← Ana sayfaya dön
HadisNikâhSahîh-i Buhârî

Sahîh-i Buhârî — Interpretation of Dreams — Hadis No: 7006

حَدَّثَنَا عَبْدَانُ، أَخْبَرَنَا عَبْدُ اللَّهِ، أَخْبَرَنَا يُونُسُ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، أَخْبَرَنِي حَمْزَةُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، أَنَّ ابْنَ عُمَرَ، قَالَ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ ‏"‏ بَيْنَا أَنَا نَائِمٌ أُتِيتُ بِقَدَحِ لَبَنٍ، فَشَرِبْتُ مِنْهُ، حَتَّى إِنِّي لأَرَى الرِّيَّ يَخْرُجُ مِنْ أَظْفَارِي، ثُمَّ أَعْطَيْتُ فَضْلِي ‏"‏‏.‏ يَعْنِي عُمَرَ‏.‏ قَالُوا فَمَا أَوَّلْتَهُ يَا رَسُولَ اللَّهِ قَالَ ‏"‏ الْعِلْمَ ‏"‏‏.‏

Tercüme

İbn Ömer'in nakline göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle demiştir: "Uyuduğum bir sırada bana silt dolu bir kadeh verildi. Bu kadehten o kadar içtim ki, süte kanma eserlerinin ta tırnaklarından sızdığını hala duyuyorum. Sonra artanını Ömer'e verdim." Sahabiler "Ya Resulallah! Bunu ne ile tabir ettin?" diye sordular. Resulullah "İlim ile" cevabını verdi. Fethu'l-Bari Açıklaması: "Rüyada süt görme." Yani rüyada süt görüldüğünde bu ne ile tabir edilecektir? Mühelleb şöyle demiştir: Süt fıtrat, sünnet, Kur'an ve ilme delalet eder. Biz de şunu ekleyelim: Bazı merfu hadislerde sütün fıtratla tabir edildiği yer almaktadır. Nitekim Bezzar'ın, Ebu Hureyre'den nakline göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Rüyada görülen süt fıtrattır" buyurmuştur. Taberani'de Ebu Bekre'nin nakline göre Resulullah "Her kim rüyasında süt içtiğini görürse bu fıtrattır" buyurmuştur. Eşribe bölümünün baş tarafında Ebu Hureyre hadisinde Resulullah'ın süt kadehini alınca Cebrail'in ona "Sana fıtratı gösteren Allah'a hamdolsun" dediği yer almaktaydı. "Bunu ne ile tabir ettin?" İbnü'l-Arabi şöyle der: Süt, Allahu Teala'ın kan ve fışkı gibi pis şeylerden süzüp, çıkarmış olduğu hoş bir nzıktır. Bu açıdan süt ilme benzer. İlim de Allahu Teala'ın cehaletin karanlığından ortaya çıkardığı bir nurdur. Rüyada ilme bir örnek getirilmiştir. Bazı arifler şöyle derler: Sütü fışkı ile kan arasından süzüp çıkaran yaratıcı, marifeti de şek ve cehalet arasından çıkanp yaratmaya ve o ameli, gafletten ve hatadan korumaya da kadirdir. Bu mesele o kişinin dediği gibidir fakat ilmin öğrenmekle elde edileceği yolunda bir düzenli kural vardır. O arifin sözünü ettiği şey ise harikulade olarak bazen vuku bulabilir. Bu takdirde sözkonusu ilim keramet kabilinden olur. İbn Ebi' Cemre şöyle der: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem rüyada görülen sütü, kendisine bir şarap, bir de süt kadehi getirildiğinde ve kendisi sütü tercih ettiğinde Cebrail ona "Fıtratı seçtin" demesine kıyasen ilimle te vii etmiştir. Hadisten Çıkan Sonuçlar 1- Makamı ve mertebesi büyük olan bir kimse, gördüğü rüyayı kendisinden daha aşağı olan kimselere anlatabilir. 2- Bir alim bazı meseleleri gündeme getirerek etrafında bulunan kişilere bunun tabirini teklif ederek onları deneyebilir. 3- Öğrencinin sahip olduğu tevil ilmini hocasının eseri olarak takdim etmesi edeptendir. İbnü'I-Arabi' şöyle der: Öyle anlaşılıyor ki Resulullah s.a.v. sahabilerden o rüyayı tevil etmesini istemedi. Onun asıl istediği söz konusu rüyanın tabirini kendisine sormalarıdır. Nitekim sahabiler Hz. Nebi'in maksadını anlamışlar, ona bunun tevilini sormuşlar, Resulullah da cevabını vermiştir. İlim talibi olan kimselerin her durumda bu edebe uymaları uygun ve isabetlidir. İbnü'I-Arabi' şöyle devam eder: 4- Hz. Nebi'in Allah'l bilme noktasındaki derecesine hiçbir kime ulaşamaz. Zira o sütü o derece içmiştir ki ona kanıp doyma, tırnaklarının ucundan sızmıştır. İçtiği sütün artığını Hz. Ömer' e vermesi ise onun Allah'ı bilme noktasında ulaştığı dereceye işaret etmektedir ki Hz. Ömer Allah konusunda hiç kimsenin kınamasına aldırmazdı. 5- Rüyaların arasında geçmişe, şimdiye ve geleceğe delalet edenler vardır. Resulullah'ın gördüğü bu rüya geçmişe tevil edilmiştir. Zira onun bu rüyası gerçekleşmiş olan bir hususu canlandırmaktadır. Çünkü Resulullah kendisine verilen ilme sahip olmuştu. Hz. Ömer de böyle idi. Efendimizin görmüş olduğu bu rüyanın faydası, kendisine verilen ilimle, Ömer' e verilen ilim arasındaki münasebetin derecesinin bilinmesidir

