← Ana sayfaya dön
HadisHelal & HaramSahîh-i Buhârî

Sahîh-i Buhârî — Hunting, Slaughtering — Hadis No: 5532

حَدَّثَنَا خَطَّابُ بْنُ عُثْمَانَ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ حِمْيَرَ، عَنْ ثَابِتِ بْنِ عَجْلاَنَ، قَالَ سَمِعْتُ سَعِيدَ بْنَ جُبَيْرٍ، قَالَ سَمِعْتُ ابْنَ عَبَّاسٍ ـ رضى الله عنهما ـ يَقُولُ مَرَّ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم بِعَنْزٍ مَيْتَةٍ فَقَالَ ‏ "‏ مَا عَلَى أَهْلِهَا لَوِ انْتَفَعُوا بِإِهَابِهَا ‏"‏‏.‏

Tercüme

İbn Abbas r.a. dedi ki: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ölmüş dişi bir keçinin yarimdan geçti. Bunun sahiplerine ne oldu ki? Keşke onun derisinden yararlansalardı, diye buyurdu." Fethu'l-Bari Açıklaması: "Haram olan ancak onu yemektir, diye buyurdu." İbn Ebi Cemra dedi ki: Bu hadisten anlaşıldığına göre İmam, dinleyenin verilen emrin anlamını kavrayamadığı hususlarda ona doğruyu gösterir. Sanki ashab ona: Böyle bir hayvan bize haram kılınmış iken bize nasılolur da ondan yararlanmayı emredersiniz, demişler de o da onlara neyin haram kılınmış olduğunu açıklamışoldu. Hadisten Çıkan Sonuçlar 1- Hadisten Kitabın, Sünnet ile tahsis edilmesinin caiz (mümkün) olduğu da anlaşılmaktadır. Çünkü Kur'an-ı Kerim'in lafzı: "Size meyte haram kılındı" şeklindedir. Bu da her durumda meytenin bütün kısımlarını kapsar. Sünnet ise bunu yemek ile tahsis etmiştir. 2- Bu hadis, ashab-ı kiramın görüşlerini ne kadar güzel bir şekilde ifade ettiklerini ve hitapta da oldukça belağatli konuştuklarını göstermektedir. Çünkü tek bir söz ile birçok hususu bir arada ifade etmiş oldular. Bu da onların: "Şüphesiz bu bir meytedir"sözleridir. 3- ez-Zühri, bunu ister tabaklansın, ister tabaklanmamış olsun meytenin derisinden mutlak olarak yararlanmanın caiz oluşuna delil göstermiştir. Fakat başka yollarla 'tabaklanmış' kaydı da sahih olarak gelmiş bulunmaktadır. Cumhurun delili de budur. Şafii, meyteler arasından köpek, domuz ve bunlardan meydana gelenleri istisna etmiş bulunmaktadır. Çünkü ona göre bunlar aynıları ile necistir. Ebu Yusuf ve Davud ise haberin geneloluşunu esas alarak herhangi bir istisnada bulunmamışlardır. Bu görüş aynı zamanda Malik'ten gelen bir rivayettir. Müslim de İbn Abbas'tan merfu olarak şu hadisi zikretmiştir: "Deri (ya da post) tabaklandı mı tahir olur." Bazıları da bu sebebi n hususi oluşunu ele alarak, böyle bir deriden yararlanmanın caiz oluşunu hayvanın etinin yenilir olmasına münhasır kabul etmiştir. Çünkü bu hususta haber, koyun ile ilgili olarak varid olmuştur. Bu görüş kıyas açısından tabaklama işleminin tezkiyeden öte bir temizlik ifade etmeyeceği ile güçlenir. Eti yenilmeyen hayvan tezkiye edilecek olursa çoğunluğun kanaatine göre tezkiye ile temiz olmaz. O halde tabaklama da böyledir. Tabaklama yoluyla temizlemenin genelolduğunu kabul edenler ise lafzın geneloluşunu delil gösterirler. Dolayısıyla bu, sebebin hususiliğine göre öncelikli olarak kabul edilmelidir. Ayrıca yararlanma izninin geneloluşu da onlaragöre delildir. Çünkü hayvan ölmeden önce yararlanılan temiz bir varlıktır. Ölümünden sonra tabaklama işlemi onun için hayattaki halinin yerine geçmektedir. Doğrusunu en iyi bilen A1lah'tır

Kaynak

Sahîh-i Buhârî, 72/57 (No: 5532)

https://sunnah.com/bukhari/72/57

Sahîh-i Buhârî — hocanın diğer içerikleri

Sahîh-i Buhârî — Prophetic Commentary on the Qur'an (Tafseer of the Prophet (pbuh)) — Hadis No: 4591

Hadis
حَدَّثَنِي عَلِيُّ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ عَمْرٍو، عَنْ عَطَاءٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ ـ رضى الله عنهما ـ ‏{‏وَلاَ تَقُولُوا لِمَنْ أَلْقَى إِلَيْكُمُ السَّلاَمَ لَسْتَ مُؤْمِنًا‏}‏‏.‏ قَالَ قَالَ ابْنُ عَبَّاسٍ كَانَ رَجُلٌ فِي غُنَيْمَةٍ لَهُ فَلَحِقَهُ الْمُسْلِمُونَ فَقَالَ السَّلاَمُ عَلَيْكُمْ، فَقَتَلُوهُ وَأَخَذُوا غُنَيْمَتَهُ، فَأَنْزَلَ اللَّهُ فِي ذَلِكَ إِلَى قَوْلِهِ ‏{‏عَرَضَ الْحَيَاةِ الدُّنْيَا‏}‏ تِلْكَ الْغُنَيْمَةُ‏.‏ قَالَ قَرَأَ ابْنُ عَبَّاسٍ السَّلاَمَ‏.‏

