← Ana sayfaya dön
HadisHelal & HaramSahîh-i Buhârî

Sahîh-i Buhârî — Asking Permission — Hadis No: 6265

حَدَّثَنَا أَبُو نُعَيْمٍ، حَدَّثَنَا سَيْفٌ، قَالَ سَمِعْتُ مُجَاهِدًا، يَقُولُ حَدَّثَنِي عَبْدُ اللَّهِ بْنُ سَخْبَرَةَ أَبُو مَعْمَرٍ، قَالَ سَمِعْتُ ابْنَ مَسْعُودٍ، يَقُولُ عَلَّمَنِي رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَكَفِّي بَيْنَ كَفَّيْهِ التَّشَهُّدَ، كَمَا يُعَلِّمُنِي السُّورَةَ مِنَ الْقُرْآنِ التَّحِيَّاتُ لِلَّهِ وَالصَّلَوَاتُ وَالطَّيِّبَاتُ، السَّلاَمُ عَلَيْكَ أَيُّهَا النَّبِيُّ وَرَحْمَةُ اللَّهِ وَبَرَكَاتُهُ، السَّلاَمُ عَلَيْنَا وَعَلَى عِبَادِ اللَّهِ الصَّالِحِينَ، أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ وَأَشْهَدُ أَنَّ مُحَمَّدًا عَبْدُهُ وَرَسُولُهُ‏.‏ وَهْوَ بَيْنَ ظَهْرَانَيْنَا، فَلَمَّا قُبِضَ قُلْنَا السَّلاَمُ‏.‏ يَعْنِي عَلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم‏.‏

Tercüme

İbn Mes'ud'dan dedi ki: "Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, -elim onun iki eli arasında olduğu halde- Kur'an'dan bir sureyi öğretireesine bana teşehhüdü şöylece öğretti: et-Tahiyyatu lillahi vessalavatu vettayyibat; esselamu aleyke eyyuhennebiyyu ve rahmetullahi ve berekatuh; esselamu aleyna ve ala ibadillahissalihln. Eşhedu en la ilahe illallah ve eşhedu en ne Muhammeden abduhu ve rasuluh: Bütün esenlik dilekleri, güzel dualar ve övgüler yalnız Allah'ındır. Ey Nebi! Selam sana, Allah'ın rahmetleri ve bereketleri de üzerine olsun. Selam bizim ve Allah\n salih kullarının üzerine. Şehadet ederim ki Allah'tan başka hiçbir ilah yoktur ve yine şehadet ederim ki Muhammed onun kulu ve Rasulüdür. Allah Rasulü, aramızdayken biz böyle derdik. Ama ruhu kabzedildikten sonra esselamu alennebiyyi demeye başladık." Fethu'l-Bari Açıklaması: İbn Battal dedi ki: Eli tutup yakalamak, musafahanın ileri derecesidir. İlim adamlarına göre bu müstehabtır. Ama elin öpülmesi hususunda görüş ayrılıkları vardır. Malik hem bunu, hem de bu hususta gelen rivayetleri kabul etmemiştir. Başkaları ise el öpmeyi caiz kabul etmiş ve Ömer'den gelen şu rivayet i delil göstermişlerdir: "Düşmanın önünden kaçtıkları gazadan Medine'ye geri döndüklerinde, biz savaş kaçkınlanyız, demişlerdi. Allah Rasulü s.a.v. ise: Hayır, aksine sizler (taktik gereği geri çekilip) tekrar hücum edenlersiniz. Ben mu'minlerin kendisine sığındığı birlikleriyim, buyurdu. Ömer dedi ki: Biz de onun elini öptük." (İbn Battal devamla) dedi ki: "Ebu Lubabe, Ka'b İbn Malik ve iki arkadaşı Allah tevbelerini kabul edince, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in elini öpmüştür." Bunu el-Ebheri' zikretmiş bulunmaktadır. Ebu Ubeyde de Medine'ye geldiğinde, Ömer r.a.'ın elini öpmüştü. Zeyd İbn Sabit de İbn Abbas bineğinin özengisini tutunca, İbn Abbas'ın elini öpmüştü. el-Ebheri' dedi ki: Malik'in el öpmeyi mekruh görmesi, tekebbür ve kendisini azametli görmek suretinde olması halindedir. Ama dinine bağlılığı, ilmi yada şerefi dolayısıyla Allah'a yakınlık isteği ile bir kimsenin elini öperse, bu caizdir. İbn Battal dedi ki: Tirmizi'nin Safvan İbn Assal yoluyla gelen hadisteki rivayetine göre; "İki Yahudi Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e gelip ona dokuz alamete dair soru sordular..." hadisini zikretmekte ve hadisin sonunda: "iki Yahudi onun elini, ayağını öptüler" denilmektedir. Tirmizi de: Bu hasen, sahih bir hadistir, demiştir. Derim ki: İbn Ömer hadisini Buhari, el-Edebu'l-Müfred'de ve Ebu Davud rivayet etmişlerdir. Ebu Lubabe ile ilgili hadisi Beyhaki ed-Delail'de ve İbnu'lMukri rivayet etmişlerdir. Ka'b ve iki arkadaşına dair hadisi İbnu'l-Mukri', Ebu Ubeyde ile ilgili hadisi Cami'inde Süfyan, İbn Abbas ile ilgili hadisi Taberi ve İbnu'l-Mukri, Safvan ile ilgili hadisi de Nesai, İbn Mace ve sahih olduğunu belirterek el-Hakim rivayet etmişlerdir. Hafız Ebu Bekir İbnu'l-Mukri bizim de sema yoluyla aldığımız "el öpme"ye dair bir cüz toplamış olup, bunda pek çok hadis ve eseri kaydetmiş bulunmaktadır. Bu husustaki hadislerin en ceyyidlerinden birisi de ezZari' el-Abdi' ile ilgili hadistir. Bu zat Abdulkays heyetinde bulunuyordu. O şöyle demiştir: "Biz kaldığımız yerlerden alelacele gidip Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in elini ve ayağını öpmeye koyulduk." Usame İbn Şerik rivayet, ettiği hadiste şöyle demektedir: "Kalkıp, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in elini öptü." Hadisin senedi kavidir. Cabir'in rivayet ettiği hadiste de "Ömer, kalkıp Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in elini öptü" demektedir. Nevevi' dedi ki: Bir adamın zahidliği ve salih bir kimse oluşu sebebiyle yahut ilmi, şerefi, kendisini haramlardan koruması ve buna benzer dini sebepler için elini öpmek, mekruh değildir, hatta müstehabtır. Eğer zenginliği, gücü kuweti ya da dünya ehli nezdindeki makam ve mevkii dolayısıyla olursa, ileri derecede mekruhtur. Ebu Said el-Mütevelll ise: Caiz olmaz, demiştir

