← Ana sayfaya dön
HadisNikâhSahîh-i Buhârî

Sahîh-i Buhârî — Interpretation of Dreams — Hadis No: 6985

حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ يُوسُفَ، حَدَّثَنَا اللَّيْثُ، حَدَّثَنِي ابْنُ الْهَادِ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ خَبَّابٍ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ، أَنَّهُ سَمِعَ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ ‏ "‏ إِذَا رَأَى أَحَدُكُمْ رُؤْيَا يُحِبُّهَا فَإِنَّمَا هِيَ مِنَ اللَّهِ، فَلْيَحْمَدِ اللَّهَ عَلَيْهَا، وَلْيُحَدِّثْ بِهَا، وَإِذَا رَأَى غَيْرَ ذَلِكَ مِمَّا يَكْرَهُ، فَإِنَّمَا هِيَ مِنَ الشَّيْطَانِ، فَلْيَسْتَعِذْ مِنْ شَرِّهَا، وَلاَ يَذْكُرْهَا لأَحَدٍ، فَإِنَّهَا لاَ تَضُرُّهُ ‏"‏‏.‏

Tercüme

Ebu Said el-Hudrl'nin nakline göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Herhangi biriniz sevdiği bir rüya görürse bilsin ki o muhakkak Allah tarafındandır. Rüya sahibi bu rüyası üzerine Allah'a hamdetsin ve başkasına da söylesin. Bunun dışında hoşlanmadığı bir rüya gördüğünde de muhakkak bu rüya da şeytandandır. Bu takdirde rüya sahibi rüyanın şerrinden Allah'a sığınsın ve rüyasını kimseye söylemesin. Böylece o rüya kendisine zarar vermez. " Fethu'l-Bari Açıklaması: "Rüyanın Allah tarafından olduğu." Yani hadiste "saliha" şeklinde kayıtlansa da rüyanın mutlak olarak Allah'tan olduğu. Rüyanın salih olarak nitelenmesi, şeytanın müdahalesine imkan olmaması açısındandır. Buna karşılık şeytanın müdahalesinin mümkün olduğu rüyalarda rüyanın ona nispet edilmesi mecazidir. Çünkü bütün rüyalar, yaratılma ve takdir edilme açısından Allah tarafındandır. Rüyanın Allah'a izafe edilmesi onu şereflendirmek içindir. "Hulm de şeytandandır." "Hulmün şeytandan olduğu" başlığı altında müellifin "Herhangi biriniz hoşlanmadığı bir rüya görecek olursa (uyanınca hemen) sol tarafına tükürsün ve ondan Allah'a sığınsın. Bu suretle o rüya, o kişiye zarar vermez" şeklinde bir hadis daha gelecektir. Mühelleb şöyle demiştir: Şari karışıklıktan halis olan rüyaya salih ve sadık adını vermiştir ve bunu Allahu Teala'ya izafe etmiştir. Karışık rüyalara ise "hulm" adını vermiş ve bunu şeytana izafe etmiştir. Zira böyle bir rüya, şeytanın benzeri yaratılmıştır. Resulullah insanlara şeytan ın hilesini bildirmiş, onlara kendilerini üzme ve korku salma noktasında şeytanı maksadına ulaştırmamaları için bunu savuşturmanın yolunu göstermiştir. "Ve rüyasını kimseye söylemesin. Böylece o rüya kendisine zarar vermez." Kısacası salih rüya adabı olarak üç şeyden söz etmek mümkündür: Rüya gören bundan dolayı Allah'a hamdetmeli, bunu bir müjde olarak almalı ve başkalarına anlatmalıdır. Fakat kendisinden hoşlanmayana değil, kendisini sevene anlatmalıdır. Kısacası hoşlanılmayan bir rüya adabı olarak dört şeyden söz edilmiştir. Görülen rüyanın şerrinden ve şeytanın kötülüğünden Allah'a sığınmalı, uykusundan uyandığında üç kez sol tarafına tükürmeli ve bu rüyayı hiç kimseye anlatmamalıdır. Müellifin "rüyada ayaklarından bağlı olduğunu görmek" başlığı altında Ebu Hureyre'den nakledilen bir rivayette bir beşinci edepten bahsedilmektedir. Bu da namaz kılmaktır. Bu hadisin lafzı şöyledir: "Kim rüyada hoşlanmayacağı bir şey görürse bunu hiç kimseye söylemesin ve kalkıp namaz kılsın." Ancak Buhari bu hadisin mevsul olduğunu açık olarak belirtmemiş, Müslim ise belirtmişti. Müslim bir altıncı edepten daha bahseder. Bu yattığı taraftan öbür tarafına dönmektir. Cabir'in nakline göre Resulullah şöyle buyurmuştur: "Herhangi biriniz hoşlanmadığı bir rüya görürse üç kez sol tarafına tükürsün, üç kez Allah'a sığınsın ve yattığı taraftan öbür tarafa dönsün. " Rüyanın kötülüğünden nasıl sakınılacağına dair sahih bir haber bulunmaktadır. Bu haberi Said b. Mansur, İbn Ebi Şeybe ve Abdurrezzak sahih isnadlarla İbrahim en-Nehaı' den şöyle nakletmişlerdir: "İçinizden herhangi biriniz rüyasında hoşlanmadığı bir şey görecek olursa uyandığında şöyle desin: Allah'ın me" leklerinin ve Nebilerinin sığındıkları şeyle bu rüyanın "dinim ve dünyam açısından hoşlanmadığım bir şeyin başıma gelmesi" şeklindeki kötülüğünden Allah'a sığınırım." Rüyada korkmaktan sığınma konusunda İmam Malik'in Muvatta'ında şöyle bir haber yer alır: Bana ulaşan bir habere göre Halid b. Velid "Ya Resulallah! Ben rüyada korkutuluyorum" deyince, ResuluIlah Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Şöyle dua et!" buyurduktan sonra şu duayı öğretmiştir: ''l\llah'ın gazabından, ikabından, kullarının kötülüklerinden, şeytanların kışkırlmasından, bana kötülük yapmalarından Allah'ın tam olan kelimelerine sığınınm. "(İmam Malik, Şiir)

