← Ana sayfaya dön
HadisNamazSahîh-i Müslim

Sahîh-i Müslim — The Book of Menstruation — Hadis No: 735

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنَا مُعَاذُ بْنُ هِشَامٍ، قَالَ حَدَّثَنِي أَبِي، عَنْ يَحْيَى بْنِ أَبِي كَثِيرٍ، حَدَّثَنَا أَبُو سَلَمَةَ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، أَنَّ زَيْنَبَ بِنْتَ أُمِّ سَلَمَةَ، حَدَّثَتْهُ أَنَّ أُمَّ سَلَمَةَ حَدَّثَتْهَا قَالَتْ، كَانَتْ هِيَ وَرَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَغْتَسِلاَنِ فِي الإِنَاءِ الْوَاحِدِ مِنَ الْجَنَابَةِ ‏.‏

Tercüme

Bıze Muhammed b. el-Müsenna rivayet etti. (Dediki): Bize Muaz b. Hışam rivayet etti. Dediki: Bana babam, Yahya b. Ebî Kesir'den rivayet etti. (Demişki): Bize Ebu Selemete'bni Abdirrahman rivayet ett, onada Zeyneb binti ümmi Seleme rivayet etmiş. onada Ümmü Seleme anlatmışki: Kendisi Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ile birlikte cünüplükten dolayı aynı kaptan guslederlerdi. Diğer tahric: Buhari, 322 -uzunca-, 1929 -uzunca-; İbn Mace, 380 NEVEVİ ŞERHİ AŞAĞIDA DAVUDOĞLU AÇIKLAMA: Bütün bu rivayetler erkekle kadının bir kabtan beraberce veya biri diğerinden artan suyla yıkanmalarının caiz olduğunu göstermektedir. Ulemanın bu husustaki kavillerini gördük. Ebu Ömer Bu Hususta Beş Mezheb Olduğunu Söylüyor. Şöyleki : 1- Kadın cünüb veya hayzlı değilse; ondan artan suyla erkeğin yıkanmasında beis yoktur. 2- Erkek ve kadının birbirlerinden artan suyla yıkanmaları mekruhtur. 3- Kadından artan suyla erkeğin yıkanması mekruh ise de erkekten artan suyla kadının yıkanmasında kerahet yoktur. 4- Erkekle kadının beraberce başlıyarak abdest almalarında beis yoktur. Kadından artan su da zararsızdır. İmam Ahmed b. Hambel'in mezhebi budur. 5- Erkekle kadının birbirlerinden artan suyla yıkanmalarında beis yoktur. Bu hususta beraberce yahut ayrı ayrı aynı kaptan yıkanmaları hükmen müsavidir. Cumhur-u Fukahanın kavli budur. Erkekle kadının bir kabdan yıkanabileceği hususunda Tahavî, Kurtubî ve Nevevî ulemanın müttefik olduklarını nakletmişlerdir. Bu mes'ele Ashab-ı Kiramdan Ali b. Ebi Talib, İbni Abbas, Cabir, Enes, Ebu Hureyre, Âişe, Ümmü Seleme, Ümmü Hani ve Meymune (R.A.) hazeratmdan rivayet olunmuştur. Hz. Ali hadisini İmam Ahmed b. Hanbel, İbn-i Abbas hadisini «El Kebir» inde Tabaranî, Cabîr hadisini «Musannef» inde İbni Ebî Şeybe, Enes hadisini Buharî, Ebu Hureyre hadisini « Müsned» inde Bezzar, Âişe hadisini Tahavî ile Beyhakî, Ümmü Seleme hadisini İbnî Mace ile Tahavi, Ümmu Hani hadisini Nesaî, Meymune hadisini Tirmîzî tahrîc etmişlerdir. Mezkur hadislerin hepsi sahih olup «erkekle kadın birbirlerinden artan su ile yıkanamaz» diyenlerin aleyhine delildirler. Erkekle kadının aynı kaptan hangisinin evvel başlıyacağı meselesine gelince bir hadiste Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in zevcelerinden birinin cünüblükten yıkandığı ve Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in ondan artan su ile sbdest almak ve yıkanmak istediği zevcesinin: «Ya Resulallah! Ben cünübtüm» dediği Fahr-i kainat efendimizin ona: «Su cünüb olmaz» buyurduğu rivayet edilmiştir. İbnî Mace ile Tahavî de abdest hakkında buna benzer hadisler rivayet etmişlerdir. Hatta