(İbn Abbas'ın "Size selam verene, 'Sen mümin değilsin, i demeyin," ayeti hakkında şöyle dediği rivayet edilmiştir: Adamın biri kendisine ait küçük bir sürüyü otlatıyordu. Derken Müslümanlar onun yanına geldi. Adam onlara, "es-Selamu aleykum/Allah'ın selamı üzerinize olsun," dedi. Buna rağmen Müslümanlar onu öldürüp koyunlarına el koydular. İşte bu olay hakkında Allah Teala "Ey iman edenler! Allah yolunda savaşa çıktığınız zaman iyi anlayıp dinleyin. Size selam verene, dünya hayatının geçici menfaatine göz dikerek 'Sen mümin değilsin,' demeyin," ayetini indirdi. Bu ayette geçen dünya hayatının geçici menfaati ile kastedilen, küçük koyun sürüsüdür. İbn Abbas ayette geçen ve farklı şekillerde okunan r)l:ıl/es-selam ifadesini bir elif ile uzatarak es-selam şeklinde okumuştur. Fethu'l-Bari Açıklaması: Simak rivayetine göre . !fekateıo.hü ifadesinden sonra şu ziyade bulunmaktadır: "Bu adam sadece bizden korunmak için selam verdi." Bu ayete göre, bir şekilde Müslümanlık alameti taşıdığını gösteren hiç kimse, Müslüman olup olmadığı konusunda imtihan edilmedikçe öldürülmez. Çünkü selam vermek, Müslümanlara özgü bir selamlaşmadır. İnsanlar Cahiliyye döneminde bundan farklı sözlerle selamlaşıyordu. Dolayısıyla r)Ul/es-selamü aleyküm şeklinde selam vermek, Müslümanlığın bir alametidir. Bu ayetin diğer kıraatında r)l:ıl/es-selame kelimesi, r-LJyes-seleme şeklinde okunmuştur. Anlamı ise boyun eğmektir. Boyun eğmek de Islam'ın bir alametidir. Çünkü İslam kelimesi sözlükte boyun eğmek anlamına gelir. Bu anlattıklarımdan, selam vermek veya boyun eğmek gibi dinin alametlerinden sadece birini taşıyan kimsenin Müslüman olduğu ve Müslümanlar gibi muamele göreceği sonucu çıkmaz. Aksine mutlaka kelime-i şehadetin söylenmesi gerekir. Ehl-i Kitab'ın ve müşriklerin kelime-i şehadeti söylemeleri arasında fark vardır. Kişi buna göre kelime-i şehadeti söylemelidir

Namaz
Detay →

Sahîh-i Buhârî — Military Expeditions led by the Prophet (pbuh) (Al-Maghaazi) — Hadis No: 4426

Hadis
حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، قَالَ سَمِعْتُ الزُّهْرِيَّ، عَنِ السَّائِبِ بْنِ يَزِيدَ، يَقُولُ أَذْكُرُ أَنِّي خَرَجْتُ مَعَ الْغِلْمَانِ إِلَى ثَنِيَّةِ الْوَدَاعِ نَتَلَقَّى رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم‏.‏ وَقَالَ سُفْيَانُ مَرَّةً مَعَ الصِّبْيَانِ‏.‏

Saib b. Yezid dedi ki: "Ben Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i karşılamak üzere başka çocuklarla birlikte SeniyyetulI-Veda'a gittiğimi hatırlıyorum." Ravilerinden Süfyan bir defasında (çocuklar anlamındaki "gılman ile birlikte" yerine) "sabilerle birlikte" demiştir

Aile
Detay →

Sahîh-i Buhârî — Hajj (Pilgrimage) — Hadis No: 1610

Hadis
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ سِنَانٍ، حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ هَارُونَ، أَخْبَرَنَا وَرْقَاءُ، أَخْبَرَنَا زَيْدُ بْنُ أَسْلَمَ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ رَأَيْتُ عُمَرَ بْنَ الْخَطَّابِ ـ رضى الله عنه ـ قَبَّلَ الْحَجَرَ وَقَالَ لَوْلاَ أَنِّي رَأَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَبَّلَكَ مَا قَبَّلْتُكَ‏.‏

Zeyd İbn Eslem'in naklettiğine göre babası şöyle demiştir: "Hz. Ömer'i r.a., Hacerü'l-Esved'i öptükten sonra, "Eğer Resulullah'ı seni öperken görmeseydim ben de öpmezdim" derken gördüm

Hac & Umre
Detay →

Sahîh-i Buhârî — Fighting for the Cause of Allah (Jihaad) — Hadis No: 2825

Hadis
حَدَّثَنَا عَمْرُو بْنُ عَلِيٍّ، حَدَّثَنَا يَحْيَى، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، قَالَ حَدَّثَنِي مَنْصُورٌ، عَنْ مُجَاهِدٍ، عَنْ طَاوُسٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ ـ رضى الله عنهما ـ أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم قَالَ يَوْمَ الْفَتْحِ ‏ "‏ لاَ هِجْرَةَ بَعْدَ الْفَتْحِ وَلَكِنْ جِهَادٌ وَنِيَّةٌ، وَإِذَا اسْتُنْفِرْتُمْ فَانْفِرُوا ‏"‏‏.‏

İbn Abbas'ın naklettiğine göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Mekke fethedildiği gün şöyle buyurmuştur: "Artık fetihten sonra hicret yoktur. Ancak cihad ve niyet devamlıdır. Eğer savaşa çağırılırsanız derhal savaşa çıkın

Hac & Umre
Detay →