← Ana sayfaya dön
HadisHelal & HaramSahîh-i Buhârî

Sahîh-i Buhârî — Oaths and Vows — Hadis No: 6650

حَدَّثَنِي عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا هِشَامُ بْنُ يُوسُفَ، أَخْبَرَنَا مَعْمَرٌ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ حُمَيْدِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ ـ رضى الله عنه ـ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ مَنْ حَلَفَ فَقَالَ فِي حَلِفِهِ بِاللاَّتِ وَالْعُزَّى‏.‏ فَلْيَقُلْ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ‏.‏ وَمَنْ قَالَ لِصَاحِبِهِ تَعَالَ أُقَامِرْكَ‏.‏ فَلْيَتَصَدَّقْ ‏"‏‏.‏

Tercüme

{Ebu Hureyre'den naklen Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle dediği rivayet edilmiştir: Kim Lat ve Uzza adına yemin ederse, hemen Allah'tan başka bir ilah olmadığını söylesin. Kim arkadaşına: "Gel kumar oynayalım" derse, hemen sadaka versin." Fethu'l-Bari Açıklaması: Lat, Uzza ve Tağutlar Adına Yemin Edilmez: Lat ve Uzza adına yemin etmek ile ilgili bu bölümde rivayet edilen hadis, en-Necm Süresi tefsirinde açıklanmıştı. Tağutlar adına yemin etme ile ilgili rivayet ise Müslim, Nesai ve İbn Mace'de Abdurrahman İbn Semüre'den merfu olarak nakledilmiştir: "Tağutlar ve atalarınız adına yemin etmeyin." Müslim ve İbn Mace rivayetlerinde 41}O yerine "Putlar adına yemin etmeyin» anlamında I}O denilmiştir. I}O kelimesi kelimesinin çoğulu olup put anlamındadır. Kafirlerin puta tapırıarak azgınlığa (tuğyana) düşmelerinden ötürü putlar böyle adlandırılmıştır. Yüceltmede veya bir başka hususta haddi aşan herkes tuğyana düşmüştür. Nitekim "Şüphesiz ki, (tufanda) su haddini aştığı sirada sizleri gemide Biz taşıdık'' (Hakka, 11) ayetinde de suyun taşması tuğyan kelimesi ile anlatılmıştır. 41}O ise tağut kelimesinin çoğuludur. Bu kelimenin anlamı en-Nisa süresinin tefsirinde açıklanmıştı. Alimlerin çoğunluğu Lat, Uzza ve diğer putlar adına yemin eden ya da "Şunu yaparsam Yahudi olayım veya Hıristiyan olayım ya da İslam'dan yahut Nebiden uzak olayım» diyen kimsenin yemini geçerlidir. Allah'tan bağışlanma dilemelidir. Ancak kefaret vermesi gerekmez. Bu tür sözler sarf ettikten sonra "La ilahe illailah» demesi müstehaptır. Hanefilere göre bu ifadelerle yemin eden kimsenin de kefaret ödemesi gerekir. Ancak "Nebiden uzak olayım ya da bidatçi olayım» demişse bu tarz bir yemin kefaret gerektirmez. Hanefiler bu konuda, Allah Teala'nın buyurduğu üzere, zıhar çirkin ve yalan bir söz olduğu halde (Mücadele, 2) zıhar yapanın kefaret vereceği hükmünden hareket etmişlerdir. Bu gibi şeyler üzerine yemin etmek de çirkindir. Bu rivayette bu şekilde yemin eden kimsenin sadece "La ilah e iHaliah» demesi belirtilmiş, kefaretten söz edilmemiştir. Nitekim gerekliliğine dair bir delilolmadığı sürece kefaret gerekmez. Bu konuda zıharla kıyas yapmaları doğru değildir. Çünkü bu gibi lafızlarla yeminden dolayı vacip gördükleri kefaret zıhar kefareti değildir. Ayrıca kefareti gerekli görmedikleri bazı çirkin sözleri de istisna etmişlerdir. Tüm bunlar yapılan kıyasın sahih olmadığını göstermektedir. Nevevi el-Ezkar'da şöyle demiştir: Bu sözlerle yemin etmek haramdır, te vbe gerektirir. Maverdi ve bir başkası da daha önce aynı görüşü ileri sürmüştür. Ancak haberde belirtildiği şekilde "La ilahe illailah" demek gerektiği üzerinde durmamışlardır. İbn Diryas el-Mühezzeb Şerhinde bunu kesin olarak belirtmiştir. Begavi Şerhu's-Sünne'de Hattabi'ye tabi olarak şöyle demiştir: Bu hadiste İslam'a uygun olmayan bir tarzda yemin eden kimsenin günahkar olacağını ancak kefaret vermesi gerekmediğini, tevbe etmesi gerektiğini belirtilmiştir. Zira Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ona kelime-i tevhidi söylemesini emretmiştir. Çünkü Lat ve Uzza adına yemin etmek kefaret gerektiren bir duruma benzer, bu kefaret de kelime-i tevhit ile karşılanır. Et-Tibi şöyle demiştir: Lat ve Uzza adına yemin etmenin ardından kumardan bahsedilmesinde şöyle bir hikmet vardır: Lat ve Uzza adına yemin etmek yemin konusunda kafirlerle aynı şeyi yapmaktır. Bu kimseye tevhit emredilmiştir. Kumar oynamaya davet eden kimse de oyunları konusunda kafirlere benzemektir. Bunun kefareti de sadaka vermektir. Hadiste kumar oynamaya çağıran kimsenin kefaret olarak sadaka vermesi emredilmişse kumar oynayan kişinin de sadaka vermesi gereklidir