Tahavî, hadîsi rivayet ettikten sonra: «Bu gösteriyor ki suyu biri diğerinden sonra alırmış» demektedir. Vakıa Resul-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in erkekle kadının birbirinden artan suyla yıkanmalarını men ettiğini bildiren rivayetler de vardır. Fakat bu rivayetler itirazdan salim değildirler. Hatta bazıları hakkında hadîs uleması «Sahih değildir» demişlerdir. İbni Tîn bazı ulemadan naklen eskiden erkeklerle kadınların bir kaptan ayrı ayrı abdest aldıklarını rivayet edersede mezkur zevat her halde ecnebi erkeklerle ecnebi kadınları kasdetmiş olsalar gerektir. Çünkü bir adamın kendi ailesiyle bir kabdan beraberce yıkanabileceğini babımız hadîsleri göstermektedir. NEVEVİ ŞERHİ (728-733): (728) "Aişe (r.anha) Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ile birlikte üç mudd alan bir kapta yıkanırdı." Diğer (729) rivayette "aynı kaptan ... ellerimiz bir iner, bir kalkardı" denilmektedir. Kadı İyaz birinci rivayetin tefsirinde iki açıklama zikretmektedir: Birincisine göre onların her biri guslü için ayrı ayrı üçer mudd su kullanırdı. İkinci açıklamaya göre burada mud'dan kasıt sa' dır, o takdirde ferak'ın sözkonusu edildiği hadise uygun olur. Bunun bazı hallerde böyle olduğu ve her ikisinin üç mudd alan bir kaptan gusletmiş olmaları, suyu boşalınca da ona ayrıca su katmış olmaları da mümkündür. Allah en iyi bilendir. Diğer taraftan bu (728) numaralı hadiste "üç mudd ya da ona yakın" ibaresi diğer (724) rivayette "ferak'ın kendisi olan bir kaptan yıkanırdı" başka (726) rivayette: "Bir sa' kadar bir kap istedi ve onunla yıkandı." Öteki (733) rivayette "beş mekkuk ile gusleder, bir mekkuk ile abdest alırdı." Öteki (736) rivayette "bir sa' onun guslüne yeter, bir mudd de abdestine yeterdi." Diğer (735) rivayette "bir mudd ile abdest alır, bir sa' ile beş mudde kadar su ile de guslederdi" denilmektedir. İmam Şafii ve ondan başka birtakım ilim adamları şöyle demişlerdir: Bu rivayetleri bir arada telif etmek şöyle olur: Burada sözü edilen gusüller en fazla suyu bulup kullandığı ve en azını bulup kullandığı çeşitli durumlarda sözkonusu olmuştur. İşte bu da taharette tam olarak kullanılması kap eden su miktarının bir sınırının bulunmadığına delildir. Allah en iyi bilendir. (731) Ebu'ş-Şa'sa'nın adı Cabir b. Zeyd'dir. (732) "Büyük bir ihtimalle bildiğim ve habrladığım şu ki. .. " (4/6) Hatınmdan geçen, içimden geçen demek istiyor. Bal ise kalp ve zihin demektir. el-Ezherı der ki: Hatara bi bali va ala bali (hatırımdan geçti) denilir. Başkası da habr insanın içinden geçiveren duygudur demişlerdir, çoğulu havabr gelir. Bu hadisi Müslim -yüce Allah'ın rahmeti ona- mutabaat olmak üzere zikretmiştir. Yoksa ona itimat etmek maksadıyla bunu zikretmiş değildir. Allah en iyi bilendir

Kaynak

Sahîh-i Müslim, 3/57 (No: 735)

https://sunnah.com/muslim/3/57

Sahîh-i Müslim — hocanın diğer içerikleri

Sahîh-i Müslim — The Book of I'tikaf — Hadis No: 2790

Hadis
وَحَدَّثَنِي أَبُو بَكْرِ بْنُ نَافِعٍ الْعَبْدِيُّ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ، عَنِ الأَسْوَدِ، عَنْ عَائِشَةَ، - رضى الله عنها - أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم لَمْ يَصُمِ الْعَشْرَ ‏.‏

