← Ana sayfaya dön
HadisNamazSahîh-i Müslim

Sahîh-i Müslim — The Book of Mosques and Places of Prayer — Hadis No: 1461

وَحَدَّثَنَاهُ عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ مُعَاذٍ، حَدَّثَنَا أَبِي، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ سَعْدٍ، سَمِعَ مُحَمَّدَ بْنَ عَمْرِو بْنِ الْحَسَنِ بْنِ عَلِيٍّ، قَالَ كَانَ الْحَجَّاجُ يُؤَخِّرُ الصَّلَوَاتِ فَسَأَلْنَا جَابِرَ بْنَ عَبْدِ اللَّهِ بِمِثْلِ حَدِيثِ غُنْدَرٍ ‏.‏

Tercüme

Bize bu hadîsi Ubeydullah b. Muaz dahî rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. (Dediki) : Bize Şu'be, Sa'd'dan rivayet etti. O da Muhammed b. Amr b. El-Hasen b. Alî'den dinlemiş Muhammed: «Haccâc namazları te'hîr ederdi; bunun üzerine biz Câbir b. Abdillâh'a sorduk...» diyerek Gunder'in hadîsi gibi rivâyetde bulunmuş. İzah Bu hadîsi Buhârî «Namaz» ve Mevâkîtü's-Salat» bahislerinde; Ebu Dâvûd ile Nesâî de «Namaz» bahsinde tahrîc etmişlerdir. Haccâc: Irak valisi İbni Yûsûf'es-Sekafî 'dir. Medine'ye dahî Abdülmelik b. Mervân tarafından (74) târihinde vali olarak gönderilmişdir. Hadîsin birinci rivayetinde Hz. Câbir b. Abdillâh 'a sorulan şey'in ne olduğu bildirilmemişse de, ikinci rivayetinde: Haccâc namazları te'hîr ediyordu; bunun üzerine biz, Câbir b. Abdillâh'a sorduk» denilerek sordukları şey'in namaz vakitleri olduğuna işaret edilmişdir. Hâcira: Sıcağın şiddeti demekdir. Bundan murâd zevalden hemen sonra gelen zamandır. Çünkü hâcira; hicret'den alınmadır. Hicret terk etmek demekdir. Sıcağın şiddetinden o zamanda insanlar işi gücü bırakarak istirahata çekildikleri için ona bu ismi vermişlerdir. Hadîsin sonundaki: «Sabah namazını onlar yahut Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) alaca karanlıkda kılardı.» cümlesinde râvi Câbir (Radiyallahu anh) şekketmişdir

Kaynak

Sahîh-i Müslim, 5/294 (No: 1461)

https://sunnah.com/muslim/5/294

Sahîh-i Müslim — hocanın diğer içerikleri

Sahîh-i Müslim — The Book of Pilgrimage — Hadis No: 3018

Hadis
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، وَابْنُ، بَشَّارٍ قَالَ ابْنُ الْمُثَنَّى حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ، قَالَ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ قَتَادَةَ، قَالَ سَمِعْتُ أَبَا حَسَّانَ الأَعْرَجَ، قَالَ قَالَ رَجُلٌ مِنْ بَنِي الْهُجَيْمِ لاِبْنِ عَبَّاسٍ مَا هَذِهِ الْفُتْيَا الَّتِي قَدْ تَشَغَّفَتْ أَوْ تَشَغَّبَتْ بِالنَّاسِ أَنَّ مَنْ طَافَ بِالْبَيْتِ فَقَدْ حَلَّ فَقَالَ سُنَّةُ نَبِيِّكُمْ صلى الله عليه وسلم وَإِنْ رَغِمْتُمْ ‏.‏

Bize Muhammedü'bnü'l-Müsennâ ile İbni Beşşâr rivayet ettiler. İbnü'l-Müsennâ (Dediki): Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be, Katâde'den rivayet etti. (Demişkj): Ebû Hassan El-A'rac'dan dinledim, şunu söyledi: «Beni Hüceym kabilesinden bir adam İbni Abbâs'a: — Halkın kalplerine işleyen yahut halkı fırkalara ayıran bu fetva nedir? Beyti tavaf eden hille çıkarmış? diye sordu. İbni Abbâs (Radiyallahu anh): — Patlasanız da yine Nebiimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in sünnetidir! cevâbını verdi.»

