← Ana sayfaya dön
HadisHac & UmreSahîh-i Müslim

Sahîh-i Müslim — The Book of Purification — Hadis No: 625

حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، أَخْبَرَنَا جَرِيرٌ، عَنْ مَنْصُورٍ، عَنْ أَبِي وَائِلٍ، قَالَ كَانَ أَبُو مُوسَى يُشَدِّدُ فِي الْبَوْلِ وَيَبُولُ فِي قَارُورَةٍ وَيَقُولُ إِنَّ بَنِي إِسْرَائِيلَ كَانَ إِذَا أَصَابَ جِلْدَ أَحَدِهِمْ بَوْلٌ قَرَضَهُ بِالْمَقَارِيضِ ‏.‏ فَقَالَ حُذَيْفَةُ لَوَدِدْتُ أَنَّ صَاحِبَكُمْ لاَ يُشَدِّدُ هَذَا التَّشْدِيدَ فَلَقَدْ رَأَيْتُنِي أَنَا وَرَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَتَمَاشَى فَأَتَى سُبَاطَةً خَلْفَ حَائِطٍ فَقَامَ كَمَا يَقُومُ أَحَدُكُمْ فَبَالَ فَانْتَبَذْتُ مِنْهُ فَأَشَارَ إِلَىَّ فَجِئْتُ فَقُمْتُ عِنْدَ عَقِبِهِ حَتَّى فَرَغَ ‏.‏

