← Ana sayfaya dön
HadisZekâtSahîh-i Buhârî

Sahîh-i Buhârî — Good Manners and Form (Al-Adab) — Hadis No: 6023

حَدَّثَنَا أَبُو الْوَلِيدِ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، قَالَ أَخْبَرَنِي عَمْرٌو، عَنْ خَيْثَمَةَ، عَنْ عَدِيِّ بْنِ حَاتِمٍ، قَالَ ذَكَرَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم النَّارَ، فَتَعَوَّذَ مِنْهَا وَأَشَاحَ بِوَجْهِهِ، ثُمَّ ذَكَرَ النَّارَ، فَتَعَوَّذَ مِنْهَا، وَأَشَاحَ بِوَجْهِهِ ـ قَالَ شُعْبَةُ أَمَّا مَرَّتَيْنِ فَلاَ أَشُكُّ ـ ثُمَّ قَالَ ‏ "‏ اتَّقُوا النَّارَ وَلَوْ بِشِقِّ تَمْرَةٍ، فَإِنْ لَمْ تَجِدْ فَبِكَلِمَةٍ طَيِّبَةٍ ‏"‏‏.‏

Tercüme

Adiy İbn Hatim'den, dedi ki: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ateş'i söz konusu etti, ondan Allah'a sığındı ve yüzünü öbür tarafa çevirdi. Sonra yine ateşi söz konusu etti, ondan Allah'a sığındı ve yüzünü öbür tarafa çevirdi." Şu'be dedi ki: Bunu iki kere sözkonusu ettiğinden şüphe etmiyorum. Sonra şöyle buyurdu: "Bir hurmanın yarısı ile dahi olsa ateşten korunmaya bakınız. Eğer o da olmazsa güzel bir söz ile bunu yapınız." Fethu'l-Bari Açıklaması: "Hoş ve güzel söz". (Bu anlamdaki) et-Tayyib: Duyuların lezzet aldığı şey demektir. Bu da bağlı olduğu şeyin farklılığına göre değişiklik arzeder. İbn Battal dedi ki: Hoş söz, iyilik yapmanın en üstün şekillerindendir. Çünkü yüce Allah: "Sen en güzel şekilde defet. "(Fussilet, 34) diye buyurmuştur. Defetmek ise bazen fiil ile olabildiği gibi, söz ile de olur. "Ebu Hureyre, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellemiden: Hoş söz bir sadakadır, dediğini rivayet etmektedir." İbn Battal dedi ki: Hoş sözün sadaka olması şöyle açıklanır: Mal vermek kendisine mal verilen kişinin kalbini sevindirir ve kalbinde beslediği kötü duyguları alıp götürür. Hoş söz de böyledir. Bu bakımdan her ikisi arasında benzerlik vardır. Daha sonra Adiy İbn Hatim'in hadisini zikretmektedir ki bu hadiste: "Bir hurmanın yarısı ile dahi olsa kendinizi ateşten koruyunuz" buyurulmuştur

Kaynak

Sahîh-i Buhârî, 78/54 (No: 6023)

https://sunnah.com/bukhari/78/54

Sahîh-i Buhârî — hocanın diğer içerikleri

Sahîh-i Buhârî — Call to Prayers (Adhaan) — Hadis No: 791

Hadis
حَدَّثَنَا حَفْصُ بْنُ عُمَرَ، قَالَ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ سُلَيْمَانَ، قَالَ سَمِعْتُ زَيْدَ بْنَ وَهْبٍ، قَالَ رَأَى حُذَيْفَةُ رَجُلاً لاَ يُتِمُّ الرُّكُوعَ وَالسُّجُودَ قَالَ مَا صَلَّيْتَ، وَلَوْ مُتَّ مُتَّ عَلَى غَيْرِ الْفِطْرَةِ الَّتِي فَطَرَ اللَّهُ مُحَمَّدًا صلى الله عليه وسلم‏.‏