Hac & Umre
Detay →

Sahîh-i Müslim — The Book of Pilgrimage — Hadis No: 3025

Hadis
حَدَّثَنِي حَامِدُ بْنُ عُمَرَ الْبَكْرَاوِيُّ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَاحِدِ، عَنْ عَاصِمٍ، عَنْ أَبِي نَضْرَةَ، قَالَ كُنْتُ عِنْدَ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ فَأَتَاهُ آتٍ فَقَالَ إِنَّ ابْنَ عَبَّاسٍ وَابْنَ الزُّبَيْرِ اخْتَلَفَا فِي الْمُتْعَتَيْنِ فَقَالَ جَابِرٌ فَعَلْنَاهُمَا مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ثُمَّ نَهَانَا عَنْهُمَا عُمَرُ فَلَمْ نَعُدْ لَهُمَا ‏

{…} Bana Hâmid b. Ömer El-Bekravî rivayet etti. (Dediki): Bize Abdülvâhid, Âsim'dan, o da Ebû Nadra'dan naklen rivayet etti. Şöyle demiş: «Câbir b. Abdillâh'ın yanındaydım. (Bir ara) ona biri gelerek: — İbni Abbâs ile İbni Zübeyir iki müt'a hakkında ihtilâf ettiler; dedi. Bunun üzerine Câbir: — Biz, onları Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile (beraber bulunduğumuz zamanlar) yaptık. Sonra Ömer, bunların ikisini de yapmaktan bizi men etti. Bir daha biz de onları yapmadık; dedi.»

Genel
Detay →

Sahîh-i Müslim — The Book of Pilgrimage — Hadis No: 3031

Hadis
وَحَدَّثَنِيهِ حَرْمَلَةُ بْنُ يَحْيَى، أَخْبَرَنَا ابْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنِي يُونُسُ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ حَنْظَلَةَ بْنِ عَلِيٍّ الأَسْلَمِيِّ، أَنَّهُ سَمِعَ أَبَا هُرَيْرَةَ، - رضى الله عنه - يَقُولُ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ وَالَّذِي نَفْسِي بِيَدِهِ ‏"‏ ‏.‏ بِمِثْلِ حَدِيثِهِمَا ‏.‏

{…} Bana, bu hadîsi Harmeletü'bnü Yahya da rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Vehb haber verdi. (Dediki): Bana Yûnus, İbni Şihâb'dan, o da Hanzaletü'bnü Aliy El-Eslemî'den, naklen haber verdi. Hanzale Ebû Hureyre (Radiyallahu anh)'ı şunu söylerken işitmiş : «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): — «Nefsim yed-i kudretinde olan Allah'a yemin ederim ki...» buyurdular. Râvî, bu hadîsi yukarkilerin hadîsleri gibi rivayet etmiştir

Genel
Detay →

Sahîh-i Müslim — The Book of Pilgrimage — Hadis No: 3024

Hadis
وَحَدَّثَنَا حَجَّاجُ بْنُ الشَّاعِرِ، حَدَّثَنَا مُعَلَّى بْنُ أَسَدٍ، حَدَّثَنَا وُهَيْبُ بْنُ خَالِدٍ، عَنْ دَاوُدَ، عَنْ أَبِي نَضْرَةَ، عَنْ جَابِرٍ، وَعَنْ أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ، - رضى الله عنهما - قَالاَ قَدِمْنَا مَعَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم وَنَحْنُ نَصْرُخُ بِالْحَجِّ صُرَاخًا ‏.‏

Bize Haccâc b. Şâir rivayet etti. (Dediki): Bize Muallâ b. Esed rivayet etti. (Dediki): Bize Vüheyb b. Hâlid, Dâvûd'dan, o da Ebû Nadra'dan, o da Câbir ile Ebû Said-i Hudrî (Radiyallahu anhuma)'dan naklen rivayet etti. Şöyle demişler: «Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile birlikte hacc için avazımızın çıktığı kadar yüksek sesle telbiye getirerek (Mekke'ye) geldik.»

Hac & Umre
Detay →