Tercüme

Bize Yahya b. Yahya tahdis etti. Bize Cerir, Mansur'dan haber verdi. O Ebu Vail'den şöyle dediğini nakletti: Ebu Musa küçük abdest bozmak hususunda işi çok sıkı tutar, küçük abdestini bir şişeye bozar ve şöyle derdi: İsrailOğullarının herhangi birisinin derisine sidik bulaşırsa onu makaslarla keserdi. Huzeyfe dedi ki: Sizin bu arkadaşınızın bu işi bu derece sıkı tutmamış olmasını çok arzu ederdim çünkü ben kendimi Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ile birlikte yürürken gördüğümü bilirim. O (3/65b) bir (bahçe) duvarın{ın) arkasındaki bir çöplüğe gitti. Sizden herhangi birinizin ayakta durduğu gibi durdu sonra küçük abdestini bozdu. Ben biraz uzaklaştım. Bana işaret etmesi üzerine yanına geldim, işini bitirinceye kadar ökçelerinin yanında ayakta durdum. Tahric bilgisi 623 ile aynı. NEVEVİ ŞERHİ: "ArkadaşınlZın bu işi bu kadar sıkı tutmamış olmasını çokça arzu ederdim ... " Huzeyfe'nin maksadı şudur: İşi bu kadar sıkı tutmak sünnete aykırıdır çünkü Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ayakta küçük abdestini bozmuştur. Ayakta küçük abdest bozan kimsenin sıçramalara maruz kalacağında da şüphe yoktur. Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ise bu ihtimali hiç önemsememiş ve Ebu Musa (r.a.)'ın yaptığı gibi bir şişe içinde küçük abdest bozmak gibi bir külfete kendisini sokmamıştı. Allah en iyi bilendir. DAVUDOĞLU AÇIKLAMA: Bu rivayette Hz. Huzeyfe'nin: «Bana işaret etti.» Demesinden bazıları bundan önceki rivayetteki: «Yaklaş dedi» ifadesinin de işaretle olduğunu anlamışlarsada bu doğru değildir. Çünkü Taberani'nin rivayetinde Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in Hz. Huzeyfe'ye: «Beni ört.» dediği tasrih edilmiştir. Binaenaleyh ona hem işaret etmiş hem de yaklaşmasını emir buyurmuş demektir. İki rivayetin arasını bu suretle bulmak mümkündür. Hz. Huzeyfe'yi sözle değil işaretle çağırmıştır. Binaenaleyh bu hadiste bevl esnasında konuşmaya delalet yoktur; diyenlere Aynî şu cevabı vermiştir: «Bu söz düşünülmeden söylenmiştir. Çünkü Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) in Huzeyfe'ye işareti yahut (beni ört) demesi bevl esnasında değil ondan öncedir. Şu halde bundan nasıl olurda bevl esnasında konuşmanın caiz olmadığı hükmü çıkarılabilir. Aynî 'nin sözünden bevl esnasında konuşmanın mubah olduğu manası anlaşılmamalıdır. Çünkü onun itirazı hükme değil bu hükmü onunla alakası olmayan bir delilden çıkarmaya çalışanadır. Yoksa kaza-i hacet esnasında konuşmak ona görede mekruhtur. Ancak bu kerahet başka delilden anlaşılmıştır. Ben-i İsrail kıssasındaki cildden murad Kurtubî 'ye göre sırtlarına giydikleri kürktür. Bazıları buradaki cildi zahiri manasına almışlardır. Yani Ben-i İsrail'den birinin tenine bevl sıçrarsa onu makasla kesermiş, Ebu Davud 'un rivayet ettiği bir hadis de zahirî manayı tekid etmektedir. Huzeyfe (R.A.)'ın «Arkadaşınızın bu derece şiddet göstermemesini isterdim» demesi bu şiddeti sünnete muhalif gördüğü içindir. Çünkü Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ayakta bevl etmiştir. Şüphesizki ayakta bevl eden az çok bevlin sıçramasına maruzdur. Fakat Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bu ihtimale ehemmiyet vermemiş ve şişe içine bevl etmek tekellüfünde bulunmamıştır. İbni Battal az miktarda bevl sıçramasının ruhsat olduğuna bu hadisle istidlal eder. Zira ayakta bevl eden kimsenin üzerine iğne ucu gibi ufak bevl sıçrayacağı malumdur. Hadis-i Şerif bu ümmete gösterilen semahat ve kolaylıklara delildir. Ben-i îsraile bunun zıddına olarak isru iğlal denilen meşakketli şeyler emrolunmuştu. Bevl sıçrayan yeri makasla kesmek de bunlardan biri idi. Ulema iğne ucu kadar ufak bevl damlalarının hükmünde ihtilaf etmişlerdir. İmam Malik'e göre bunları yıkamak müstehaptır. Şafiî'ler yıkamanın farz olduğuna kaildirler. Ebu Hanife her necasetin az miktarında olduğu gibi burada da suhulet göstermiş yıkamak lazım olmadığını söylemiştir. Sevri'nin dahi: «Selef bevlin az miktarına ruhsat verirlerdi» dediği rivayet olunur

Kaynak

Sahîh-i Müslim, 2/92 (No: 625)

https://sunnah.com/muslim/2/92

Sahîh-i Müslim — hocanın diğer içerikleri

Sahîh-i Müslim — The Book of I'tikaf — Hadis No: 2790

Hadis
وَحَدَّثَنِي أَبُو بَكْرِ بْنُ نَافِعٍ الْعَبْدِيُّ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ، عَنِ الأَسْوَدِ، عَنْ عَائِشَةَ، - رضى الله عنها - أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم لَمْ يَصُمِ الْعَشْرَ ‏.‏

Bana Ebû Bekir b. Nâfi' El-Abdî rivayet etti. (Dediki): Bize Abdurrahman rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyan, A'meş'den, o da İbrahim'den, o da Esved'den, o da Âişe (Radiyallahû anfıa)'dan naklen rivayet ettiki, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellenı), Zi*l-Hîece'nin ilk on gününde oruç tutmamış