Kaynak

Sahîh-i Buhârî, 79/39 (No: 6265)

https://sunnah.com/bukhari/79/39

Sahîh-i Buhârî — hocanın diğer içerikleri

Sahîh-i Buhârî — Prophetic Commentary on the Qur'an (Tafseer of the Prophet (pbuh)) — Hadis No: 4591

Hadis
حَدَّثَنِي عَلِيُّ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ عَمْرٍو، عَنْ عَطَاءٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ ـ رضى الله عنهما ـ ‏{‏وَلاَ تَقُولُوا لِمَنْ أَلْقَى إِلَيْكُمُ السَّلاَمَ لَسْتَ مُؤْمِنًا‏}‏‏.‏ قَالَ قَالَ ابْنُ عَبَّاسٍ كَانَ رَجُلٌ فِي غُنَيْمَةٍ لَهُ فَلَحِقَهُ الْمُسْلِمُونَ فَقَالَ السَّلاَمُ عَلَيْكُمْ، فَقَتَلُوهُ وَأَخَذُوا غُنَيْمَتَهُ، فَأَنْزَلَ اللَّهُ فِي ذَلِكَ إِلَى قَوْلِهِ ‏{‏عَرَضَ الْحَيَاةِ الدُّنْيَا‏}‏ تِلْكَ الْغُنَيْمَةُ‏.‏ قَالَ قَرَأَ ابْنُ عَبَّاسٍ السَّلاَمَ‏.‏

