← Ana sayfaya dön
HadisGenelSahîh-i Buhârî

Sahîh-i Buhârî — Hadis No: 3601

حَدَّثَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ الأُوَيْسِيُّ، حَدَّثَنَا إِبْرَاهِيمُ، عَنْ صَالِحِ بْنِ كَيْسَانَ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنِ ابْنِ الْمُسَيَّبِ، وَأَبِي، سَلَمَةَ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ أَنَّ أَبَا هُرَيْرَةَ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ سَتَكُونُ فِتَنٌ، الْقَاعِدُ فِيهَا خَيْرٌ مِنَ الْقَائِمِ، وَالْقَائِمُ فِيهَا خَيْرٌ مِنَ الْمَاشِي، وَالْمَاشِي فِيهَا خَيْرٌ مِنَ السَّاعِي، وَمَنْ يُشْرِفْ لَهَا تَسْتَشْرِفْهُ، وَمَنْ وَجَدَ مَلْجَأً أَوْ مَعَاذًا فَلْيَعُذْ بِهِ ‏"‏‏.‏ وَعَنِ ابْنِ شِهَابٍ، حَدَّثَنِي أَبُو بَكْرِ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ الْحَارِثِ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ مُطِيعِ بْنِ الأَسْوَدِ، عَنْ نَوْفَلِ بْنِ مُعَاوِيَةَ،، مِثْلَ حَدِيثِ أَبِي هُرَيْرَةَ هَذَا، إِلاَّ أَنَّ أَبَا بَكْرٍ، يَزِيدُ ‏"‏ مِنَ الصَّلاَةِ صَلاَةٌ مَنْ فَاتَتْهُ فَكَأَنَّمَا وُتِرَ أَهْلَهُ وَمَالَهُ ‏"‏‏.‏

Tercüme

Ebu Hureyre r.a. dedi ki: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Öyle fitneler kopacaktır ki, o fitnelerde oturan ayakta durandan, ayakta duran yürüyenden, yürüyen koşandan hayırlı olacaktır. Bunlara göz dikeni bu fitneler de alıp helak edecektir. Her kim bir sığınak ya da onlara karşı korunacak bir yer bulursa onunla kendisini korumaya baksın." Hadis 7081 ve 7082 numara ile gelecektir

Kaynak

Sahîh-i Buhârî, 0/0 (No: 3601)

https://sunnah.com/bukhari/0/0

Sahîh-i Buhârî — hocanın diğer içerikleri

Sahîh-i Buhârî — Military Expeditions led by the Prophet (pbuh) (Al-Maghaazi) — Hadis No: 4050

Hadis
حَدَّثَنَا أَبُو الْوَلِيدِ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ عَدِيِّ بْنِ ثَابِتٍ، سَمِعْتُ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ يَزِيدَ،، يُحَدِّثُ عَنْ زَيْدِ بْنِ ثَابِتٍ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ لَمَّا خَرَجَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم إِلَى أُحُدٍ، رَجَعَ نَاسٌ مِمَّنْ خَرَجَ مَعَهُ، وَكَانَ أَصْحَابُ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فِرْقَتَيْنِ، فِرْقَةً تَقُولُ نُقَاتِلُهُمْ‏.‏ وَفِرْقَةً تَقُولُ لاَ نُقَاتِلُهُمْ‏.‏ فَنَزَلَتْ ‏{‏فَمَا لَكُمْ فِي الْمُنَافِقِينَ فِئَتَيْنِ وَاللَّهُ أَرْكَسَهُمْ بِمَا كَسَبُوا‏}‏ وَقَالَ ‏"‏ إِنَّهَا طَيْبَةُ تَنْفِي الذُّنُوبَ كَمَا تَنْفِي النَّارُ خَبَثَ الْفِضَّةِ ‏"‏‏.‏

Zeyd b. Sabit r.a. dedi ki: ygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem Uhud gazvesine çıktıktan sonra onunla birlikte çıkım kimselerden bir kısmı geri döndü. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in de ashabı\iki gruba ayrıldı: Bir kesim, onlarla savaşırız diyor, diğer kesim onlarla savaşmayız, diyordu. Bunun üzerine de: "Münafıklar hakkında ne diye iki gruba ayrıldınız? Halbuki Allah onları kazandıkları yüzünden baş aşağı yıkıvermiş bulunuyor."[Nisa, 88] buyruğu indi ve (Allah Resulü) şöyle buyurdu: O Taybe'dir. Ateşin gümüşün yaramaz kısımlarını silip süpürdüğü gibi, o da günahları siler süpürür." Fethu'l-Bari Açıklaması: "Onunla beraber çıkmış olanlardan bazıları geri döndü." Kastettiği Abdullah b. Ubey ile onun arkadaşlarıdır. Bu husus, Meğazı bölümünde Musa b. Ukbe yoluyla gelen rivayette açıkça ifade edilmiş bulunmaktadır. Abdullah b. Ubey'in görüşü Medine'de kalmak hususunda Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in görüşüne uygundu. Başkaları Medine'nin dışına çıkma görüşünü ortaya atıp Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem da onların görüşlerini kabul edince ve Medine'nin dışına çıkması üzerine Abdullah b. Ubey arkadaşlarına: Onlara itaat etti, bana da karşı geldi. O halde niçin kendimizi ölüme maruz bırakalım ki, dedi ve savaşa çıkanların üçte birini alıp geri döndü. İbn İshak rivayetinde der ki: Abdullah b. Amr b. Haram -ki Cabir'in babasıdır ve o da Abdullah b. Ubey gibi Hazreclidir- arkalarından giderek geri dönmeleri için onlara yalvardı ise de kabul etmediler. Bu sefer: Allah sizi bizden uzak tutsun, dedi. "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in ashabı" Abdullah b. Ubey ile geri dönen kimseler hakkındaki hükmün ne olduğu hususunda "ikiye ayrılmışlardL" "Bunun üzerine bu ayet indi." Bu ayetin nüzul sebebi ile ilgili olarak sahih olan da budur. "Ve: O Taybe'dir ... günahları siler." Buna dair açıklamalar Hac bahsinin sonlarında (1883. hadiste) yeteri kadar geçmiş bulunmaktadır