Kaynak

Sahîh-i Buhârî, 83/29 (No: 6650)

https://sunnah.com/bukhari/83/29

Sahîh-i Buhârî — hocanın diğer içerikleri

Sahîh-i Buhârî — Prophetic Commentary on the Qur'an (Tafseer of the Prophet (pbuh)) — Hadis No: 4591

Hadis
حَدَّثَنِي عَلِيُّ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ عَمْرٍو، عَنْ عَطَاءٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ ـ رضى الله عنهما ـ ‏{‏وَلاَ تَقُولُوا لِمَنْ أَلْقَى إِلَيْكُمُ السَّلاَمَ لَسْتَ مُؤْمِنًا‏}‏‏.‏ قَالَ قَالَ ابْنُ عَبَّاسٍ كَانَ رَجُلٌ فِي غُنَيْمَةٍ لَهُ فَلَحِقَهُ الْمُسْلِمُونَ فَقَالَ السَّلاَمُ عَلَيْكُمْ، فَقَتَلُوهُ وَأَخَذُوا غُنَيْمَتَهُ، فَأَنْزَلَ اللَّهُ فِي ذَلِكَ إِلَى قَوْلِهِ ‏{‏عَرَضَ الْحَيَاةِ الدُّنْيَا‏}‏ تِلْكَ الْغُنَيْمَةُ‏.‏ قَالَ قَرَأَ ابْنُ عَبَّاسٍ السَّلاَمَ‏.‏

(İbn Abbas'ın "Size selam verene, 'Sen mümin değilsin, i demeyin," ayeti hakkında şöyle dediği rivayet edilmiştir: Adamın biri kendisine ait küçük bir sürüyü otlatıyordu. Derken Müslümanlar onun yanına geldi. Adam onlara, "es-Selamu aleykum/Allah'ın selamı üzerinize olsun," dedi. Buna rağmen Müslümanlar onu öldürüp koyunlarına el koydular. İşte bu olay hakkında Allah Teala "Ey iman edenler! Allah yolunda savaşa çıktığınız zaman iyi anlayıp dinleyin. Size selam verene, dünya hayatının geçici menfaatine göz dikerek 'Sen mümin değilsin,' demeyin," ayetini indirdi. Bu ayette geçen dünya hayatının geçici menfaati ile kastedilen, küçük koyun sürüsüdür. İbn Abbas ayette geçen ve farklı şekillerde okunan r)l:ıl/es-selam ifadesini bir elif ile uzatarak es-selam şeklinde okumuştur. Fethu'l-Bari Açıklaması: Simak rivayetine göre . !fekateıo.hü ifadesinden sonra şu ziyade bulunmaktadır: "Bu adam sadece bizden korunmak için selam verdi." Bu ayete göre, bir şekilde Müslümanlık alameti taşıdığını gösteren hiç kimse, Müslüman olup olmadığı konusunda imtihan edilmedikçe öldürülmez. Çünkü selam vermek, Müslümanlara özgü bir selamlaşmadır. İnsanlar Cahiliyye döneminde bundan farklı sözlerle selamlaşıyordu. Dolayısıyla r)Ul/es-selamü aleyküm şeklinde selam vermek, Müslümanlığın bir alametidir. Bu ayetin diğer kıraatında r)l:ıl/es-selame kelimesi, r-LJyes-seleme şeklinde okunmuştur. Anlamı ise boyun eğmektir. Boyun eğmek de Islam'ın bir alametidir. Çünkü İslam kelimesi sözlükte boyun eğmek anlamına gelir. Bu anlattıklarımdan, selam vermek veya boyun eğmek gibi dinin alametlerinden sadece birini taşıyan kimsenin Müslüman olduğu ve Müslümanlar gibi muamele göreceği sonucu çıkmaz. Aksine mutlaka kelime-i şehadetin söylenmesi gerekir. Ehl-i Kitab'ın ve müşriklerin kelime-i şehadeti söylemeleri arasında fark vardır. Kişi buna göre kelime-i şehadeti söylemelidir

