← Ana sayfaya dön
HadisNamazSahîh-i Buhârî

Sahîh-i Buhârî — Medicine — Hadis No: 5693

حَدَّثَنَا صَدَقَةُ بْنُ الْفَضْلِ، أَخْبَرَنَا ابْنُ عُيَيْنَةَ، قَالَ سَمِعْتُ الزُّهْرِيَّ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ، عَنْ أُمِّ قَيْسٍ بِنْتِ مِحْصَنٍ، قَالَتْ سَمِعْتُ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ ‏ "‏ عَلَيْكُمْ بِهَذَا الْعُودِ الْهِنْدِيِّ، فَإِنَّ فِيهِ سَبْعَةَ أَشْفِيَةٍ‏.‏ يُسْتَعَطُ بِهِ مِنَ الْعُذْرَةِ، وَيُلَدُّ بِهِ مِنْ ذَاتِ الْجَنْبِ ‏"‏‏.‏ وَدَخَلْتُ عَلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم بِابْنٍ لِي لَمْ يَأْكُلِ الطَّعَامَ فَبَالَ عَلَيْهِ، فَدَعَا بِمَاءٍ فَرَشَّ عَلَيْهِ‏.‏

Tercüme

Mihsan kızı Ümmü Kays'tan, dedi ki: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i şöyle buyururken dinledim: Ben size bu Ud-i hindi'yi tavsiye ederim. Çünkü onda yedi türlü şifa vardır: Uzre (denilen boğaz) hastalığı için o buruna ilaç olarak çekilir ve zatu'l-cenb hastalığından ötürü de (su ile) hastaya içirilir." Bu Hadis 5713.5715 ve 5718 numara ile de geçiyor [-5693-] (Yine Ümmü Kays'tan, dedi ki): "Henüz yemek yemeğe başlamamış bir oğlum ile Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in huzuruna girdim. Onun üzerine küçük abdestini bozunca bir su getirilmesini istedi ve değdiği yere serpti." Fethu'l-Bari Açıklaması: "Hindi ve bahri kust ilacını buruna damlatmak." Ebu Bekir b. el-Arabı dedi ki: Kust, siyah renkli hindi ve beyaz renkli bahrı olmak üzere iki türlüdür. Hindı türünün harareti daha çoktur. "(Kef harfi ile) kuşitat ile (kaf harfi ile) kuşitat gibi. Abdullah (b. Mesud) da (kaf harfi ile) kuşitat diye okumuştur." Nesefi ayrıca "yani nuziat: söküldü, çekip alındı demektir" fazlalığını eklemiştir. "Çünkü onda yedi türlü şifa vardır. Boğaz hastalığından ötürü o buruna damlatılır ve zatu'l-cenb dolayısı ile de o hastaya içirilir." Hadiste bu şekilde yedisinden sadece ikisi zikredilmiş bulunmaktadır. Ya yedisini de hadiste zikretmiş; ama ravi hadisi ihtisar etmiş yahut o sırada diğer beşi bulunmayıp sadece bu ikisinin varlığı söz konusu olduğundan ikisini zikretmiş olabilir. İleride, bu ikinci ihtimali güçlendiren ifadeler gelecektir. Doktorlar, kustun faydaları arasında şunları da zikretmektedir: Kust, ay hali kanını ve idrarı söktürür. Bağırsak kurtlarını öldürür. Zehire karşı panzehir özelliği vardır. Hummayı giderir, mideyi ısıtır, cima' arzusunu harekete geçirir, yüzde hamilelik ve benzeri sebeplerle oluşan benekleri gidererek parlaklık verir. Doktorlar bu açıklamalarıyla yedi hastalıktan fazlasını zikretmişlerdir. Bazı şarihler de şöyle cevap verirler: Yedi tanesi vahiy ile bilinmiştir. Bundan fazla olanları ise deney ile bilinmektedir. O bakımdan Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem kesinliği dolayısıyla vahiy ile bildirilenleri söz konusu etmekle yetinmiştir. el-Uzra denilen boğaz ağrısı, çoğunlukla küçük çocuklarda görülen bir boğaz ağrısı türüdür. Kulak ile boğaz arasındaki ya da burun ile boğaz arasındaki boşlukta meydana gelen bir iltihap olduğu da söylenmiştir. Denildiğine göre ona bu adın veriliş sebebi, çoğunlukla el-uzra denilen yıldız grubunun doğuşu esnasında ortaya çıkmasıdır. Bunlar ise eş-şi'ra el-abCır denilen yıldızın altında çıkan beş tane yıldızdır. Bunlara aynı zamanda el-azara adı da verilir. Bunların doğuşu, sıcağın ortalarına rastlar

Kaynak

Sahîh-i Buhârî, 76/15 (No: 5693)

https://sunnah.com/bukhari/76/15

Sahîh-i Buhârî — hocanın diğer içerikleri

Sahîh-i Buhârî — Beginning of Creation — Hadis No: 3214

Hadis
وَحَدَّثَنَا إِسْحَاقُ، أَخْبَرَنَا وَهْبُ بْنُ جَرِيرٍ، حَدَّثَنَا أَبِي قَالَ، سَمِعْتُ حُمَيْدَ بْنَ هِلاَلٍ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ كَأَنِّي أَنْظُرُ إِلَى غُبَارٍ سَاطِعٍ فِي سِكَّةِ بَنِي غَنْمٍ‏.‏ زَادَ مُوسَى مَوْكِبَ جِبْرِيلَ‏.‏

