← Ana sayfaya dön
HadisNikâhSahîh-i Buhârî

Sahîh-i Buhârî — Invocations — Hadis No: 6360

حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مَسْلَمَةَ، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي بَكْرٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَمْرِو بْنِ سُلَيْمٍ الزُّرَقِيِّ، قَالَ أَخْبَرَنِي أَبُو حُمَيْدٍ السَّاعِدِيُّ، أَنَّهُمْ قَالُوا يَا رَسُولَ اللَّهِ كَيْفَ نُصَلِّي عَلَيْكَ قَالَ ‏ "‏ قُولُوا اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى مُحَمَّدٍ وَأَزْوَاجِهِ وَذُرِّيَّتِهِ، كَمَا صَلَّيْتَ عَلَى آلِ إِبْرَاهِيمَ، وَبَارِكْ عَلَى مُحَمَّدٍ وَأَزْوَاجِهِ وَذُرِّيَّتِهِ، كَمَا بَارَكْتَ عَلَى آلِ إِبْرَاهِيمَ، إِنَّكَ حَمِيدٌ مَجِيدٌ ‏"‏‏.‏

Tercüme

Ebu Humeyd es-Saidi'den rivayet edildiğine göre sahabiler nasıl salat getireceklerini sorduklarında Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Allahım! Muhammed, eşleri ve zürriyetine aynen İbrahim ailesi gibi salat et. Muhammed, eşleri ve zürriyetini aynen İbrahim ailesi gibi bereketlendir. Sen hamid ve mecidsin" demelerini öğütledi. Fethu'l-Bari Açıklaması: Bu babda müstakil olarak Nebi s.a.v.'den başkalarına salat getirilmesinin ya da Resulullah s.a.v. ile birlikte onun ardından başkalarına da salat edilmesinin hükmü işlenmektedir. Resulullah s.a.v. dışındakilerden maksat diğer Nebiler, melekler ve mü'minlerdir. İbn Abbas salMın Resulullah s.a.v.'e özelolduğu kanaatindeydi. İbn Ebi Şeybe'nin rivayet ettiğine göre İbn Abbas şöyle demiştir: "Bana göre saıM yalnızca Resuluılah s.a.v.'e getirilir". Bu haberin isnadı sahihtir. Nakledildiğine göre İmam Malik de bu düşüncededir ve "Biz başkasına saıM getirmekle taabbüd etmiş olmayız" demiştir. Ömer İbn Abdilaziz'den de benzer bir rivayet gelmiştir. Yine Malik'in bunu mekruh gördüğü ifade edilmiştir. Kadi İyaz ise alimlerin çoğunun müspet kanıda olduğunu söylemiştir. Süfyan ise Nebiler dışında başkasına saıM getirmenin mekruh olduğunu belirtmiştir. Kadi İyaz şöyle der: "Ben, İmam Malik ve Süfyan'ın görüşüne meyyalim. Bu muhakkik mütekellim ve fakihlerin kanaatidir. Alimlerimiz Nebilerin dışındakilerin rıza ve mağfiret ile anılacaklarını; Nebilerden başkalarına müstakil olarak salat getirmenin ise doğru bir davranış olmadığını belirtmişlerdir. Bu Beni Haşim devleti zamanında ihdas edilmiş bir bidattır. Meleklere saıM meselesinde ise açık bir hadis bilmemekteyim. mu'minlere gelince bu konuda da ihtilaf vardır. Bir görüşe göre salat yalnızca Nebi s.a.v.'e yapılır. Daha önce geçtiği üzere İmam Malik bu kanıdadır. Bir gruba göre ise müstakil olarak mu'minlere saıM getirilmez. Ancak naslarda açıkça belirtilmiş olanlara tabi olarak getirilebilir. Çünkü Kur'an'da şöyle buyurulmaktadır: "Nebi'i birbirinizi çağırdığınız gibi çağırmayın". Yine selamı öğrettiğinde "Selam bize ve salih kullar üzerine olsun" dediği halde salatı yalnızca kendisine ve ehl-i beytine has kılmıştır. el-Müfhim adlı eserinde Kurtubi ile Hanbelilerden Ebu'l-Meali'nin tercihleri de bu istikamettedir. Bu konu Ahzab suresinin tefsirinde ayrıca incelenmiştir. Sonraki dönem alimlerinden İbn Teymiye de bu kanaattedir .• Müstakil olarak mu'minlere salMı onaylamayıp başkalarına tabi kılınmak suretiyle kabul edenler de vardır. Ebu Hanife ve bir grup alim böyle düşünmektedir. Bazıları da müstakil olarak mu'minlere selamı mekruh görmüştür. Bu son görüş İbn Hanbel'den de nakledilmiştir. Hiçbir kayıt koymaksızın cevaz verenler de vardır. Buhari'nin bab başlığı ve verdiği hadisler böyle düşündüğünü göstermektedir. Bu meselede İbnü'l-Kayyım şu değerlendirmeyi yapar: Doğrusu Nebilere, meleklere, Resulullah s.a.v.'in eşlerine, ailesine, zürriyetine ve mu'minlere genelolarak salat etmenin caiz olduğu görüşüdür. Nebiler dışında hiç kimse için şiar haline gelir endişesiyle müstakil olarak saıM getirilmez. Özellikle de RaflZllerin yaptığı gibi saıM getirilenin, benzerleri hatta daha faziletli olanları ayrı tutuluyorsa (Onlar Hz. Ali'yi sahabilerden hatta Nebi s.a.v.'den ayrı tutup saıM getirirlerdi). Ancak hayatta olanlar için şiar olma endişesi yoksa beis de yoktur