Oruç
Detay →

Sahîh-i Müslim — The Book of Faith — Hadis No: 143

Hadis
حَدَّثَنَا هَدَّابُ بْنُ خَالِدٍ الأَزْدِيُّ، حَدَّثَنَا هَمَّامٌ، حَدَّثَنَا قَتَادَةُ، حَدَّثَنَا أَنَسُ بْنُ مَالِكٍ، عَنْ مُعَاذِ بْنِ جَبَلٍ، قَالَ كُنْتُ رِدْفَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم لَيْسَ بَيْنِي وَبَيْنَهُ إِلاَّ مُؤْخِرَةُ الرَّحْلِ فَقَالَ ‏"‏ يَا مُعَاذَ بْنَ جَبَلٍ ‏"‏ ‏.‏ قُلْتُ لَبَّيْكَ رَسُولَ اللَّهِ وَسَعْدَيْكَ ‏.‏ ثُمَّ سَارَ سَاعَةً ثُمَّ قَالَ ‏"‏ يَا مُعَاذَ بْنَ جَبَلٍ ‏"‏ ‏.‏ قُلْتُ لَبَّيْكَ رَسُولَ اللَّهِ وَسَعْدَيْكَ ‏.‏ ثُمَّ سَارَ سَاعَةَ ثُمَّ قَالَ ‏"‏ يَا مُعَاذَ بْنَ جَبَلٍ ‏"‏ ‏.‏ قُلْتُ لَبَّيْكَ رَسُولَ اللَّهِ وَسَعْدَيْكَ ‏.‏ قَالَ ‏"‏ هَلْ تَدْرِي مَا حَقُّ اللَّهِ عَلَى الْعِبَادِ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ قُلْتُ اللَّهُ وَرَسُولُهُ أَعْلَمُ ‏.‏ قَالَ ‏"‏ فَإِنَّ حَقَّ اللَّهِ عَلَى الْعِبَادِ أَنْ يَعْبُدُوهُ وَلاَ يُشْرِكُوا بِهِ شَيْئًا ‏"‏ ‏.‏ ثُمَّ سَارَ سَاعَةً ثُمَّ قَالَ ‏"‏ يَا مُعَاذَ بْنَ جَبَلٍ ‏"‏ ‏.‏ قُلْتُ لَبَّيْكَ رَسُولَ اللَّهِ وَسَعْدَيْكَ ‏.‏ قَالَ ‏"‏ هَلْ تَدْرِي مَا حَقُّ الْعِبَادِ عَلَى اللَّهِ إِذَا فَعَلُوا ذَلِكَ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ قُلْتُ اللَّهُ وَرَسُولُهُ أَعْلَمُ ‏.‏ قَالَ ‏"‏ أَنْ لاَ يُعَذِّبَهُمْ ‏"‏ ‏.‏

Bize Heddab b. Halid el-Ezdi tahdis etti. (Dedi ki): Bize Hemmam rivayet etti. (Dediki): Bize Katade rivayet etti. (Dediki): Bize Enes b. Malik, Muaz b. Cebel'den şöyle dediğini tahdis etti. Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in bineğinin arkasına binmiştim. Benimle onun arkasında semerin arka kaşından başka hiçbir şey yoktu. Allah Resulü: "Ey Muaz b. Cebel" buyurdu. Ben: Lebbeyk ya Resulullah ve sadeyk, dedim sonra bir süre daha yürüdü sonra: "Ey Muaz b. Cebel" buyurdu. Ben: Lebbeyk ya Resulullah ve sadeyk, dedim. Bir süre daha yürüdükten sonra: "Ey Muaz b. Cebel" buyurdu. Ben: Lebbeyk ya Resulullah ve sadeyk dedim. O: ''Allah'ın kulları üzerindeki hakkı nedir bilir misin" buyurdu. Ben: Allah ve Resulü daha iyi bilir, dedim. O: ''Allah'ın kulları üzerindeki hakkı ona ibadet etmeleri ve ona hiçbir şeyi ortak koşmamalarıdır" buyurdu. Sonra bir süre daha yol aldı. Arkasından: "Ey Muaz b. Cebel" buyurdu. Ben: Lebbeyk ya Rasulullah ve sadeyk dedim. O: "Peki, kulları bunu yapacak olurlarsa onların Allah üzerindeki haklarının ne olduğunu bilir misin" buyurdu. Ben: Allah ve Rasulü en iyi bilir, dedim. O: "Kendilerini azaplandırmamasıdır" buyurdu. Diğer tahric: Buhari, 5967, 6267, 6500; Tuhfetu'l-Eşraf

