← Ana sayfaya dön
HadisAileSahîh-i Buhârî

Sahîh-i Buhârî — Companions of the Prophet — Hadis No: 3728

حَدَّثَنَا عَمْرُو بْنُ عَوْنٍ، حَدَّثَنَا خَالِدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، عَنْ إِسْمَاعِيلَ، عَنْ قَيْسٍ، قَالَ سَمِعْتُ سَعْدًا ـ رضى الله عنه ـ يَقُولُ إِنِّي لأَوَّلُ الْعَرَبِ رَمَى بِسَهْمٍ فِي سَبِيلِ اللَّهِ، وَكُنَّا نَغْزُو مَعَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم وَمَا لَنَا طَعَامٌ إِلاَّ وَرَقُ الشَّجَرِ، حَتَّى إِنَّ أَحَدَنَا لَيَضَعُ كَمَا يَضَعُ الْبَعِيرُ أَوِ الشَّاةُ، مَا لَهُ خِلْطٌ، ثُمَّ أَصْبَحَتْ بَنُو أَسَدٍ تُعَزِّرُنِي عَلَى الإِسْلاَمِ، لَقَدْ خِبْتُ إِذًا وَضَلَّ عَمَلِي‏.‏ وَكَانُوا وَشَوْا بِهِ إِلَى عُمَرَ، قَالُوا لاَ يُحْسِنُ يُصَلِّي‏.‏

Tercüme

İsmail dedi ki: Sa'd r.a.'i şöyle derken dinledim: "Şüphesiz ben Araplar arasında Allah yolunda ok atan ilk kimseyim. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile birlikte gazaya çıkar ve ağaç yaprağından başka yiyecek bir şey bulamazdık. Hatta bizden birimiz devenin ya da koyunun yaptığı gibi kaskatı bir şekilde def-i hacette bulunurduk. Bundan sonra Esed oğulları kalkmış, İslam dolayısıyla beni ayıplıyor. Dedikleri gibi ise gerçekten ben hüsrana uğradım ve amelim boşa çıktı demektir." Onlar onunla ile ilgili Ömer'e bir şeyler söylemiş ve: Güzel namaz kılmıyor demişlerdi. Bu Hadis 5412 ve 6453 numara ile gelecektir. Fethu'l-Bari Açıklaması: Aşere-i mübeşşere'den birisi olan "Said b. Ebi Vakkas ez-Zührı'nin menkıbeleri" Künyesi, EbÜ İshak'tır. "Zühre oğulları Nebi sallalliıhu aleyhi ve sellem'in deyılarıdır." Çünkü annesi Amine onlardandır. Anne tarafından akrabalar da dayılardır. "O (adı) Said b. Malik'tir." Yani EbÜ Vakkas'ın adı Malik b. Uhey -Uheyb de denilir- b. Abdi Menaf b. Zühre b. KiUıb b. Murre'dir. Nesebi Nebi sallalliıhu aleyhi ve sellem ile birlikte Kihıb b. Murrelde bir araya gelmektedir. İkisi arasındaki ata sayısı birbirine yakındır. Annesi, Süfyan b. Umeyye b. Abdi Şems'in kızı Hamne'dir. Müslüman olmadı. el•-Akik'te 55 yılında vefat etmiştir. Bundan sonra vefat ettiği söylenmiş, 58 yılına kadar farklı tarihler verilmiştir. Yaklaşık 80 yıl yaşamıştır. . "Uhud günü Nebi sallalliıhu aleyhi ve serem benim için babasını ve annesini bir arada zikretti." Yani, sana feda olsun, derken ikisini de sözkonusu etti. Bu da "babam, anam sana feda olsun" sözü ile ifade edilmiştir. "Ve ben İslamın üçte biri idim." O bunu bu husustaki bilgisine göre söylemiş. Buna sebep ise işin başında Müslüman olanların Müslüman olduklarını gizlerneleridir. Muhtemelen diğer iki kişi ile Hatice ve EbÜ Bekir (r.anhuma)'ı ya da Nebi sallalliıhu aleyhi ve sellem ile Ebu Bekir r.a.'ı kastetmiş olabilir. O sırada Hatice'nin Müslüman olduğu kesindir. Bu durumda özelolarak erkekleri sözkonusu etmiş olma ihtimali söz konusu olur "Ben, Aarapiar arasında ilk akatanım." Bu ok atması, Ubeyde b. el-Haris b. el-Muttalib seriyesinde olmuştur. Bu seriyede meydana gelen çarpışma müşriklerle Müslümanlar arasındaki ilk savaş olmuştur. Resulullah sa!lalliıhu aleyhi ve sellem'in hicretin birinci yılında gönderdiği ilk seriyedir. O Müslümanlardan bir miktar kimseyi Kureyş kervanının karşısına çıksınlar diye Rabiğ denilen yere göndermişti. Karşılıklı olarak ok atmışlar fakat göğüs göğüse gelerek kılıçla savaşmamışlardı. Said ilk ok atan kişi olmuştu. Bunu ez-Zubeyr b. Bekkar kendi senediyle zikretmiş ve bu rivayetinde Sa'd'den o gün şu beyti terennüm ettiğini de revayet etmiştir: "Resulullah sallalliıhu aleyhi ve sellem'e ulaştı mı acaba? Benim arkadaşlarımı sınanan göğüslerle himaye ettiğim." "Başka şeyle karışmayan katı" yani aşırı kuru ve dağınık oluşundan ötürü birbiriyle karışmayan bir şekilde (def-i hacette bulunurduk.) "İslam dolayısıyla beni ayıplıyorlar." Bundan dolayı beni tedib ediyorlar, demektir. Yani onlar bana namazı öğretiyorlar yahut da ben güzel bir şekilde namaz kılmıyorum diye beni ayıplıyorlar. Eğer benim onların bana (namazı) öğretmelerine ihtiyacım varsa "Hüsrana uğradım." demektir. Onun doğru dürüst güzel bir şekilde namaz kılmadığını iddia eden kimseler ile başından geçenleri anlatan rivayet, Namazın kılınışı bahsinde geçmiş bulunmaktadır