(İbn Abbas'ın "Size selam verene, 'Sen mümin değilsin, i demeyin," ayeti hakkında şöyle dediği rivayet edilmiştir: Adamın biri kendisine ait küçük bir sürüyü otlatıyordu. Derken Müslümanlar onun yanına geldi. Adam onlara, "es-Selamu aleykum/Allah'ın selamı üzerinize olsun," dedi. Buna rağmen Müslümanlar onu öldürüp koyunlarına el koydular. İşte bu olay hakkında Allah Teala "Ey iman edenler! Allah yolunda savaşa çıktığınız zaman iyi anlayıp dinleyin. Size selam verene, dünya hayatının geçici menfaatine göz dikerek 'Sen mümin değilsin,' demeyin," ayetini indirdi. Bu ayette geçen dünya hayatının geçici menfaati ile kastedilen, küçük koyun sürüsüdür. İbn Abbas ayette geçen ve farklı şekillerde okunan r)l:ıl/es-selam ifadesini bir elif ile uzatarak es-selam şeklinde okumuştur. Fethu'l-Bari Açıklaması: Simak rivayetine göre . !fekateıo.hü ifadesinden sonra şu ziyade bulunmaktadır: "Bu adam sadece bizden korunmak için selam verdi." Bu ayete göre, bir şekilde Müslümanlık alameti taşıdığını gösteren hiç kimse, Müslüman olup olmadığı konusunda imtihan edilmedikçe öldürülmez. Çünkü selam vermek, Müslümanlara özgü bir selamlaşmadır. İnsanlar Cahiliyye döneminde bundan farklı sözlerle selamlaşıyordu. Dolayısıyla r)Ul/es-selamü aleyküm şeklinde selam vermek, Müslümanlığın bir alametidir. Bu ayetin diğer kıraatında r)l:ıl/es-selame kelimesi, r-LJyes-seleme şeklinde okunmuştur. Anlamı ise boyun eğmektir. Boyun eğmek de Islam'ın bir alametidir. Çünkü İslam kelimesi sözlükte boyun eğmek anlamına gelir. Bu anlattıklarımdan, selam vermek veya boyun eğmek gibi dinin alametlerinden sadece birini taşıyan kimsenin Müslüman olduğu ve Müslümanlar gibi muamele göreceği sonucu çıkmaz. Aksine mutlaka kelime-i şehadetin söylenmesi gerekir. Ehl-i Kitab'ın ve müşriklerin kelime-i şehadeti söylemeleri arasında fark vardır. Kişi buna göre kelime-i şehadeti söylemelidir

Namaz
Detay →

Sahîh-i Buhârî — Military Expeditions led by the Prophet (pbuh) (Al-Maghaazi) — Hadis No: 4426

Hadis
حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، قَالَ سَمِعْتُ الزُّهْرِيَّ، عَنِ السَّائِبِ بْنِ يَزِيدَ، يَقُولُ أَذْكُرُ أَنِّي خَرَجْتُ مَعَ الْغِلْمَانِ إِلَى ثَنِيَّةِ الْوَدَاعِ نَتَلَقَّى رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم‏.‏ وَقَالَ سُفْيَانُ مَرَّةً مَعَ الصِّبْيَانِ‏.‏

Saib b. Yezid dedi ki: "Ben Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i karşılamak üzere başka çocuklarla birlikte SeniyyetulI-Veda'a gittiğimi hatırlıyorum." Ravilerinden Süfyan bir defasında (çocuklar anlamındaki "gılman ile birlikte" yerine) "sabilerle birlikte" demiştir

Aile
Detay →

Sahîh-i Buhârî — Hajj (Pilgrimage) — Hadis No: 1610

Hadis
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ سِنَانٍ، حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ هَارُونَ، أَخْبَرَنَا وَرْقَاءُ، أَخْبَرَنَا زَيْدُ بْنُ أَسْلَمَ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ رَأَيْتُ عُمَرَ بْنَ الْخَطَّابِ ـ رضى الله عنه ـ قَبَّلَ الْحَجَرَ وَقَالَ لَوْلاَ أَنِّي رَأَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَبَّلَكَ مَا قَبَّلْتُكَ‏.‏

Zeyd İbn Eslem'in naklettiğine göre babası şöyle demiştir: "Hz. Ömer'i r.a., Hacerü'l-Esved'i öptükten sonra, "Eğer Resulullah'ı seni öperken görmeseydim ben de öpmezdim" derken gördüm

Hac & Umre
Detay →

Sahîh-i Buhârî — Fighting for the Cause of Allah (Jihaad) — Hadis No: 2825

Hadis
حَدَّثَنَا عَمْرُو بْنُ عَلِيٍّ، حَدَّثَنَا يَحْيَى، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، قَالَ حَدَّثَنِي مَنْصُورٌ، عَنْ مُجَاهِدٍ، عَنْ طَاوُسٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ ـ رضى الله عنهما ـ أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم قَالَ يَوْمَ الْفَتْحِ ‏ "‏ لاَ هِجْرَةَ بَعْدَ الْفَتْحِ وَلَكِنْ جِهَادٌ وَنِيَّةٌ، وَإِذَا اسْتُنْفِرْتُمْ فَانْفِرُوا ‏"‏‏.‏

İbn Abbas'ın naklettiğine göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Mekke fethedildiği gün şöyle buyurmuştur: "Artık fetihten sonra hicret yoktur. Ancak cihad ve niyet devamlıdır. Eğer savaşa çağırılırsanız derhal savaşa çıkın

Hac & Umre
Detay →