← Ana sayfaya dön
HadisNamazSahîh-i Buhârî

Sahîh-i Buhârî — Medicine — Hadis No: 5782

حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ، حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ جَعْفَرٍ، عَنْ عُتْبَةَ بْنِ مُسْلِمٍ، مَوْلَى بَنِي تَيْمٍ عَنْ عُبَيْدِ بْنِ حُنَيْنٍ، مَوْلَى بَنِي زُرَيْقٍ عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ ـ رضى الله عنه ـ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ إِذَا وَقَعَ الذُّبَابُ فِي إِنَاءِ أَحَدِكُمْ، فَلْيَغْمِسْهُ كُلَّهُ، ثُمَّ لْيَطْرَحْهُ، فَإِنَّ فِي أَحَدِ جَنَاحَيْهِ شِفَاءً وَفِي الآخَرِ دَاءً ‏"‏‏.‏

Tercüme

Ebu Hureyre r.a.'dan rivayete göre Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Sinek herhangi birinizin kabına düştüğü vakit onu önce tamamıyla daldırsın, sonra onu atsın. Çünkü onun kanatlarından birisinde hastalık, diğerinde şifa vardır." Fethu'l-Bari Açıklaması: "Sizden birinizin kabına ... " Hadis, Bed'u'l-Halk bahsinde "içecek(ine)" lafzı ile geçmişti. Nesai ve İbn Mace'de yer alan İbn Hibban'ın da sahih olduğunu belirttiği Ebu Said'in rivayet ettiği hadiste ise: "Yemeğe düştüğü zaman" şeklindedir. Ama "kap" tabiri daha kapsamlıdır. "Onu bütünüyle daldırsın." Bu, hastalığa karşı ilacın yer alması için yol gösterici bir emirdir. "Bütünüyle, büsbütün" lafzı ise, bir kısmını da1dırmakla yetinmek şeklindeki mecazi bir anlamın çıkartılmasını önlemek içindir. Ebu Davud'un zikrettiği ve İbn Hibban'ın sahih olduğunu belirttiği Said elMakburi'nin Ebu Hureyre yoluyla gelen rivayetinde: "Ve o hastalığın bulunduğu kanadı ile korunur" ibaresi yer almakla birlikte, benim hadisin görebildiğim rivayet yollarındanherhangi birisinde şifanın bulunduğu kanadın hangisi olduğunun tayin edildiğini göremedim. Fakat kimi ilim adamının naklettiğine göre o bunu iyice incelemiş ve sineğin sol kanadı ile kendisini korumaya çalıştığını görmüş, böylelikle şifanın bulunduğu kanadın sağ kanat olduğunu anlamıştır. Bundaki münasebet açıkça ortadadır. Kaydedilen Ebu Said yoluyla gelen hadiste o zehri öne sürer, şifayı da geriye bırakır. Bu rivayetten de, başlıktaki hadiste söz konusu olan "hastalık" lafzı ile zehrin kastedildiği anlaşılmaktadır. "Diğerinde de şifa vardır." Bu hadis az miktardaki suyun içine, yapısında akacak kadar bir şeyleri barındırmayan bir canlının düşmesi ile necis olmadığına delil gösterilmiştir. Bunun delil gösterilme şekli de -Beyhaki'nin Şafiı'den rivayet ettiği üzere- şöyledir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem suyun içinde öldüğü takdirde suyu necis yapan bir şeyin suya daldırılmasını emretmez. Çünkü böyle bir şey suyu bozar. Ebu.'t-Tayyib et-Taberi de şöyle demektedir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem bu hadis ile necaseti ya da tahareti beyan etmek istememiştir. O sadece sineğin zararından tedaviyi açıklamayı kastetmiştir. Aynı şekilde develerin ağıllarında namaz kılmayı nehyedip, koyunların ağıllarında namaz kılmaya izin vermekten kastı da bir yerin taharetini ya da necasetini açıklamak değildir. O bununla develer ile birlikte huşCı'un söz konusu olamayacağına, koyunlar hakkında ise durumun böyle olmadığına işaret etmiştir. Derim ki: Bu sahih bir açıklamadır. Ancak, bu hadisten başka bir hükmün çıkartılmasına da engel değildir

Kaynak

Sahîh-i Buhârî, 76/93 (No: 5782)

https://sunnah.com/bukhari/76/93

Sahîh-i Buhârî — hocanın diğer içerikleri

Sahîh-i Buhârî — Beginning of Creation — Hadis No: 3214

Hadis
وَحَدَّثَنَا إِسْحَاقُ، أَخْبَرَنَا وَهْبُ بْنُ جَرِيرٍ، حَدَّثَنَا أَبِي قَالَ، سَمِعْتُ حُمَيْدَ بْنَ هِلاَلٍ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ كَأَنِّي أَنْظُرُ إِلَى غُبَارٍ سَاطِعٍ فِي سِكَّةِ بَنِي غَنْمٍ‏.‏ زَادَ مُوسَى مَوْكِبَ جِبْرِيلَ‏.‏

