, kadınların ise el çırpmakla işaret vermelerinin uygun olduğuna hükmederler, Mesela, kör adamı tehlikeye karşı uyarmak, yanılanı uyarmak, içeri girmek isteyene izin vermek ve kapı çalana içerdekinin namazda olduğunu sezdirmek için hadislerde belirtilen şekilde işaret verilir. Tesbih, zikir niyeti ile edilir. Kadınların, seslerini yükseltmeleri sakıncalı olduğu için el çırpmaları uygun görülmüştür. El çırpmak umumiyetle kadınlara yakışır bir iş olduğundan erkeklerin el çırpmaları uygun görülmemiştir, NAMAZDAKİ UYARI HAKKINDA ALİMLERDEN, 1- Şafiiler ve Hanbeliler bu hadislerin zahiri ile hükmederek demişler ki: Sübhanallah sözü namazdaki zikir türünden olduğu için çokça tekrarlansa dahi namaza zarar vermez. Fakat el çırpmak namaza yabancı bir hareket olduğu için çok yapılırsa namaz bozulur, Tesbih edilirlerken sırf ikaz niyetiyle edilmez. Niyet zikir olacak. İkaz kendiliğinden gerçekleşir. 2- Hanefiler ve Malikiler demişlerki: Kadınlar da erkekler gibi tesbih ederek ikazlarını yayarlar el çırpmazIar. Kadınların el çırpması Malikiler'e göre mekruh, Ebu Hanife'ye göre ise namazı bozar. Bu alimler derler ki, Sehl bin Sa'd (r.a.)'ın uzun metin halinde rivayet ettiği hadiste şöyle buyurulmuştur : Namaz içinde iken kime bir şey peyda olursa sübhanallah desin. Çünkü sübhanallah deyince ona dönülür. El çırpmak ancak kadınlara aittir,'' Bu hadiste erkek, kadın ayırımı yapİlmadan: .''kime bir şey... '' buyurulmuştur, Bu ifadenin kapsamına kadınlar da girer. Hadisin son kısmının manası ise şudur: El çırpmak kadınların namaz dışındaki işidir. Eğlence için yaptıkları bir harekettir. Namaza yakışmaz.'' Bu babta rivayet edilen hadislerin Şafiiler'le. Hanbeliler'in görüşlerini teyid ettikleri Kurtubi ve İbn-i Abdi'l-Berr tarafından ifade edilmiştir. Müellif de bu görüştedir, Birinci görÜşteki alimler derler ki, Sehl (r.a.)'ın hadisi bizim delilimizdir. Şöyle ki, bu hadisin baş kısmında anlatıldığı gibi Ebu Bekir (r.a.ı) Beni Amr kabilesinde sahabilere namaz kıldırmaya başladıktan sonra Resulullah (s.a.v.) gelerek birinci saffa girince cemaat, durumu Ebu '8ekir (r.a.)'a sezdirmek için el çırpmaya başlamıştır, çok kimse el çırpmış. Nihayet Ebu 8ekir durumu sezince geri çekilmiş ve Nebi (s.a.v.) imamlığa geçmiştir. Namazdan sonra Nebi (s.a.v.) cemaata: ''Size ne oluyordu? Niçin bu kadar çok kişi el çırptı. Kime bir şey arız olursa sübhanallah desin. Çünkü sübhanallah deyince kendisine dönülür, dikkat edilir. El çırpmak kadınlara mahsustur." buyurmuştur. Hadisteki: •El çırpmak kadınlara mahsustur." cümlesinin manası şudur: 'Kadınlara namaz içinde bir şey arız olursa onlar el çırparlar'' (siz. erkekler böyle yapmayın sübhanallah deyin).' HADİSLERDEN ÇIKARILAN HÜKÜMLER : 1- Erkekler namazda ikaz mahiyetinde (ve fakat zikir' niyeti ile) sübhanallah diyebilir. 2- Kadınlar ikaz için el çırpabilirler. 3- Az hareket namazı bozmaz

Kaynak

Sünen-i İbn Mâce, 5/234 (No: 1036)

https://sunnah.com/ibnmajah/5/234

Sünen-i İbn Mâce — hocanın diğer içerikleri

Sünen-i İbn Mâce — Establishing the Prayer and the Sunnah Regarding Them — Hadis No: 1389