Kaynak

Sahîh-i Buhârî, 91/4 (No: 6985)

https://sunnah.com/bukhari/91/4

Sahîh-i Buhârî — hocanın diğer içerikleri

Sahîh-i Buhârî — Prophetic Commentary on the Qur'an (Tafseer of the Prophet (pbuh)) — Hadis No: 4591

Hadis
حَدَّثَنِي عَلِيُّ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ عَمْرٍو، عَنْ عَطَاءٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ ـ رضى الله عنهما ـ ‏{‏وَلاَ تَقُولُوا لِمَنْ أَلْقَى إِلَيْكُمُ السَّلاَمَ لَسْتَ مُؤْمِنًا‏}‏‏.‏ قَالَ قَالَ ابْنُ عَبَّاسٍ كَانَ رَجُلٌ فِي غُنَيْمَةٍ لَهُ فَلَحِقَهُ الْمُسْلِمُونَ فَقَالَ السَّلاَمُ عَلَيْكُمْ، فَقَتَلُوهُ وَأَخَذُوا غُنَيْمَتَهُ، فَأَنْزَلَ اللَّهُ فِي ذَلِكَ إِلَى قَوْلِهِ ‏{‏عَرَضَ الْحَيَاةِ الدُّنْيَا‏}‏ تِلْكَ الْغُنَيْمَةُ‏.‏ قَالَ قَرَأَ ابْنُ عَبَّاسٍ السَّلاَمَ‏.‏