Bana Ebû Bekir b. Nâfi' El-Abdî rivayet etti. (Dediki): Bize Abdurrahman rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyan, A'meş'den, o da İbrahim'den, o da Esved'den, o da Âişe (Radiyallahû anfıa)'dan naklen rivayet ettiki, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellenı), Zi*l-Hîece'nin ilk on gününde oruç tutmamış

Oruç
Detay →

Sahîh-i Müslim — The Book of Faith — Hadis No: 143

Hadis
حَدَّثَنَا هَدَّابُ بْنُ خَالِدٍ الأَزْدِيُّ، حَدَّثَنَا هَمَّامٌ، حَدَّثَنَا قَتَادَةُ، حَدَّثَنَا أَنَسُ بْنُ مَالِكٍ، عَنْ مُعَاذِ بْنِ جَبَلٍ، قَالَ كُنْتُ رِدْفَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم لَيْسَ بَيْنِي وَبَيْنَهُ إِلاَّ مُؤْخِرَةُ الرَّحْلِ فَقَالَ ‏"‏ يَا مُعَاذَ بْنَ جَبَلٍ ‏"‏ ‏.‏ قُلْتُ لَبَّيْكَ رَسُولَ اللَّهِ وَسَعْدَيْكَ ‏.‏ ثُمَّ سَارَ سَاعَةً ثُمَّ قَالَ ‏"‏ يَا مُعَاذَ بْنَ جَبَلٍ ‏"‏ ‏.‏ قُلْتُ لَبَّيْكَ رَسُولَ اللَّهِ وَسَعْدَيْكَ ‏.‏ ثُمَّ سَارَ سَاعَةَ ثُمَّ قَالَ ‏"‏ يَا مُعَاذَ بْنَ جَبَلٍ ‏"‏ ‏.‏ قُلْتُ لَبَّيْكَ رَسُولَ اللَّهِ وَسَعْدَيْكَ ‏.‏ قَالَ ‏"‏ هَلْ تَدْرِي مَا حَقُّ اللَّهِ عَلَى الْعِبَادِ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ قُلْتُ اللَّهُ وَرَسُولُهُ أَعْلَمُ ‏.‏ قَالَ ‏"‏ فَإِنَّ حَقَّ اللَّهِ عَلَى الْعِبَادِ أَنْ يَعْبُدُوهُ وَلاَ يُشْرِكُوا بِهِ شَيْئًا ‏"‏ ‏.‏ ثُمَّ سَارَ سَاعَةً ثُمَّ قَالَ ‏"‏ يَا مُعَاذَ بْنَ جَبَلٍ ‏"‏ ‏.‏ قُلْتُ لَبَّيْكَ رَسُولَ اللَّهِ وَسَعْدَيْكَ ‏.‏ قَالَ ‏"‏ هَلْ تَدْرِي مَا حَقُّ الْعِبَادِ عَلَى اللَّهِ إِذَا فَعَلُوا ذَلِكَ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ قُلْتُ اللَّهُ وَرَسُولُهُ أَعْلَمُ ‏.‏ قَالَ ‏"‏ أَنْ لاَ يُعَذِّبَهُمْ ‏"‏ ‏.‏

Bize Heddab b. Halid el-Ezdi tahdis etti. (Dedi ki): Bize Hemmam rivayet etti. (Dediki): Bize Katade rivayet etti. (Dediki): Bize Enes b. Malik, Muaz b. Cebel'den şöyle dediğini tahdis etti. Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in bineğinin arkasına binmiştim. Benimle onun arkasında semerin arka kaşından başka hiçbir şey yoktu. Allah Resulü: "Ey Muaz b. Cebel" buyurdu. Ben: Lebbeyk ya Resulullah ve sadeyk, dedim sonra bir süre daha yürüdü sonra: "Ey Muaz b. Cebel" buyurdu. Ben: Lebbeyk ya Resulullah ve sadeyk, dedim. Bir süre daha yürüdükten sonra: "Ey Muaz b. Cebel" buyurdu. Ben: Lebbeyk ya Resulullah ve sadeyk dedim. O: ''Allah'ın kulları üzerindeki hakkı nedir bilir misin" buyurdu. Ben: Allah ve Resulü daha iyi bilir, dedim. O: ''Allah'ın kulları üzerindeki hakkı ona ibadet etmeleri ve ona hiçbir şeyi ortak koşmamalarıdır" buyurdu. Sonra bir süre daha yol aldı. Arkasından: "Ey Muaz b. Cebel" buyurdu. Ben: Lebbeyk ya Rasulullah ve sadeyk dedim. O: "Peki, kulları bunu yapacak olurlarsa onların Allah üzerindeki haklarının ne olduğunu bilir misin" buyurdu. Ben: Allah ve Rasulü en iyi bilir, dedim. O: "Kendilerini azaplandırmamasıdır" buyurdu. Diğer tahric: Buhari, 5967, 6267, 6500; Tuhfetu'l-Eşraf

