← Ana sayfaya dön
HadisAhlâkSahîh-i Buhârî

Sahîh-i Buhârî — Interpretation of Dreams — Hadis No: 7009

حَدَّثَنَا سَعِيدُ بْنُ عُفَيْرٍ، حَدَّثَنِي اللَّيْثُ، حَدَّثَنِي عُقَيْلٌ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، أَخْبَرَنِي أَبُو أُمَامَةَ بْنُ سَهْلٍ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ ‏"‏ بَيْنَا أَنَا نَائِمٌ رَأَيْتُ النَّاسَ عُرِضُوا عَلَىَّ، وَعَلَيْهِمْ قُمُصٌ، فَمِنْهَا مَا يَبْلُغُ الثَّدْىَ، وَمِنْهَا مَا يَبْلُغُ دُونَ ذَلِكَ، وَعُرِضَ عَلَىَّ عُمَرُ بْنُ الْخَطَّابِ وَعَلَيْهِ قَمِيصٌ يَجْتَرُّهُ ‏"‏‏.‏ قَالُوا فَمَا أَوَّلْتَهُ يَا رَسُولَ اللَّهِ قَالَ ‏"‏ الدِّينَ ‏"‏‏.‏

Tercüme

Ebu Said el-Hudri şöyledemiştir: Ben Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den işittim: "Uyuduğum sırada insanlar bana arz olunuyorlardı. Üstlerinde gömlekler vardı. Bu gömleklerin kimi memelere varıyor, kimi bundan daha kısa idi. Ömer b. el-Hattab da bana arz olundu. Onun üstünde (eteklerini yerde) sürüklediği bir gömlek vardı" buyurdu. Sahabiler "Ya Resulallah! Bunu ne ile tabir ettin?" diye sordular. Resulullah "din ile" diye cevap verdi. Fethu'l-Bari Açıklaması: "Rüyada gömleğini yerde sürükleme." Tabir alimleri şöyle derler: Gömleğin dinle tabir edilmesi şu açıdandır: Gömlek, dünyada aYret yerini örter. pin ise ahirette insanı örter ve her türlü istenmeyen durumdan korur. Bu konuda temel dayanak Allahu Teala'ın "Takva elbisesi. .. işte o daha hayırlıdır"(Araf, 26) ayet-i kerimesidir. Araplar fazilet ve iffeti "kamis=gömlek" kelimesi ile ifade ederler. Nitekim Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in Hz. Osman'a "Allah sana öyle bir gömlek giydirecek ki onu çıkarma"(Ahmed b. Hanbel, VI, 86, 114, 149; Tirmizi, Menakıb; İbn Mace, Mukaddime) ifadesinde geçen "kamis" kelimesi bu kabildendir. Bu hadisi Ahmed b. Hanbel, Tirmizi, İbn Mace rivayet etmişler, İbn Hibban sahih olduğunu belirtmiştir. Tabir alimleri "kamis= gömlek"in din ile tabir edileceğini, gömlek uzunluğunun o kişinin ardından eserlerinin baki kalacağını gösterdiği noktasında ittifak etmişlerdir. Hadis-i şerif dine mensup olan kimselerin dinde azlık, çokluk, kuwet, zayıflık bakımından birbirlerinden farklı olduklarını ifade etmektedir. Bunun açıklaması İman bölümünde geçmişti. Gömleğini yerde sürüyerek yürümek, rüyada övülen uyanıkken kınanan şeylerden olan fiillerden birisidir. Çünkü uyanıkken gömleği uzatıp, yerlerde sürüme konusunda tehdit gelmiştir. Hadisten çıkan sonuçlar 1. Rüya tabiri meşrudur. 2. Tabiri bilen kimsenin -rüyayı gören kendisi bile olsa- bunu başkalarına sorması caizdir. 3. Faziletli bir kimsenin mertebesini ortaya çıkarmak maksadıyla sahip olduğu faziletlerle kendisini övmek meşrudur. Bunun yerinin kişinin övdüğü şahsın bu yüzden kendini beğenmek gibi fitneye düşeceğinden emin olunduğu durumlar olduğu gayet açıktır. Hadiste Hz. Ömer'in faziletini gösteren ifadeler vardır. İbnü'l-Arabı şöyle demiştir: Nebi s.a.v.'in gömleği "din" ile tabir etmesi, elbisenin bedenin avretini örttüğü gibi, dinin cehalet avretini örtmesindendir. İbnü'l-Arabi şöyle devam eder: Hz. Ömer'den başkalarına gelince, gömleği memelerine ulaşan kimse -birtakım günahları işliyor olsa bile- kalbini küfürden koruyan kişidir. Gömleği bundan daha kısa olup, avret yeri açıkta olan ise ayaklarını günaha gitmekten alıkoymayandır. Giydiği gömlek ayaklarını örten ise takva ile her türlü günahtan sakınan kimsedir. Gömleğini arkasından sürükleyen kişi halis ve salih amelle bundan daha fazlasını yapandır. İbn Ebi Cemre özetle şöyle der: Hadisteki "nas=insanlar" kelimesinden maksat "kamis" kelimesi "din" ile tabir edildiğinden dolayı "mu'minler"dir. İbn Ebi Cemre şöyle devam eder: Öyle anlaşılıyor ki maksat bu Muhammed ümmetinin belirli bir kesimi, hatta bazılarıdır. "Din" den maksat ise dinin emirlerine sarılma, yasaklarından kaçınmaya hırsla yapışmak örneğinde olduğu gibi, onun gereğine göre amel etmektir. Hz. Ömer'in bu konuda yüce bir makamı vardır. İbn Ebi Cemre şöyle devam eder: Bu hadisten anlaşıldığına göre rüyada görülen gömlek, -güzelolsun veya olmasın- giyen kişinin dindarlığıyla tabir edilir. Gömlekteki nükte şudur: Gömleği giyen kimse dilerse üzerinden çıkarır, dilerse üzerinde bırakır. Allahu Teala mu'minlere iman elbisesini giydirip, onlar bu vasfa bürününce bu konudaki mükemmelolan elbisesi vücudunu tam olarak örten olurken, mükemmelolmayan böyle olmamıştır. Elbisenin eksikliği bazen iman eksikliği nedeniyle olurken, bazen amel eksikliği sebebiyle olabilir. Doğruyu en iyi Allahu Teala bilir. Bir başka alim ise şöyle der: Dünyada gömlek, avret yerini örter. Bunun fazlası kınanmıştır. Ahirette ise bu sırf bir zinettir. Gömleğin tabirinin onun uzunluğu veya kısalığı, güzelliği veya çirkinliğine göre olması uygun düşmüştür. Gömlek ne kadar uzun olursa onu giyenin fazileti o kadar olur ve herkese din veya ilim ya da güzellik veya ağırbaşlılık ya da bir zümre içinde ön safta olma gibi kendisine layık olan şey nispet edilir. Bunun zıttı bu sıralanan niteliklerin zıttı demektir