Genel
Detay →

Sahîh-i Müslim — The Book of Mosques and Places of Prayer — Hadis No: 1555

Hadis
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، وَابْنُ، بَشَّارٍ قَالاَ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ عَمْرِو بْنِ مُرَّةَ، قَالَ سَمِعْتُ ابْنَ أَبِي لَيْلَى، قَالَ حَدَّثَنَا الْبَرَاءُ بْنُ عَازِبٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم كَانَ يَقْنُتُ فِي الصُّبْحِ وَالْمَغْرِبِ ‏.‏

Bize Muhammed b. El-Müsennâ ile İbni Beşşâr rivayet ettiler. Dedilerki: Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be, Amr b. Murra'dan rivayet etti. Demişki: Ben İbni Ebî Leylâ'dan dinledim. Dediki: Bize Berâ' b. Âzib rivayet ettiki, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) sabah ve akşam namazlarında kunût yaparmış

Namaz
Detay →

Sahîh-i Müslim — The Book of Prayers — Hadis No: 837

Hadis
حَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ الْحَنْظَلِيُّ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَكْرٍ، ح وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ رَافِعٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، قَالاَ أَخْبَرَنَا ابْنُ جُرَيْجٍ، ح وَحَدَّثَنِي هَارُونُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، - وَاللَّفْظُ لَهُ - قَالَ حَدَّثَنَا حَجَّاجُ بْنُ مُحَمَّدٍ، قَالَ قَالَ ابْنُ جُرَيْجٍ أَخْبَرَنِي نَافِعٌ، مَوْلَى ابْنِ عُمَرَ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ، أَنَّهُ قَالَ كَانَ الْمُسْلِمُونَ حِينَ قَدِمُوا الْمَدِينَةَ يَجْتَمِعُونَ فَيَتَحَيَّنُونَ الصَّلَوَاتِ وَلَيْسَ يُنَادِي بِهَا أَحَدٌ فَتَكَلَّمُوا يَوْمًا فِي ذَلِكَ فَقَالَ بَعْضُهُمُ اتَّخِذُوا نَاقُوسًا مِثْلَ نَاقُوسِ النَّصَارَى وَقَالَ بَعْضُهُمْ قَرْنًا مِثْلَ قَرْنِ الْيَهُودِ فَقَالَ عُمَرُ أَوَلاَ تَبْعَثُونَ رَجُلاً يُنَادِي بِالصَّلاَةِ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ يَا بِلاَلُ قُمْ فَنَادِ بِالصَّلاَةِ ‏"‏ ‏.‏

Bize İshâk b. İbrâhîm el-Hanzalî rivayet etti (Dediki); Bize Muhammed b. Bekr rivayet etti. H. Bize Muhammed b. Râfi'de rivayet etti (Dediki): Bize Abdürrezzâk rivayet etti. Bunların ikiside; Bize İbni Cüreyc haber verdi, dediler. H. Bana Hârun b. Abdillâh dahi rivayet etti. Lâfız onundur. Dediki: Bize Haccâc b. Muhammed rivayet etti. Dediki, İbni Cüreyc bana İbni Ömer'in azadlısı Nâfi', Abdullah b. Ömer'den naklen haber verdi, dedi. İbni Ömer şöyle demiş: Müslümanlar Medine'ye geldikleri zaman toplanırlar da namazların vakitlerini tayin ederlerdi. Namaz için hiçbir kimse ezan okumazdı. Derken bir gün bu hususta konuştular. Bâzıları hıristiyanların çan'ı gibi bir çan ittihaz edin! diğer bâzıları, yahudilerin borusu gibi bir boru olsun, dediler. Bunun üzerine Ömer: Namaza çağıran bir adam gönderseniz ya, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Ey Bilâl kalk da namaza çağır» buyurdular. İzah için buraya tıklayın

Hac & Umre
Detay →