Zeyd İbn Vehb şöyle demiştir: "Bir gün Huzeyfe rüku ve secdeleri âzâları tam olarak sükun bulacak şekilde yapmayan birisini gördü ve ona şöyle dedi: Sen namaz kılmadın! Eğer bu şekilde ölecek olursan Cenâb-ı Hakk'ın Muhammedi yaratmış olduğu fıtrat dışında bir ölümle ölürsün

Namaz
Detay →

Sahîh-i Buhârî — Call to Prayers (Adhaan) — Hadis No: 794

Hadis
حَدَّثَنَا حَفْصُ بْنُ عُمَرَ، قَالَ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ مَنْصُورٍ، عَنْ أَبِي الضُّحَى، عَنْ مَسْرُوقٍ، عَنْ عَائِشَةَ ـ رضى الله عنها ـ قَالَتْ كَانَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ فِي رُكُوعِهِ وَسُجُودِهِ ‏ "‏ سُبْحَانَكَ اللَّهُمَّ رَبَّنَا وَبِحَمْدِكَ، اللَّهُمَّ اغْفِرْ لِي ‏"‏‏.‏

Aişe (radiyallahu anha)'nın şöyle dediği nakledilmiştir: "Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem. rükûlarında ve secdelerinde سبحانك اللهم ربنا وبحمدك، اللهم اغفر لي 'Sübhaneke Allahumme Rabbena ve bi hamdike Allahummağfirli’ diye dua ederdi. Tekrar:

Namaz
Detay →

Sahîh-i Buhârî — Call to Prayers (Adhaan) — Hadis No: 801

Hadis
حَدَّثَنَا أَبُو الْوَلِيدِ، قَالَ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنِ الْحَكَمِ، عَنِ ابْنِ أَبِي لَيْلَى، عَنِ الْبَرَاءِ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ كَانَ رُكُوعُ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم وَسُجُودُهُ وَإِذَا رَفَعَ رَأْسَهُ مِنَ الرُّكُوعِ وَبَيْنَ السَّجْدَتَيْنِ قَرِيبًا مِنَ السَّوَاءِ‏.‏

el-Berâ' (radiyallahu anh) şöyle demiştir: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem namaz kılarken rükularda, secdelerde, rükulardan doğrulurken ve iki secde arasındaki oturuşlarda neredeyse birbirine eşit olacak bir süre kadar beklerdi

Namaz
Detay →

Sahîh-i Buhârî — Call to Prayers (Adhaan) — Hadis No: 797

Hadis
حَدَّثَنَا مُعَاذُ بْنُ فَضَالَةَ، قَالَ حَدَّثَنَا هِشَامٌ، عَنْ يَحْيَى، عَنْ أَبِي سَلَمَةَ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ لأُقَرِّبَنَّ صَلاَةَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم‏.‏ فَكَانَ أَبُو هُرَيْرَةَ ـ رضى الله عنه ـ يَقْنُتُ فِي الرَّكْعَةِ الآخِرَةِ مِنْ صَلاَةِ الظُّهْرِ وَصَلاَةِ الْعِشَاءِ، وَصَلاَةِ الصُّبْحِ، بَعْدَ مَا يَقُولُ سَمِعَ اللَّهُ لِمَنْ حَمِدَهُ‏.‏ فَيَدْعُو لِلْمُؤْمِنِينَ وَيَلْعَنُ الْكُفَّارَ‏.‏

Ebu Seleme'den nakledilmiştir: Ebu Hureyre (r.a.): "Ben sizlere Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in kıldırdığı namazların tıpkısını göstereceğim" demiş ve öğle, yatsı ve sabah namazlarının son rekatlarında (Semi'allahu limen hamideh) dedikten sonra kunût okumuştu. Bu duada mu'minler için hayırlar diliyor kâfirlere la'net ediyordu. Tekrar: 804, 1006, 2932, 3281, 4560, 4598, 6200, 6393 ve

Namaz
Detay →