Kaynak

Sahîh-i Buhârî, 62/75 (No: 3728)

https://sunnah.com/bukhari/62/75

Sahîh-i Buhârî — hocanın diğer içerikleri

Sahîh-i Buhârî — Prophetic Commentary on the Qur'an (Tafseer of the Prophet (pbuh)) — Hadis No: 4591

Hadis
حَدَّثَنِي عَلِيُّ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ عَمْرٍو، عَنْ عَطَاءٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ ـ رضى الله عنهما ـ ‏{‏وَلاَ تَقُولُوا لِمَنْ أَلْقَى إِلَيْكُمُ السَّلاَمَ لَسْتَ مُؤْمِنًا‏}‏‏.‏ قَالَ قَالَ ابْنُ عَبَّاسٍ كَانَ رَجُلٌ فِي غُنَيْمَةٍ لَهُ فَلَحِقَهُ الْمُسْلِمُونَ فَقَالَ السَّلاَمُ عَلَيْكُمْ، فَقَتَلُوهُ وَأَخَذُوا غُنَيْمَتَهُ، فَأَنْزَلَ اللَّهُ فِي ذَلِكَ إِلَى قَوْلِهِ ‏{‏عَرَضَ الْحَيَاةِ الدُّنْيَا‏}‏ تِلْكَ الْغُنَيْمَةُ‏.‏ قَالَ قَرَأَ ابْنُ عَبَّاسٍ السَّلاَمَ‏.‏