Hadis
حَدَّثَنَا عَبْدَةُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ الْخُزَاعِيُّ، وَمُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ الْمَلِكِ أَبُو بَكْرٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ هَارُونَ، أَنْبَأَنَا حَجَّاجٌ، عَنْ يَحْيَى بْنِ أَبِي كَثِيرٍ، عَنْ عُرْوَةَ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ فَقَدْتُ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ذَاتَ لَيْلَةٍ فَخَرَجْتُ أَطْلُبُهُ فَإِذَا هُوَ بِالْبَقِيعِ رَافِعٌ رَأْسَهُ إِلَى السَّمَاءِ فَقَالَ ‏"‏ يَا عَائِشَةُ أَكُنْتِ تَخَافِينَ أَنْ يَحِيفَ اللَّهُ عَلَيْكِ وَرَسُولُهُ ‏"‏ ‏.‏ قَالَتْ قَدْ قُلْتُ وَمَا بِي ذَلِكَ وَلَكِنِّي ظَنَنْتُ أَنَّكَ أَتَيْتَ بَعْضَ نِسَائِكَ ‏.‏ فَقَالَ ‏"‏ إِنَّ اللَّهَ تَعَالَى يَنْزِلُ لَيْلَةَ النِّصْفِ مِنْ شَعْبَانَ إِلَى السَّمَاءِ الدُّنْيَا فَيَغْفِرُ لأَكْثَرَ مِنْ عَدَدِ شَعَرِ غَنَمِ كَلْبٍ ‏"‏ ‏.‏

Aişe (r.anha)'dan: şöyle demiştir : Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in bir gece (Şa'ban'ın onbeşinci gecesi) odamdan ayrıldığının farkına vardım. Hemen Onu aramaya çıktım. Baktım ki Bakıyy'dedir. Başını semaya kaldırmıştır. Bana: «Ya Aişe! Allah ve Resulünün sana zulüm etmelerinden mi korkmuştun?» buyurdu. Aişe (r.anha) demiştir ki: Bende bu (korku ve kötü zan) yoktur. Lakin senin bazı hanımlarının yanına gittiğini zan ettim, dedi. Bunun üzerine O buyurdu ki: «Şüphesiz Allah Teala Şa'ban ayının onbeşinci gecesi dünyaya en yakın olan semaya (keyfiyeti bizce meçhul bir şekilde) iner. Ve (Beni) Kelb kabilesinin koyunlarının kılları sayısından daha çok günahları (veya günah sahiplerini) bağışlar.» Diğer tahric: Tirmizi ve Beyhaki AÇIKLAMA (1388 ve 1389): 1388 nolu Ali (r.a.)'ın hadisi Zevaid türündendir. Bu hadislerde geçen «Allah Teala en yakın semaya iner.» cümlesindeki inişle ilgili gerekli bilgi 1366 nolu Ebu Hureyre (r.a.)'ın hadisinde geçti. Şa'ban ayının onbeşinci gecesine ki günümüzde "Beraat gecesi" deniliyor. Bu gecenin ibadetle geçirilmesinin fazileti bu hadislerden anlaşılıyor. Nebi (s.a.v.)'in hanımları yanında nöbetleşe yattığı bilinmektedir. Aişe (r.anha)'ya ait bir gece; ki Şa'ban ayının onbeşinci gecesi olduğu hadisten anlaşılıyor. Nebi (s.a.v.) odadan ayrılarak Bakiu'l-Garkad adlı semt'e giderek orada ibadet ve dua ile vaktini geçirmiştir. Aişe (r.anha) Nebi (s.a.v.)'i odasında bulamayınca başka hanımlarının yanına gittiğini zanetmiştir. Ancak bu gidişin Nebi (s.a.v.)'e mübah olduğu kanısında olduğundan, bu zan kötü bir zan ve Nebi (s.a.v.)'i zulüm etmekle itharnı gerektirmez. Yani Aişe (r.anha) Nebi (s.a.v.)'in başka hanımlarına gitmesinin bir zulüm ve haksızlık olduğu kanaatinde değildi. Bu sebeple Aişe (r.anha) tahmin ve zannınm, kötü zan olduğunu sanmıyordu. Onun için Nebi (s.a.v.)'e verdiği cevapta Allah ve Resulünün zulüm etmelerinden korkusu olmadığını ifade etmek istemiş ve mübah olarak başka hanımlarına gitme zannını taşıdığını söylemiştir. Nebi (s.a.v.)'e isnad edilecek haksızlığın Allah'a da isnad edilmiş sayıldığı hadisten anlaşılıyor. Çünkü Resulullah (s.a.v.), Allah'ın izni olmadıkça bir şey yapamaz. Aişe (r.anha) Kemal-i aklıyla en güzel cevabı vermiştir. Çünkü beslediği zannı gizlemiş olsaydı, haşa Ondan yalan söylemiş olacaktı. Nebi (s.a.v.)'in sorusuna; Evet! diye cevap verseydi Resulullah (s.a.v.)'e haksızlık isnad etmiş olacaktı. Fakat öyle yapmayıp ayrıntılı cevap vermiştir. Kıskançlığını belirtmiş olmakla beraber, Nebi (s.a.v.)'in başka hanımlarının yanına gitmesinin Allah tarafından mübah kılındığı kanısını açıklamıştır. Nebi (s.a.v.) ise Aişe (r.anha)'nın nöbetinde başka hanımlarının yanına gitmesinin haksızlık olduğunu ve bu haksızlığı yapmadığını bildirmiştir. Koyunculukla meşhur olan Beni Kelb kabilesinin koyunlarının kıl sayısından daha çok günahların bağışlandığı veya kıl sayısı kadar günahkar insanların bağışlandığı bildirilmiştir. Tuhfe yazarının el-Ebheri'den naklen beyan ettiği yoruma göre maksat, sözkonusu koyunların üzerindeki kıllar sayısından daha çok günahların o gece bağışlanmasıdır. Kıllar kadar günahkar insanların bağışlanması değildir. Aliyyul Kaari'nin dediğine göre Beyhaki de böyle rivayet etmiştir. EI-Mirkat'ta beyan edildiğine göre ravi Rezin bu hadisin bitiminde: cCehennem ateşine müstahak olanlardan» ilavesini rivayet etmiştir. Bu rivayete göre ise kastedilen mana, anılan koyunların kıllarından daha çok cehennemlik olan mü'minlerin bağışlanmasıdır

