← Ana sayfaya dön
AyetGenelKur'an-ı Kerim

Sebe' Suresi, 43. ayet

وَإِذَا تُتْلَىٰ عَلَيْهِمْ ءَايَٰتُنَا بَيِّنَٰتٍۢ قَالُوا۟ مَا هَٰذَآ إِلَّا رَجُلٌۭ يُرِيدُ أَن يَصُدَّكُمْ عَمَّا كَانَ يَعْبُدُ ءَابَآؤُكُمْ وَقَالُوا۟ مَا هَٰذَآ إِلَّآ إِفْكٌۭ مُّفْتَرًۭى ۚ وَقَالَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لِلْحَقِّ لَمَّا جَآءَهُمْ إِنْ هَٰذَآ إِلَّا سِحْرٌۭ مُّبِينٌۭ

Diyanet İşleri Meali

Ayetlerimiz onlara apaçık olarak okunduğu zaman: "Bu adam sizi babalarınızın taptıklarından alıkoymaktan başka bir şey istemiyor" derlerdi. "Bu Kuran düpedüz bir uydurmadan başka bir şey değildir" derlerdi. Hak, inkar edenlere geldiğinde, onun için: "Bu apaçık bir büyüdür" demişlerdi.

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Karşılarında açık deliller halinde âyetlerimiz okunduğu zaman o zalimler: "Bu, başka değil, sırf sizi atalarınızın taptığı tanrılardan men etmek isteyen bir adam." dediler. Ve: "Bu (Kur'ân), başka bir şey değil, sırf uydurulmuş bir iftira" dediler. O kâfirler, hak kendilerine geldiği zaman: "Bu apaçık bir sihirden başka bir şey değil." dediler.

Kaynak

Kur'an-ı Kerim, Sebe' Suresi 34:43

https://kuran.diyanet.gov.tr/mushaf/kuran-meal-2/34-suresi-43-ayet

Kur'an-ı Kerim — hocanın diğer içerikleri

Bürûc Suresi, 10. ayet

Ayet
إِنَّ ٱلَّذِينَ فَتَنُوا۟ ٱلْمُؤْمِنِينَ وَٱلْمُؤْمِنَٰتِ ثُمَّ لَمْ يَتُوبُوا۟ فَلَهُمْ عَذَابُ جَهَنَّمَ وَلَهُمْ عَذَابُ ٱلْحَرِيقِ

Ama inanmış erkek ve kadınlara işkence ederek onları dinlerinden çevirmeğe uğraşanlar, eğer tevbe etmezlerse, onlara cehennem azabı vardır. Yakıcı azap da onlaradır.

Elmalılı Hamdi Yazır Meali: İnanan erkek ve kadınlara işkence yapıp sonra da tevbe etmeyenlere cehennem azabı ve yangın azabı vardır.

Genel
Detay →

Fecr Suresi, 5. ayet

Ayet
هَلْ فِى ذَٰلِكَ قَسَمٌۭ لِّذِى حِجْرٍ

Gelip geçen geceye and olsun ki, bunların her biri akıl sahibi için birer yemine değmez mi?

Elmalılı Hamdi Yazır Meali: Nasıl, bunlarda bir akıl sahibi için yemin var değil mi?

Genel
Detay →

Beled Suresi, 16. ayet

Ayet
أَوْ مِسْكِينًۭا ذَا مَتْرَبَةٍۢ

Yahut, açlık gününde, yakını olan bir öksüzü, yahut toprağa serilmiş bir yoksulu doyurmaktır.

Elmalılı Hamdi Yazır Meali: Veya hiçbir şeyi olmayan yoksula.

Genel
Detay →

İnşirâh Suresi, 3. ayet

Ayet
ٱلَّذِىٓ أَنقَضَ ظَهْرَكَ

Belini büken yükünü üzerinden almadık mı?

Elmalılı Hamdi Yazır Meali: O senin sırtını ezen yükü.

Genel
Detay →