Enes bin Malik r.a.'in şöyle dediği nakledilmiştir: "Ganm oğulları sokağından kalkan toz hala gözlerimin önünde!" Musa İbn İsmail bu rivayeti şu ek bilgiyle nakletmiştir: "Cebrail'in gezdiği o yerleri (hala görür gibiyim)

Aile
Detay →

Sahîh-i Buhârî — Beginning of Creation — Hadis No: 3217

Hadis
حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا هِشَامٌ، أَخْبَرَنَا مَعْمَرٌ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ أَبِي سَلَمَةَ، عَنْ عَائِشَةَ ـ رضى الله عنها ـ أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم قَالَ لَهَا ‏ "‏ يَا عَائِشَةُ، هَذَا جِبْرِيلُ يَقْرَأُ عَلَيْكِ السَّلاَمَ ‏"‏‏.‏ فَقَالَتْ وَعَلَيْهِ السَّلاَمُ وَرَحْمَةُ اللَّهِ وَبَرَكَاتُهُ‏.‏ تَرَى مَا لاَ أَرَى‏.‏ تُرِيدُ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم‏.‏

Hz. Aişe'nin şöyle dediği nakledilmiştir:"Bir gün Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bana: 'Ey Aişe, işte Cebrail عليك السلام sana selam söylüyor' buyurdu. Ben de: " وعليه السلام ورحمة الله وبركاته Allah'ın selamı, rahmeti ve bereketi onun da üzerine olsun! Sen benim göremediğimi görüyorsun!" dedim." Tekrar: 3768, 6201, 6249 Diğer tahric edenler: Tirmizi Edeb, Müslim, Fedailü-üs Sahabe

Ahlâk
Detay →

Sahîh-i Buhârî — Beginning of Creation — Hadis No: 3216

Hadis
حَدَّثَنَا آدَمُ، حَدَّثَنَا شَيْبَانُ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ أَبِي كَثِيرٍ، عَنْ أَبِي سَلَمَةَ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ سَمِعْتُ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ ‏"‏ مَنْ أَنْفَقَ زَوْجَيْنِ فِي سَبِيلِ اللَّهِ دَعَتْهُ خَزَنَةُ الْجَنَّةِ أَىْ فُلُ هَلُمَّ ‏"‏‏.‏ فَقَالَ أَبُو بَكْرٍ ذَاكَ الَّذِي لاَ تَوَى عَلَيْهِ‏.‏ قَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ أَرْجُو أَنْ تَكُونَ مِنْهُمْ ‏"‏‏.‏

Ebu Hureyre r.a.'den nakledildiğine göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Kim Allah yolunda bir çift malını infak ederse cennetteki sorumlu melekler ona: 'Ey falanca, gel buraya!' derler." Bunun üzerine Ebu Bekir r.a.: 'Öyleyse bu kişi için asla yok olma söz konusu değil!' dedi. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ise ona: 'Umarım sen böylelerinden olursun!' diye karşılık verdi

Zekât
Detay →

Sahîh-i Buhârî — Beginning of Creation — Hadis No: 3220

Hadis
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ مُقَاتِلٍ، أَخْبَرَنَا عَبْدُ اللَّهِ، أَخْبَرَنَا يُونُسُ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، قَالَ حَدَّثَنِي عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ ـ رضى الله عنهما ـ قَالَ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَجْوَدَ النَّاسِ، وَكَانَ أَجْوَدَ مَا يَكُونُ فِي رَمَضَانَ حِينَ يَلْقَاهُ جِبْرِيلُ، وَكَانَ جِبْرِيلُ يَلْقَاهُ فِي كُلِّ لَيْلَةٍ مِنْ رَمَضَانَ، فَيُدَارِسُهُ الْقُرْآنَ، فَلَرَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم حِينَ يَلْقَاهُ جِبْرِيلُ أَجْوَدُ بِالْخَيْرِ مِنَ الرِّيحِ الْمُرْسَلَةِ‏.‏ وَعَنْ عَبْدِ اللَّهِ حَدَّثَنَا مَعْمَرٌ بِهَذَا الإِسْنَادِ نَحْوَهُ‏.‏ وَرَوَى أَبُو هُرَيْرَةَ وَفَاطِمَةُ ـ رضى الله عنهما ـ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم أَنَّ جِبْرِيلَ كَانَ يُعَارِضُهُ الْقُرْآنَ‏.‏

Abdullah İbn Abbas r.a.'in şöyle dediği nakledilmiştir: "Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem insanların en cömerdi idi. Hele Ramazan girip Cebrail (A.S.) ile buluştuğunda daha da cömert olurdu. Cebrail (A.S.), Ramazan ayında her gece Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile buluşurdu ve onunla birlikte Kur'an'ı mütalaa ederdi ......... İşte Cebrail (A.S.), Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile buluştuğu zaman Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem rüzgarlar gibi cömert olurdu." Ebu. Hureyre ve Hz. Fatıma bu hadisteki bir bölümü şöyle rivayet etmişlerdir: "Cebraiı, onunla birlikte Kur'an'ı karşılaştırmalı olarak okurdu

Oruç
Detay →