Ahlâk
Detay →

Sünen-i İbn Mâce — Establishing the Prayer and the Sunnah Regarding Them — Hadis No: 1390

Hadis
حَدَّثَنَا رَاشِدُ بْنُ سَعِيدِ بْنِ رَاشِدٍ الرَّمْلِيُّ، حَدَّثَنَا الْوَلِيدُ، عَنِ ابْنِ لَهِيعَةَ، عَنِ الضَّحَّاكِ بْنِ أَيْمَنَ، عَنِ الضَّحَّاكِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ عَرْزَبٍ، عَنْ أَبِي مُوسَى الأَشْعَرِيِّ، عَنْ رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ ‏ "‏ إِنَّ اللَّهَ لَيَطَّلِعُ فِي لَيْلَةِ النِّصْفِ مِنْ شَعْبَانَ فَيَغْفِرُ لِجَمِيعِ خَلْقِهِ إِلاَّ لِمُشْرِكٍ أَوْ مُشَاحِنٍ ‏"‏ ‏.‏ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ إِسْحَاقَ، حَدَّثَنَا أَبُو الأَسْوَدِ النَّضْرُ بْنُ عَبْدِ الْجَبَّارِ، حَدَّثَنَا ابْنُ لَهِيعَةَ، عَنِ الزُّبَيْرِ بْنِ سُلَيْمٍ، عَنِ الضَّحَّاكِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ سَمِعْتُ أَبَا مُوسَى، عَنِ النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ نَحْوَهُ ‏.‏

Ehu Musa el-Eş'ari (r.a.)'den rivaytM edildiğine göre. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Şüphesiz Allah Teala Şa'ban ayının onbeşinci gecesi (kullarına rahmetle) bakar ve herkese mağfiret eder. Yalnız Ona şirk koşana veya müşahine mağfiret etmez.» Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Senedi zayıftır, çünkü ravi Abdullah bin Lahia zayıftır. El-Velid bin MüsIim de tedIisçidir. Sindi de : İbn-i Arzab Ebu Musa ile görüşmemiştir. EI-Münziri, kendi rızasıyla bu durumu bildirmiştir