(İbn Abbas'ın "Size selam verene, 'Sen mümin değilsin, i demeyin," ayeti hakkında şöyle dediği rivayet edilmiştir: Adamın biri kendisine ait küçük bir sürüyü otlatıyordu. Derken Müslümanlar onun yanına geldi. Adam onlara, "es-Selamu aleykum/Allah'ın selamı üzerinize olsun," dedi. Buna rağmen Müslümanlar onu öldürüp koyunlarına el koydular. İşte bu olay hakkında Allah Teala "Ey iman edenler! Allah yolunda savaşa çıktığınız zaman iyi anlayıp dinleyin. Size selam verene, dünya hayatının geçici menfaatine göz dikerek 'Sen mümin değilsin,' demeyin," ayetini indirdi. Bu ayette geçen dünya hayatının geçici menfaati ile kastedilen, küçük koyun sürüsüdür. İbn Abbas ayette geçen ve farklı şekillerde okunan r)l:ıl/es-selam ifadesini bir elif ile uzatarak es-selam şeklinde okumuştur. Fethu'l-Bari Açıklaması: Simak rivayetine göre . !fekateıo.hü ifadesinden sonra şu ziyade bulunmaktadır: "Bu adam sadece bizden korunmak için selam verdi." Bu ayete göre, bir şekilde Müslümanlık alameti taşıdığını gösteren hiç kimse, Müslüman olup olmadığı konusunda imtihan edilmedikçe öldürülmez. Çünkü selam vermek, Müslümanlara özgü bir selamlaşmadır. İnsanlar Cahiliyye döneminde bundan farklı sözlerle selamlaşıyordu. Dolayısıyla r)Ul/es-selamü aleyküm şeklinde selam vermek, Müslümanlığın bir alametidir. Bu ayetin diğer kıraatında r)l:ıl/es-selame kelimesi, r-LJyes-seleme şeklinde okunmuştur. Anlamı ise boyun eğmektir. Boyun eğmek de Islam'ın bir alametidir. Çünkü İslam kelimesi sözlükte boyun eğmek anlamına gelir. Bu anlattıklarımdan, selam vermek veya boyun eğmek gibi dinin alametlerinden sadece birini taşıyan kimsenin Müslüman olduğu ve Müslümanlar gibi muamele göreceği sonucu çıkmaz. Aksine mutlaka kelime-i şehadetin söylenmesi gerekir. Ehl-i Kitab'ın ve müşriklerin kelime-i şehadeti söylemeleri arasında fark vardır. Kişi buna göre kelime-i şehadeti söylemelidir

Namaz
Detay →

Sahîh-i Buhârî — Military Expeditions led by the Prophet (pbuh) (Al-Maghaazi) — Hadis No: 4426

Hadis
حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، قَالَ سَمِعْتُ الزُّهْرِيَّ، عَنِ السَّائِبِ بْنِ يَزِيدَ، يَقُولُ أَذْكُرُ أَنِّي خَرَجْتُ مَعَ الْغِلْمَانِ إِلَى ثَنِيَّةِ الْوَدَاعِ نَتَلَقَّى رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم‏.‏ وَقَالَ سُفْيَانُ مَرَّةً مَعَ الصِّبْيَانِ‏.‏

Saib b. Yezid dedi ki: "Ben Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i karşılamak üzere başka çocuklarla birlikte SeniyyetulI-Veda'a gittiğimi hatırlıyorum." Ravilerinden Süfyan bir defasında (çocuklar anlamındaki "gılman ile birlikte" yerine) "sabilerle birlikte" demiştir

Aile
Detay →

Sahîh-i Buhârî — Hajj (Pilgrimage) — Hadis No: 1610

Hadis
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ سِنَانٍ، حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ هَارُونَ، أَخْبَرَنَا وَرْقَاءُ، أَخْبَرَنَا زَيْدُ بْنُ أَسْلَمَ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ رَأَيْتُ عُمَرَ بْنَ الْخَطَّابِ ـ رضى الله عنه ـ قَبَّلَ الْحَجَرَ وَقَالَ لَوْلاَ أَنِّي رَأَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَبَّلَكَ مَا قَبَّلْتُكَ‏.‏

Zeyd İbn Eslem'in naklettiğine göre babası şöyle demiştir: "Hz. Ömer'i r.a., Hacerü'l-Esved'i öptükten sonra, "Eğer Resulullah'ı seni öperken görmeseydim ben de öpmezdim" derken gördüm

Hac & Umre
Detay →

Sahîh-i Buhârî — Fighting for the Cause of Allah (Jihaad) — Hadis No: 2825

Hadis
حَدَّثَنَا عَمْرُو بْنُ عَلِيٍّ، حَدَّثَنَا يَحْيَى، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، قَالَ حَدَّثَنِي مَنْصُورٌ، عَنْ مُجَاهِدٍ، عَنْ طَاوُسٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ ـ رضى الله عنهما ـ أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم قَالَ يَوْمَ الْفَتْحِ ‏ "‏ لاَ هِجْرَةَ بَعْدَ الْفَتْحِ وَلَكِنْ جِهَادٌ وَنِيَّةٌ، وَإِذَا اسْتُنْفِرْتُمْ فَانْفِرُوا ‏"‏‏.‏

İbn Abbas'ın naklettiğine göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Mekke fethedildiği gün şöyle buyurmuştur: "Artık fetihten sonra hicret yoktur. Ancak cihad ve niyet devamlıdır. Eğer savaşa çağırılırsanız derhal savaşa çıkın

Hac & Umre
Detay →