Kaynak

Sahîh-i Buhârî, 91/24 (No: 7006)

https://sunnah.com/bukhari/91/24

Sahîh-i Buhârî — hocanın diğer içerikleri

Sahîh-i Buhârî — Prophetic Commentary on the Qur'an (Tafseer of the Prophet (pbuh)) — Hadis No: 4591

Hadis
حَدَّثَنِي عَلِيُّ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ عَمْرٍو، عَنْ عَطَاءٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ ـ رضى الله عنهما ـ ‏{‏وَلاَ تَقُولُوا لِمَنْ أَلْقَى إِلَيْكُمُ السَّلاَمَ لَسْتَ مُؤْمِنًا‏}‏‏.‏ قَالَ قَالَ ابْنُ عَبَّاسٍ كَانَ رَجُلٌ فِي غُنَيْمَةٍ لَهُ فَلَحِقَهُ الْمُسْلِمُونَ فَقَالَ السَّلاَمُ عَلَيْكُمْ، فَقَتَلُوهُ وَأَخَذُوا غُنَيْمَتَهُ، فَأَنْزَلَ اللَّهُ فِي ذَلِكَ إِلَى قَوْلِهِ ‏{‏عَرَضَ الْحَيَاةِ الدُّنْيَا‏}‏ تِلْكَ الْغُنَيْمَةُ‏.‏ قَالَ قَرَأَ ابْنُ عَبَّاسٍ السَّلاَمَ‏.‏

(İbn Abbas'ın "Size selam verene, 'Sen mümin değilsin, i demeyin," ayeti hakkında şöyle dediği rivayet edilmiştir: Adamın biri kendisine ait küçük bir sürüyü otlatıyordu. Derken Müslümanlar onun yanına geldi. Adam onlara, "es-Selamu aleykum/Allah'ın selamı üzerinize olsun," dedi. Buna rağmen Müslümanlar onu öldürüp koyunlarına el koydular. İşte bu olay hakkında Allah Teala "Ey iman edenler! Allah yolunda savaşa çıktığınız zaman iyi anlayıp dinleyin. Size selam verene, dünya hayatının geçici menfaatine göz dikerek 'Sen mümin değilsin,' demeyin," ayetini indirdi. Bu ayette geçen dünya hayatının geçici menfaati ile kastedilen, küçük koyun sürüsüdür. İbn Abbas ayette geçen ve farklı şekillerde okunan r)l:ıl/es-selam ifadesini bir elif ile uzatarak es-selam şeklinde okumuştur. Fethu'l-Bari Açıklaması: Simak rivayetine göre . !fekateıo.hü ifadesinden sonra şu ziyade bulunmaktadır: "Bu adam sadece bizden korunmak için selam verdi." Bu ayete göre, bir şekilde Müslümanlık alameti taşıdığını gösteren hiç kimse, Müslüman olup olmadığı konusunda imtihan edilmedikçe öldürülmez. Çünkü selam vermek, Müslümanlara özgü bir selamlaşmadır. İnsanlar Cahiliyye döneminde bundan farklı sözlerle selamlaşıyordu. Dolayısıyla r)Ul/es-selamü aleyküm şeklinde selam vermek, Müslümanlığın bir alametidir. Bu ayetin diğer kıraatında r)l:ıl/es-selame kelimesi, r-LJyes-seleme şeklinde okunmuştur. Anlamı ise boyun eğmektir. Boyun eğmek de Islam'ın bir alametidir. Çünkü İslam kelimesi sözlükte boyun eğmek anlamına gelir. Bu anlattıklarımdan, selam vermek veya boyun eğmek gibi dinin alametlerinden sadece birini taşıyan kimsenin Müslüman olduğu ve Müslümanlar gibi muamele göreceği sonucu çıkmaz. Aksine mutlaka kelime-i şehadetin söylenmesi gerekir. Ehl-i Kitab'ın ve müşriklerin kelime-i şehadeti söylemeleri arasında fark vardır. Kişi buna göre kelime-i şehadeti söylemelidir

