← Ana sayfaya dön
AyetGenelKur'an-ı Kerim

En'âm Suresi, 158. ayet

هَلْ يَنظُرُونَ إِلَّآ أَن تَأْتِيَهُمُ ٱلْمَلَٰٓئِكَةُ أَوْ يَأْتِىَ رَبُّكَ أَوْ يَأْتِىَ بَعْضُ ءَايَٰتِ رَبِّكَ ۗ يَوْمَ يَأْتِى بَعْضُ ءَايَٰتِ رَبِّكَ لَا يَنفَعُ نَفْسًا إِيمَٰنُهَا لَمْ تَكُنْ ءَامَنَتْ مِن قَبْلُ أَوْ كَسَبَتْ فِىٓ إِيمَٰنِهَا خَيْرًۭا ۗ قُلِ ٱنتَظِرُوٓا۟ إِنَّا مُنتَظِرُونَ

Diyanet İşleri Meali

Onlar kendilerine meleklerin gelmesini mi, yoksa Rabbinin gelmesini mi, yahut Rablerinden bir takım mucizelerin gelmesini mi bekliyorlar? Rabbinin bir takım mucizeleri geldiği gün, bir kimse daha önce inanmamışsa veya imaniyle bir iyilik kazanmamışsa, imanı ona fayda vermez. Onlara: "Bekleyin, doğrusu biz de bekliyoruz" de.

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

(İnanmak için) ille meleklerin gelmesini, yahut Rabbinin gelmesini, ya da Rabbinin bazı âyetlerinin gelmesini mi bekliyorlar? Ama Rabbinin (azab) işaretlerinin geldiği gün, daha önce iman etmemiş, yahut imanında bir hayır kazanmamış kimseye, artık inanması bir fayda sağlamaz. De ki: "Bekleyin; biz de beklemekteyiz."

Kaynak

Kur'an-ı Kerim, En'âm Suresi 6:158

https://kuran.diyanet.gov.tr/mushaf/kuran-meal-2/6-suresi-158-ayet

Kur'an-ı Kerim — hocanın diğer içerikleri

Bürûc Suresi, 10. ayet

Ayet
إِنَّ ٱلَّذِينَ فَتَنُوا۟ ٱلْمُؤْمِنِينَ وَٱلْمُؤْمِنَٰتِ ثُمَّ لَمْ يَتُوبُوا۟ فَلَهُمْ عَذَابُ جَهَنَّمَ وَلَهُمْ عَذَابُ ٱلْحَرِيقِ

Ama inanmış erkek ve kadınlara işkence ederek onları dinlerinden çevirmeğe uğraşanlar, eğer tevbe etmezlerse, onlara cehennem azabı vardır. Yakıcı azap da onlaradır.

Elmalılı Hamdi Yazır Meali: İnanan erkek ve kadınlara işkence yapıp sonra da tevbe etmeyenlere cehennem azabı ve yangın azabı vardır.

Genel
Detay →

Fecr Suresi, 5. ayet

Ayet
هَلْ فِى ذَٰلِكَ قَسَمٌۭ لِّذِى حِجْرٍ

Gelip geçen geceye and olsun ki, bunların her biri akıl sahibi için birer yemine değmez mi?

Elmalılı Hamdi Yazır Meali: Nasıl, bunlarda bir akıl sahibi için yemin var değil mi?

Genel
Detay →

Beled Suresi, 16. ayet

Ayet
أَوْ مِسْكِينًۭا ذَا مَتْرَبَةٍۢ

Yahut, açlık gününde, yakını olan bir öksüzü, yahut toprağa serilmiş bir yoksulu doyurmaktır.

Elmalılı Hamdi Yazır Meali: Veya hiçbir şeyi olmayan yoksula.

Genel
Detay →

İnşirâh Suresi, 3. ayet

Ayet
ٱلَّذِىٓ أَنقَضَ ظَهْرَكَ

Belini büken yükünü üzerinden almadık mı?

Elmalılı Hamdi Yazır Meali: O senin sırtını ezen yükü.

Genel
Detay →