Genel
Detay →

Sahîh-i Müslim — The Book of Mosques and Places of Prayer — Hadis No: 1555

Hadis
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، وَابْنُ، بَشَّارٍ قَالاَ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ عَمْرِو بْنِ مُرَّةَ، قَالَ سَمِعْتُ ابْنَ أَبِي لَيْلَى، قَالَ حَدَّثَنَا الْبَرَاءُ بْنُ عَازِبٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم كَانَ يَقْنُتُ فِي الصُّبْحِ وَالْمَغْرِبِ ‏.‏

Bize Muhammed b. El-Müsennâ ile İbni Beşşâr rivayet ettiler. Dedilerki: Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be, Amr b. Murra'dan rivayet etti. Demişki: Ben İbni Ebî Leylâ'dan dinledim. Dediki: Bize Berâ' b. Âzib rivayet ettiki, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) sabah ve akşam namazlarında kunût yaparmış

Namaz
Detay →

Sahîh-i Müslim — The Book of Prayers — Hadis No: 837

Hadis
حَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ الْحَنْظَلِيُّ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَكْرٍ، ح وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ رَافِعٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، قَالاَ أَخْبَرَنَا ابْنُ جُرَيْجٍ، ح وَحَدَّثَنِي هَارُونُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، - وَاللَّفْظُ لَهُ - قَالَ حَدَّثَنَا حَجَّاجُ بْنُ مُحَمَّدٍ، قَالَ قَالَ ابْنُ جُرَيْجٍ أَخْبَرَنِي نَافِعٌ، مَوْلَى ابْنِ عُمَرَ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ، أَنَّهُ قَالَ كَانَ الْمُسْلِمُونَ حِينَ قَدِمُوا الْمَدِينَةَ يَجْتَمِعُونَ فَيَتَحَيَّنُونَ الصَّلَوَاتِ وَلَيْسَ يُنَادِي بِهَا أَحَدٌ فَتَكَلَّمُوا يَوْمًا فِي ذَلِكَ فَقَالَ بَعْضُهُمُ اتَّخِذُوا نَاقُوسًا مِثْلَ نَاقُوسِ النَّصَارَى وَقَالَ بَعْضُهُمْ قَرْنًا مِثْلَ قَرْنِ الْيَهُودِ فَقَالَ عُمَرُ أَوَلاَ تَبْعَثُونَ رَجُلاً يُنَادِي بِالصَّلاَةِ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ يَا بِلاَلُ قُمْ فَنَادِ بِالصَّلاَةِ ‏"‏ ‏.‏

Bize İshâk b. İbrâhîm el-Hanzalî rivayet etti (Dediki); Bize Muhammed b. Bekr rivayet etti. H. Bize Muhammed b. Râfi'de rivayet etti (Dediki): Bize Abdürrezzâk rivayet etti. Bunların ikiside; Bize İbni Cüreyc haber verdi, dediler. H. Bana Hârun b. Abdillâh dahi rivayet etti. Lâfız onundur. Dediki: Bize Haccâc b. Muhammed rivayet etti. Dediki, İbni Cüreyc bana İbni Ömer'in azadlısı Nâfi', Abdullah b. Ömer'den naklen haber verdi, dedi. İbni Ömer şöyle demiş: Müslümanlar Medine'ye geldikleri zaman toplanırlar da namazların vakitlerini tayin ederlerdi. Namaz için hiçbir kimse ezan okumazdı. Derken bir gün bu hususta konuştular. Bâzıları hıristiyanların çan'ı gibi bir çan ittihaz edin! diğer bâzıları, yahudilerin borusu gibi bir boru olsun, dediler. Bunun üzerine Ömer: Namaza çağıran bir adam gönderseniz ya, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Ey Bilâl kalk da namaza çağır» buyurdular. İzah için buraya tıklayın

Hac & Umre
Detay →