Kaynak

Sahîh-i Buhârî, 91/27 (No: 7009)

https://sunnah.com/bukhari/91/27

Sahîh-i Buhârî — hocanın diğer içerikleri

Sahîh-i Buhârî — Prophetic Commentary on the Qur'an (Tafseer of the Prophet (pbuh)) — Hadis No: 4591

Hadis
حَدَّثَنِي عَلِيُّ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ عَمْرٍو، عَنْ عَطَاءٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ ـ رضى الله عنهما ـ ‏{‏وَلاَ تَقُولُوا لِمَنْ أَلْقَى إِلَيْكُمُ السَّلاَمَ لَسْتَ مُؤْمِنًا‏}‏‏.‏ قَالَ قَالَ ابْنُ عَبَّاسٍ كَانَ رَجُلٌ فِي غُنَيْمَةٍ لَهُ فَلَحِقَهُ الْمُسْلِمُونَ فَقَالَ السَّلاَمُ عَلَيْكُمْ، فَقَتَلُوهُ وَأَخَذُوا غُنَيْمَتَهُ، فَأَنْزَلَ اللَّهُ فِي ذَلِكَ إِلَى قَوْلِهِ ‏{‏عَرَضَ الْحَيَاةِ الدُّنْيَا‏}‏ تِلْكَ الْغُنَيْمَةُ‏.‏ قَالَ قَرَأَ ابْنُ عَبَّاسٍ السَّلاَمَ‏.‏