Namaz
Detay →

Sahîh-i Buhârî — Military Expeditions led by the Prophet (pbuh) (Al-Maghaazi) — Hadis No: 4426

Hadis
حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، قَالَ سَمِعْتُ الزُّهْرِيَّ، عَنِ السَّائِبِ بْنِ يَزِيدَ، يَقُولُ أَذْكُرُ أَنِّي خَرَجْتُ مَعَ الْغِلْمَانِ إِلَى ثَنِيَّةِ الْوَدَاعِ نَتَلَقَّى رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم‏.‏ وَقَالَ سُفْيَانُ مَرَّةً مَعَ الصِّبْيَانِ‏.‏

Saib b. Yezid dedi ki: "Ben Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i karşılamak üzere başka çocuklarla birlikte SeniyyetulI-Veda'a gittiğimi hatırlıyorum." Ravilerinden Süfyan bir defasında (çocuklar anlamındaki "gılman ile birlikte" yerine) "sabilerle birlikte" demiştir

Aile
Detay →

Sahîh-i Buhârî — Hajj (Pilgrimage) — Hadis No: 1610

Hadis
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ سِنَانٍ، حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ هَارُونَ، أَخْبَرَنَا وَرْقَاءُ، أَخْبَرَنَا زَيْدُ بْنُ أَسْلَمَ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ رَأَيْتُ عُمَرَ بْنَ الْخَطَّابِ ـ رضى الله عنه ـ قَبَّلَ الْحَجَرَ وَقَالَ لَوْلاَ أَنِّي رَأَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَبَّلَكَ مَا قَبَّلْتُكَ‏.‏

Zeyd İbn Eslem'in naklettiğine göre babası şöyle demiştir: "Hz. Ömer'i r.a., Hacerü'l-Esved'i öptükten sonra, "Eğer Resulullah'ı seni öperken görmeseydim ben de öpmezdim" derken gördüm

Hac & Umre
Detay →

Sahîh-i Buhârî — Fighting for the Cause of Allah (Jihaad) — Hadis No: 2825

Hadis
حَدَّثَنَا عَمْرُو بْنُ عَلِيٍّ، حَدَّثَنَا يَحْيَى، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، قَالَ حَدَّثَنِي مَنْصُورٌ، عَنْ مُجَاهِدٍ، عَنْ طَاوُسٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ ـ رضى الله عنهما ـ أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم قَالَ يَوْمَ الْفَتْحِ ‏ "‏ لاَ هِجْرَةَ بَعْدَ الْفَتْحِ وَلَكِنْ جِهَادٌ وَنِيَّةٌ، وَإِذَا اسْتُنْفِرْتُمْ فَانْفِرُوا ‏"‏‏.‏

İbn Abbas'ın naklettiğine göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Mekke fethedildiği gün şöyle buyurmuştur: "Artık fetihten sonra hicret yoktur. Ancak cihad ve niyet devamlıdır. Eğer savaşa çağırılırsanız derhal savaşa çıkın

Hac & Umre
Detay →