Enes bin Malik r.a.'in şöyle dediği nakledilmiştir: "Ganm oğulları sokağından kalkan toz hala gözlerimin önünde!" Musa İbn İsmail bu rivayeti şu ek bilgiyle nakletmiştir: "Cebrail'in gezdiği o yerleri (hala görür gibiyim)

Aile
Detay →

Sahîh-i Buhârî — Beginning of Creation — Hadis No: 3217

Hadis
حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا هِشَامٌ، أَخْبَرَنَا مَعْمَرٌ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ أَبِي سَلَمَةَ، عَنْ عَائِشَةَ ـ رضى الله عنها ـ أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم قَالَ لَهَا ‏ "‏ يَا عَائِشَةُ، هَذَا جِبْرِيلُ يَقْرَأُ عَلَيْكِ السَّلاَمَ ‏"‏‏.‏ فَقَالَتْ وَعَلَيْهِ السَّلاَمُ وَرَحْمَةُ اللَّهِ وَبَرَكَاتُهُ‏.‏ تَرَى مَا لاَ أَرَى‏.‏ تُرِيدُ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم‏.‏

Hz. Aişe'nin şöyle dediği nakledilmiştir:"Bir gün Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bana: 'Ey Aişe, işte Cebrail عليك السلام sana selam söylüyor' buyurdu. Ben de: " وعليه السلام ورحمة الله وبركاته Allah'ın selamı, rahmeti ve bereketi onun da üzerine olsun! Sen benim göremediğimi görüyorsun!" dedim." Tekrar: 3768, 6201, 6249 Diğer tahric edenler: Tirmizi Edeb, Müslim, Fedailü-üs Sahabe

Ahlâk
Detay →

Sahîh-i Buhârî — Beginning of Creation — Hadis No: 3216

Hadis
حَدَّثَنَا آدَمُ، حَدَّثَنَا شَيْبَانُ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ أَبِي كَثِيرٍ، عَنْ أَبِي سَلَمَةَ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ سَمِعْتُ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ ‏"‏ مَنْ أَنْفَقَ زَوْجَيْنِ فِي سَبِيلِ اللَّهِ دَعَتْهُ خَزَنَةُ الْجَنَّةِ أَىْ فُلُ هَلُمَّ ‏"‏‏.‏ فَقَالَ أَبُو بَكْرٍ ذَاكَ الَّذِي لاَ تَوَى عَلَيْهِ‏.‏ قَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ أَرْجُو أَنْ تَكُونَ مِنْهُمْ ‏"‏‏.‏

Ebu Hureyre r.a.'den nakledildiğine göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Kim Allah yolunda bir çift malını infak ederse cennetteki sorumlu melekler ona: 'Ey falanca, gel buraya!' derler." Bunun üzerine Ebu Bekir r.a.: 'Öyleyse bu kişi için asla yok olma söz konusu değil!' dedi. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ise ona: 'Umarım sen böylelerinden olursun!' diye karşılık verdi

Zekât
Detay →

Sahîh-i Buhârî — Beginning of Creation — Hadis No: 3220

Hadis
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ مُقَاتِلٍ، أَخْبَرَنَا عَبْدُ اللَّهِ، أَخْبَرَنَا يُونُسُ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، قَالَ حَدَّثَنِي عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ ـ رضى الله عنهما ـ قَالَ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَجْوَدَ النَّاسِ، وَكَانَ أَجْوَدَ مَا يَكُونُ فِي رَمَضَانَ حِينَ يَلْقَاهُ جِبْرِيلُ، وَكَانَ جِبْرِيلُ يَلْقَاهُ فِي كُلِّ لَيْلَةٍ مِنْ رَمَضَانَ، فَيُدَارِسُهُ الْقُرْآنَ، فَلَرَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم حِينَ يَلْقَاهُ جِبْرِيلُ أَجْوَدُ بِالْخَيْرِ مِنَ الرِّيحِ الْمُرْسَلَةِ‏.‏ وَعَنْ عَبْدِ اللَّهِ حَدَّثَنَا مَعْمَرٌ بِهَذَا الإِسْنَادِ نَحْوَهُ‏.‏ وَرَوَى أَبُو هُرَيْرَةَ وَفَاطِمَةُ ـ رضى الله عنهما ـ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم أَنَّ جِبْرِيلَ كَانَ يُعَارِضُهُ الْقُرْآنَ‏.‏

Abdullah İbn Abbas r.a.'in şöyle dediği nakledilmiştir: "Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem insanların en cömerdi idi. Hele Ramazan girip Cebrail (A.S.) ile buluştuğunda daha da cömert olurdu. Cebrail (A.S.), Ramazan ayında her gece Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile buluşurdu ve onunla birlikte Kur'an'ı mütalaa ederdi ......... İşte Cebrail (A.S.), Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile buluştuğu zaman Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem rüzgarlar gibi cömert olurdu." Ebu. Hureyre ve Hz. Fatıma bu hadisteki bir bölümü şöyle rivayet etmişlerdir: "Cebraiı, onunla birlikte Kur'an'ı karşılaştırmalı olarak okurdu

Oruç
Detay →