Hac & Umre
Detay →

Sahîh-i Buhârî — Military Expeditions led by the Prophet (pbuh) (Al-Maghaazi) — Hadis No: 4052

Hadis
حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، أَخْبَرَنَا عَمْرٌو، عَنْ جَابِرٍ، قَالَ قَالَ لِي رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ هَلْ نَكَحْتَ يَا جَابِرُ ‏"‏‏.‏ قُلْتُ نَعَمْ‏.‏ قَالَ ‏"‏ مَاذَا أَبِكْرًا أَمْ ثَيِّبًا ‏"‏‏.‏ قُلْتُ لاَ بَلْ ثَيِّبًا‏.‏ قَالَ ‏"‏ فَهَلاَّ جَارِيَةً تُلاَعِبُكَ ‏"‏‏.‏ قُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ، إِنَّ أَبِي قُتِلَ يَوْمَ أُحُدٍ وَتَرَكَ تِسْعَ بَنَاتٍ كُنَّ لِي تِسْعَ أَخَوَاتٍ، فَكَرِهْتُ أَنْ أَجْمَعَ إِلَيْهِنَّ جَارِيَةً خَرْقَاءَ مِثْلَهُنَّ، وَلَكِنِ امْرَأَةً تَمْشُطُهُنَّ وَتَقُومُ عَلَيْهِنَّ‏.‏ قَالَ ‏"‏ أَصَبْتَ ‏"‏‏.‏

Cabir dedi ki: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bana: Ey Cabir, evlendin mi, diye sordu. Ben: Evet dedim. Nasıl bir hanım ile, bakire ile mi yoksa dul ile mi, diye sordu. Ben, bakire değil duldur, dedim. Allah Resulü: Niye genç bir kızla evlenmedin ki onunla oynaşırdın, diye buyurdu. Ben: Ey Allah'ın Resulü, benim babam Uhud günü öldürüldü, geriye de benim kızkardeşim olan dokuz kız bıraktı. Onların yanına bir şey beceremeyen küçük bir kız daha getirmek yerine, onların saçlarını tarayacak, onları gözetecek bir hanım bulunsun istedim. Allah Resulü: İsabet ettin diye buyurdu

Nikâh
Detay →

Sahîh-i Buhârî — Military Expeditions led by the Prophet (pbuh) (Al-Maghaazi) — Hadis No: 4149

Hadis
حَدَّثَنَا سَعِيدُ بْنُ الرَّبِيعِ، حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ الْمُبَارَكِ، عَنْ يَحْيَى، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي قَتَادَةَ، أَنَّ أَبَاهُ، حَدَّثَهُ قَالَ انْطَلَقْنَا مَعَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم عَامَ الْحُدَيْبِيَةِ فَأَحْرَمَ أَصْحَابُهُ، وَلَمْ أُحْرِمْ‏.‏

Abdullah b. Ebi Katade'den rivayete göre babası kendisine tahdis ederek dedi ki: "Biz Hudeybiye yılı Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile birlikte gittik. Ashabı ihrama girdikleri halde ben ihrama girmemiştim

Hac & Umre
Detay →

Sahîh-i Buhârî — Military Expeditions led by the Prophet (pbuh) (Al-Maghaazi) — Hadis No: 4055

Hadis
حَدَّثَنِي عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا مَرْوَانُ بْنُ مُعَاوِيَةَ، حَدَّثَنَا هَاشِمُ بْنُ هَاشِمٍ السَّعْدِيُّ، قَالَ سَمِعْتُ سَعِيدَ بْنَ الْمُسَيَّبِ، يَقُولُ سَمِعْتُ سَعْدَ بْنَ أَبِي وَقَّاصٍ، يَقُولُ نَثَلَ لِي النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم كِنَانَتَهُ يَوْمَ أُحُدٍ فَقَالَ ‏ "‏ ارْمِ فِدَاكَ أَبِي وَأُمِّي ‏"‏‏.‏

Sa'd b. Ebi Vakkas dedi ki: "Uhud günü Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ok torbasındaki okları benim önüme açarak: Anam babam sana feda olsun, ok at, diye buyurdu

Aile
Detay →