Namaz
Detay →

Sahîh-i Buhârî — Military Expeditions led by the Prophet (pbuh) (Al-Maghaazi) — Hadis No: 4426

Hadis
حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، قَالَ سَمِعْتُ الزُّهْرِيَّ، عَنِ السَّائِبِ بْنِ يَزِيدَ، يَقُولُ أَذْكُرُ أَنِّي خَرَجْتُ مَعَ الْغِلْمَانِ إِلَى ثَنِيَّةِ الْوَدَاعِ نَتَلَقَّى رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم‏.‏ وَقَالَ سُفْيَانُ مَرَّةً مَعَ الصِّبْيَانِ‏.‏

Saib b. Yezid dedi ki: "Ben Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i karşılamak üzere başka çocuklarla birlikte SeniyyetulI-Veda'a gittiğimi hatırlıyorum." Ravilerinden Süfyan bir defasında (çocuklar anlamındaki "gılman ile birlikte" yerine) "sabilerle birlikte" demiştir

Aile
Detay →

Sahîh-i Buhârî — Hajj (Pilgrimage) — Hadis No: 1610

Hadis
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ سِنَانٍ، حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ هَارُونَ، أَخْبَرَنَا وَرْقَاءُ، أَخْبَرَنَا زَيْدُ بْنُ أَسْلَمَ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ رَأَيْتُ عُمَرَ بْنَ الْخَطَّابِ ـ رضى الله عنه ـ قَبَّلَ الْحَجَرَ وَقَالَ لَوْلاَ أَنِّي رَأَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَبَّلَكَ مَا قَبَّلْتُكَ‏.‏

Zeyd İbn Eslem'in naklettiğine göre babası şöyle demiştir: "Hz. Ömer'i r.a., Hacerü'l-Esved'i öptükten sonra, "Eğer Resulullah'ı seni öperken görmeseydim ben de öpmezdim" derken gördüm

Hac & Umre
Detay →

Sahîh-i Buhârî — Fighting for the Cause of Allah (Jihaad) — Hadis No: 2825

Hadis
حَدَّثَنَا عَمْرُو بْنُ عَلِيٍّ، حَدَّثَنَا يَحْيَى، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، قَالَ حَدَّثَنِي مَنْصُورٌ، عَنْ مُجَاهِدٍ، عَنْ طَاوُسٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ ـ رضى الله عنهما ـ أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم قَالَ يَوْمَ الْفَتْحِ ‏ "‏ لاَ هِجْرَةَ بَعْدَ الْفَتْحِ وَلَكِنْ جِهَادٌ وَنِيَّةٌ، وَإِذَا اسْتُنْفِرْتُمْ فَانْفِرُوا ‏"‏‏.‏

İbn Abbas'ın naklettiğine göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Mekke fethedildiği gün şöyle buyurmuştur: "Artık fetihten sonra hicret yoktur. Ancak cihad ve niyet devamlıdır. Eğer savaşa çağırılırsanız derhal savaşa çıkın

Hac & Umre
Detay →