(İbn Abbas'ın "Size selam verene, 'Sen mümin değilsin, i demeyin," ayeti hakkında şöyle dediği rivayet edilmiştir: Adamın biri kendisine ait küçük bir sürüyü otlatıyordu. Derken Müslümanlar onun yanına geldi. Adam onlara, "es-Selamu aleykum/Allah'ın selamı üzerinize olsun," dedi. Buna rağmen Müslümanlar onu öldürüp koyunlarına el koydular. İşte bu olay hakkında Allah Teala "Ey iman edenler! Allah yolunda savaşa çıktığınız zaman iyi anlayıp dinleyin. Size selam verene, dünya hayatının geçici menfaatine göz dikerek 'Sen mümin değilsin,' demeyin," ayetini indirdi. Bu ayette geçen dünya hayatının geçici menfaati ile kastedilen, küçük koyun sürüsüdür. İbn Abbas ayette geçen ve farklı şekillerde okunan r)l:ıl/es-selam ifadesini bir elif ile uzatarak es-selam şeklinde okumuştur. Fethu'l-Bari Açıklaması: Simak rivayetine göre . !fekateıo.hü ifadesinden sonra şu ziyade bulunmaktadır: "Bu adam sadece bizden korunmak için selam verdi." Bu ayete göre, bir şekilde Müslümanlık alameti taşıdığını gösteren hiç kimse, Müslüman olup olmadığı konusunda imtihan edilmedikçe öldürülmez. Çünkü selam vermek, Müslümanlara özgü bir selamlaşmadır. İnsanlar Cahiliyye döneminde bundan farklı sözlerle selamlaşıyordu. Dolayısıyla r)Ul/es-selamü aleyküm şeklinde selam vermek, Müslümanlığın bir alametidir. Bu ayetin diğer kıraatında r)l:ıl/es-selame kelimesi, r-LJyes-seleme şeklinde okunmuştur. Anlamı ise boyun eğmektir. Boyun eğmek de Islam'ın bir alametidir. Çünkü İslam kelimesi sözlükte boyun eğmek anlamına gelir. Bu anlattıklarımdan, selam vermek veya boyun eğmek gibi dinin alametlerinden sadece birini taşıyan kimsenin Müslüman olduğu ve Müslümanlar gibi muamele göreceği sonucu çıkmaz. Aksine mutlaka kelime-i şehadetin söylenmesi gerekir. Ehl-i Kitab'ın ve müşriklerin kelime-i şehadeti söylemeleri arasında fark vardır. Kişi buna göre kelime-i şehadeti söylemelidir

Namaz
Detay →

Sahîh-i Buhârî — Military Expeditions led by the Prophet (pbuh) (Al-Maghaazi) — Hadis No: 4426

Hadis
حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، قَالَ سَمِعْتُ الزُّهْرِيَّ، عَنِ السَّائِبِ بْنِ يَزِيدَ، يَقُولُ أَذْكُرُ أَنِّي خَرَجْتُ مَعَ الْغِلْمَانِ إِلَى ثَنِيَّةِ الْوَدَاعِ نَتَلَقَّى رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم‏.‏ وَقَالَ سُفْيَانُ مَرَّةً مَعَ الصِّبْيَانِ‏.‏

Saib b. Yezid dedi ki: "Ben Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i karşılamak üzere başka çocuklarla birlikte SeniyyetulI-Veda'a gittiğimi hatırlıyorum." Ravilerinden Süfyan bir defasında (çocuklar anlamındaki "gılman ile birlikte" yerine) "sabilerle birlikte" demiştir

Aile
Detay →

Sahîh-i Buhârî — Hajj (Pilgrimage) — Hadis No: 1610

Hadis
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ سِنَانٍ، حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ هَارُونَ، أَخْبَرَنَا وَرْقَاءُ، أَخْبَرَنَا زَيْدُ بْنُ أَسْلَمَ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ رَأَيْتُ عُمَرَ بْنَ الْخَطَّابِ ـ رضى الله عنه ـ قَبَّلَ الْحَجَرَ وَقَالَ لَوْلاَ أَنِّي رَأَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَبَّلَكَ مَا قَبَّلْتُكَ‏.‏

Zeyd İbn Eslem'in naklettiğine göre babası şöyle demiştir: "Hz. Ömer'i r.a., Hacerü'l-Esved'i öptükten sonra, "Eğer Resulullah'ı seni öperken görmeseydim ben de öpmezdim" derken gördüm

Hac & Umre
Detay →

Sahîh-i Buhârî — Fighting for the Cause of Allah (Jihaad) — Hadis No: 2825

Hadis
حَدَّثَنَا عَمْرُو بْنُ عَلِيٍّ، حَدَّثَنَا يَحْيَى، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، قَالَ حَدَّثَنِي مَنْصُورٌ، عَنْ مُجَاهِدٍ، عَنْ طَاوُسٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ ـ رضى الله عنهما ـ أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم قَالَ يَوْمَ الْفَتْحِ ‏ "‏ لاَ هِجْرَةَ بَعْدَ الْفَتْحِ وَلَكِنْ جِهَادٌ وَنِيَّةٌ، وَإِذَا اسْتُنْفِرْتُمْ فَانْفِرُوا ‏"‏‏.‏

İbn Abbas'ın naklettiğine göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Mekke fethedildiği gün şöyle buyurmuştur: "Artık fetihten sonra hicret yoktur. Ancak cihad ve niyet devamlıdır. Eğer savaşa çağırılırsanız derhal savaşa çıkın

Hac & Umre
Detay →