Genel
Detay →

Sünen-i İbn Mâce — Establishing the Prayer and the Sunnah Regarding Them — Hadis No: 1391

Hadis
حَدَّثَنَا أَبُو بِشْرٍ، بَكْرُ بْنُ خَلَفٍ حَدَّثَنَا سَلَمَةُ بْنُ رَجَاءٍ، حَدَّثَتْنِي شَعْثَاءُ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي أَوْفَى، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ صَلَّى يَوْمَ بُشِّرَ بِرَأْسِ أَبِي جَهْلٍ رَكْعَتَيْنِ ‏.‏

Abdullah bin Ebi Evfa (r.a.)'den; Şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Ebu Cehil'in başının kesilmesi) ile müjdelendiği gün iki rek'at (şükür olarak) namaz kıldı. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedindeki Şa'sa'nın aleyhinde veya lehinde konuşanı görmedim, diğer ravi Seleme bin Reca ise; İbn-i Main onu gevşek görmüş, İbn-i Adiyy: O, Mütabaat ile te'yid edilmeyen hadisler rivayet etmiş, demiştir. Nesa! onu zayıf görmüştür. Darekutn! : O sıkalardan ayrılarak münferiden bazı hadisler rivayet etmiş, demiştir. Ebu Zür'a ise: O. çok sadıktır, demiş; Ebu Hatim: Onun hadislerinde beis yok demiştir. İbn-i Hibban da onu sikalardan saymıştır. Bu hadis Zevaid türündendir

Namaz
Detay →

Sünen-i İbn Mâce — Establishing the Prayer and the Sunnah Regarding Them — Hadis No: 1395

Hadis
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَنَصْرُ بْنُ عَلِيٍّ، قَالاَ حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، حَدَّثَنَا مِسْعَرٌ، وَسُفْيَانُ، عَنْ عُثْمَانَ بْنِ الْمُغِيرَةِ الثَّقَفِيِّ، عَنْ عَلِيِّ بْنِ رَبِيعَةَ الْوَالِبِيِّ، عَنْ أَسْمَاءَ بْنِ الْحَكَمِ الْفَزَارِيِّ، عَنْ عَلِيِّ بْنِ أَبِي طَالِبٍ، قَالَ كُنْتُ إِذَا سَمِعْتُ مِنْ، رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ حَدِيثًا يَنْفَعُنِي اللَّهُ بِمَا شَاءَ مِنْهُ وَإِذَا حَدَّثَنِي عَنْهُ غَيْرُهُ اسْتَحْلَفْتُهُ فَإِذَا حَلَفَ صَدَّقْتُهُ وَإِنَّ أَبَا بَكْرٍ حَدَّثَنِي وَصَدَقَ أَبُو بَكْرٍ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ مَا مِنْ رَجُلٍ يُذْنِبُ ذَنْبًا فَيَتَوَضَّأُ فَيُحْسِنُ الْوُضُوءَ ثُمَّ يُصَلِّي رَكْعَتَيْنِ - وَقَالَ مِسْعَرٌ ثُمَّ يُصَلِّي - وَيَسْتَغْفِرُ اللَّهَ إِلاَّ غَفَرَ اللَّهُ لَهُ ‏"‏ ‏.‏

Ali bin Ebl Talib (r.a.)'den; şöyle demiştir: Ben, Resülullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den bir hadis işittiğim zaman, Allah dilediği kadar beni o hadisten yararlandırırdı. Ve başkası ondan bana hadis rivayet ettiği zaman raviye yemin teklif ederdim. Yemin ettiği zaman onu tasdik ederdim. Ebu Bekir (r.a.) da bana bir hadis rivayet etti. Ebü Bekir (r.a.) doğru söyledi. Dedi ki: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Bir günah işleyen hiç bir adam yoktur ki, günah işledikten sonra abdest alır, abdestini güzelce alır, sonra iki rek'at namaz kılar (Mis'ar demiştir ki: Sonra namaz kılar) Ve günahının mağfiretini Allah'tan diler de Allah Ona mağfiret etmez.» buyurdu. Not: Sindi Tirmizi'nin de bunu rivayet ederek hasen olduğunu söylediğini nakletmiştir. Diğer tahric: Tirmizi, Ebu Davud ve Nesai de bunu rivayet etmişlerdir

Namaz
Detay →