(İbn Abbas'ın "Size selam verene, 'Sen mümin değilsin, i demeyin," ayeti hakkında şöyle dediği rivayet edilmiştir: Adamın biri kendisine ait küçük bir sürüyü otlatıyordu. Derken Müslümanlar onun yanına geldi. Adam onlara, "es-Selamu aleykum/Allah'ın selamı üzerinize olsun," dedi. Buna rağmen Müslümanlar onu öldürüp koyunlarına el koydular. İşte bu olay hakkında Allah Teala "Ey iman edenler! Allah yolunda savaşa çıktığınız zaman iyi anlayıp dinleyin. Size selam verene, dünya hayatının geçici menfaatine göz dikerek 'Sen mümin değilsin,' demeyin," ayetini indirdi. Bu ayette geçen dünya hayatının geçici menfaati ile kastedilen, küçük koyun sürüsüdür. İbn Abbas ayette geçen ve farklı şekillerde okunan r)l:ıl/es-selam ifadesini bir elif ile uzatarak es-selam şeklinde okumuştur. Fethu'l-Bari Açıklaması: Simak rivayetine göre . !fekateıo.hü ifadesinden sonra şu ziyade bulunmaktadır: "Bu adam sadece bizden korunmak için selam verdi." Bu ayete göre, bir şekilde Müslümanlık alameti taşıdığını gösteren hiç kimse, Müslüman olup olmadığı konusunda imtihan edilmedikçe öldürülmez. Çünkü selam vermek, Müslümanlara özgü bir selamlaşmadır. İnsanlar Cahiliyye döneminde bundan farklı sözlerle selamlaşıyordu. Dolayısıyla r)Ul/es-selamü aleyküm şeklinde selam vermek, Müslümanlığın bir alametidir. Bu ayetin diğer kıraatında r)l:ıl/es-selame kelimesi, r-LJyes-seleme şeklinde okunmuştur. Anlamı ise boyun eğmektir. Boyun eğmek de Islam'ın bir alametidir. Çünkü İslam kelimesi sözlükte boyun eğmek anlamına gelir. Bu anlattıklarımdan, selam vermek veya boyun eğmek gibi dinin alametlerinden sadece birini taşıyan kimsenin Müslüman olduğu ve Müslümanlar gibi muamele göreceği sonucu çıkmaz. Aksine mutlaka kelime-i şehadetin söylenmesi gerekir. Ehl-i Kitab'ın ve müşriklerin kelime-i şehadeti söylemeleri arasında fark vardır. Kişi buna göre kelime-i şehadeti söylemelidir

Namaz
Detay →

Sahîh-i Buhârî — Military Expeditions led by the Prophet (pbuh) (Al-Maghaazi) — Hadis No: 4426

Hadis
حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، قَالَ سَمِعْتُ الزُّهْرِيَّ، عَنِ السَّائِبِ بْنِ يَزِيدَ، يَقُولُ أَذْكُرُ أَنِّي خَرَجْتُ مَعَ الْغِلْمَانِ إِلَى ثَنِيَّةِ الْوَدَاعِ نَتَلَقَّى رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم‏.‏ وَقَالَ سُفْيَانُ مَرَّةً مَعَ الصِّبْيَانِ‏.‏

Saib b. Yezid dedi ki: "Ben Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i karşılamak üzere başka çocuklarla birlikte SeniyyetulI-Veda'a gittiğimi hatırlıyorum." Ravilerinden Süfyan bir defasında (çocuklar anlamındaki "gılman ile birlikte" yerine) "sabilerle birlikte" demiştir

Aile
Detay →

Sahîh-i Buhârî — Hajj (Pilgrimage) — Hadis No: 1610

Hadis
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ سِنَانٍ، حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ هَارُونَ، أَخْبَرَنَا وَرْقَاءُ، أَخْبَرَنَا زَيْدُ بْنُ أَسْلَمَ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ رَأَيْتُ عُمَرَ بْنَ الْخَطَّابِ ـ رضى الله عنه ـ قَبَّلَ الْحَجَرَ وَقَالَ لَوْلاَ أَنِّي رَأَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَبَّلَكَ مَا قَبَّلْتُكَ‏.‏

Zeyd İbn Eslem'in naklettiğine göre babası şöyle demiştir: "Hz. Ömer'i r.a., Hacerü'l-Esved'i öptükten sonra, "Eğer Resulullah'ı seni öperken görmeseydim ben de öpmezdim" derken gördüm

Hac & Umre
Detay →

Sahîh-i Buhârî — Fighting for the Cause of Allah (Jihaad) — Hadis No: 2825

Hadis
حَدَّثَنَا عَمْرُو بْنُ عَلِيٍّ، حَدَّثَنَا يَحْيَى، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، قَالَ حَدَّثَنِي مَنْصُورٌ، عَنْ مُجَاهِدٍ، عَنْ طَاوُسٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ ـ رضى الله عنهما ـ أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم قَالَ يَوْمَ الْفَتْحِ ‏ "‏ لاَ هِجْرَةَ بَعْدَ الْفَتْحِ وَلَكِنْ جِهَادٌ وَنِيَّةٌ، وَإِذَا اسْتُنْفِرْتُمْ فَانْفِرُوا ‏"‏‏.‏

İbn Abbas'ın naklettiğine göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Mekke fethedildiği gün şöyle buyurmuştur: "Artık fetihten sonra hicret yoktur. Ancak cihad ve niyet devamlıdır. Eğer savaşa çağırılırsanız derhal savaşa çıkın

Hac & Umre
Detay →