Kaynak

Sahîh-i Buhârî, 80/57 (No: 6360)

https://sunnah.com/bukhari/80/57

Sahîh-i Buhârî — hocanın diğer içerikleri

Sahîh-i Buhârî — Wills and Testaments (Wasaayaa) — Hadis No: 2773

Hadis
حَدَّثَنَا أَبُو عَاصِمٍ، حَدَّثَنَا ابْنُ عَوْنٍ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، أَنَّ عُمَرَ، رضى الله عنه وَجَدَ مَالاً بِخَيْبَرَ، فَأَتَى النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم فَأَخْبَرَهُ، قَالَ ‏ "‏ إِنْ شِئْتَ تَصَدَّقْتَ بِهَا ‏"‏‏.‏ فَتَصَدَّقَ بِهَا فِي الْفُقَرَاءِ وَالْمَسَاكِينِ وَذِي الْقُرْبَى وَالضَّيْفِ‏.‏

İbn Ömer r.a.'den nakledilmiştir: Ömer r.a. Hayber'de bir toprağa sahip olmuştu. Hz. Nebi'e gelerek danıştı. Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Dilersen onu sadaka edebilirsin" buyurdu. Bunun üzerine Ömer r.a. onu fakirlere, miskinlere, yakınlara ve misafirlere vakfetti

Hac & Umre
Detay →

Sahîh-i Buhârî — Wills and Testaments (Wasaayaa) — Hadis No: 2776

Hadis
حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ يُوسُفَ، أَخْبَرَنَا مَالِكٌ، عَنْ أَبِي الزِّنَادِ، عَنِ الأَعْرَجِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ ـ رضى الله عنه ـ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ لاَ يَقْتَسِمْ وَرَثَتِي دِينَارًا، مَا تَرَكْتُ بَعْدَ نَفَقَةِ نِسَائِي وَمَئُونَةِ عَامِلِي فَهْوَ صَدَقَةٌ ‏"‏‏.‏

Ebu Hureyre r.a.'den nakledilmiştir: Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem: "Benim mirasçılarım ne dirhem, ne de dinar bölüşürler. Eşlerimin nafakası ve çalışanımın maaşı dışında her ne bırakmışsam sadakadır" buyurmuştur. Tekrar:

Aile
Detay →

Sahîh-i Buhârî — Wills and Testaments (Wasaayaa) — Hadis No: 2778

Hadis
وَقَالَ عَبْدَانُ أَخْبَرَنِي أَبِي، عَنْ شُعْبَةَ، عَنْ أَبِي إِسْحَاقَ، عَنْ أَبِي عَبْدِ الرَّحْمَنِ، أَنَّ عُثْمَانَ ـ رضى الله عنه ـ حَيْثُ حُوصِرَ أَشْرَفَ عَلَيْهِمْ وَقَالَ أَنْشُدُكُمْ وَلاَ أَنْشُدُ إِلاَّ أَصْحَابَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم، أَلَسْتُمْ تَعْلَمُونَ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏"‏ مَنْ حَفَرَ رُومَةَ فَلَهُ الْجَنَّةُ ‏"‏‏.‏ فَحَفَرْتُهَا، أَلَسْتُمْ تَعْلَمُونَ أَنَّهُ قَالَ ‏"‏ مَنْ جَهَّزَ جَيْشَ الْعُسْرَةِ فَلَهُ الْجَنَّةُ ‏"‏‏.‏ فَجَهَّزْتُهُمْ‏.‏ قَالَ فَصَدَّقُوهُ بِمَا قَالَ‏.‏ وَقَالَ عُمَرُ فِي وَقْفِهِ لاَ جُنَاحَ عَلَى مَنْ وَلِيَهُ أَنْ يَأْكُلَ‏.‏ وَقَدْ يَلِيهِ الْوَاقِفُ وَغَيْرُهُ فَهْوَ وَاسِعٌ لِكُلٍّ‏.‏

Ebu Abdurrahman'dan nakledilmiştir: Osman r.a. kuşatılınca yukarıdan kuşatanlara gözüktü ve "Allah için söyleyin, yalnızca Hz. Nebi'in ashabından olanların söylemesini istiyorum. Bilmiyor musunuz ki Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Her kim kuyu kazarsa onun için cennet vardır" buyurmuştu da ben kazmıştım. Bilmiyor musunuz ki Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Usret (zorluk) ordusunu donatana cennet vardır" buyurmuştu da ben de bu ordunun donatılmasına katılmıştırn" dedi. Bunun üzerine oradakiler onun sözünü doğruladılar. Hz. Ömer vakfında "bu vakfın mütevellisinin bundan yemesinde sakınca yoktur" demişti. Vakfın mütevellisi ise başkası olabileceği gibi, vakfın sahibi de olabilir. Dolayısıyla bu izin herkesi kapsar

Genel
Detay →

Sahîh-i Buhârî — Fighting for the Cause of Allah (Jihaad) — Hadis No: 2786

Hadis
حَدَّثَنَا أَبُو الْيَمَانِ، أَخْبَرَنَا شُعَيْبٌ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، قَالَ حَدَّثَنِي عَطَاءُ بْنُ يَزِيدَ اللَّيْثِيُّ، أَنَّ أَبَا سَعِيدٍ الْخُدْرِيَّ ـ رضى الله عنه ـ حَدَّثَهُ قَالَ قِيلَ يَا رَسُولَ اللَّهِ، أَىُّ النَّاسِ أَفْضَلُ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ مُؤْمِنٌ يُجَاهِدُ فِي سَبِيلِ اللَّهِ بِنَفْسِهِ وَمَالِهِ ‏"‏‏.‏ قَالُوا ثُمَّ مَنْ قَالَ ‏"‏ مُؤْمِنٌ فِي شِعْبٍ مِنَ الشِّعَابِ يَتَّقِي اللَّهَ، وَيَدَعُ النَّاسَ مِنْ شَرِّهِ ‏"‏‏.‏

Ebu Said el-Hudrı r.a.'den nakledilmiştir: Denildi ki: "Ey Allah'ın Resulü! İnsanların en üstünü kimdir?" Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Canıyla ve malıyla Allah yolunda cihad eden mu'min kişidir" buyurdu. "Sonra hangisi?" dediler. Rasulullah: "Bir dağın başında bulunup Allah'tan korkan ve insanlara kötülüğünü bulaştırmayan mu'min kişidir" buyurdu

Genel
Detay →