← Ana sayfaya dön
HadisNamazSünen-i İbn Mâce

Sünen-i İbn Mâce — The Book On The Mosques And The Congregations — Hadis No: 795

حَدَّثَنَا عُثْمَانُ بْنُ إِسْمَاعِيلَ الْهُذَلِيُّ الدِّمَشْقِيُّ، حَدَّثَنَا الْوَلِيدُ بْنُ مُسْلِمٍ، عَنِ ابْنِ أَبِي ذِئْبٍ، عَنِ الزِّبْرِقَانِ بْنِ عَمْرٍو الضَّمْرِيِّ، عَنْ أُسَامَةَ بْنِ زَيْدٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ لَيَنْتَهِيَنَّ رِجَالٌ عَنْ تَرْكِ الْجَمَاعَةِ أَوْ لأُحَرِّقَنَّ بُيُوتَهُمْ ‏"‏ ‏.‏

Tercüme

Usame bin Zeyri (r.a.)'den rivayet edildiğine göre: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Vallahi bazı adamlar cemaatı terketmekten vaz geçecekler. Yahut şüphesiz Een, onların evlerini yakacağım.-" Not: Zevaid'de: Bu hadisin isnadında tedlisçi olan el•Velid bin Müslim ed-Dimışki bulunur. Ravi Osman'ın hali bilinmiyor. Hadis metninin manası Buhari, Müslim ve haşka kitaplarda mevcuttur. deniliyor. ALİMLERİN, NAMAZLARI CEMAATLA KILMAK HAKKINDAKİ GÖRÜŞLERİ 1- Vakıt namazlarını cemaatla kılmak farz-ı ayn'dır. Ata', Evzai, İshak, Hanbeli'ler, Ebu Sevr, İbn-i Huzeyme, İbnü'l-Münzir, İbn-i Hibban ve Zahiriyye mezhebi mensupları bu görüştedirler. Onların delilleri 791 nolu Ebu Hureyre (r.a.)'in hadisi ve benzeri hadislerdir. Namazın sıhhati için cemaat şart mıdır? deği! midir? diye bu gruptaki alimler arasında da ihtilaf vardır: Zahiriye mezhebi İmam-ı Davud ve kendisine tabi olanlar cemaatla kılmayı, namazın sıhhatının şartlarından saymışlardır, İbn-i Hazm: Ezan sesini işitebilen erkeklerin, namazlarını mescidde cemaatla kılmaları farzdıf. Özürsüz olarak ve bile bile bunu terkedenin namazı sahih degildir. Ezan sesini işitmeyecek durumdaysa, en az bir kişiyle cemeaat kurup namaz kılması farzdır. Böyle yapmasa, kendi başına kılacagı namaz sahih degildir Şayet cemaat olacak hiç kimseyi bulamazsa münferiden namaz kılabilir. Şer'i mazereti olanın kendi başına namaz kılması sahihtir, demiştir. Bu gruptaki diger alimlere göre cemaat farz-ı ayn olmakla beraber kendi başına kılınan namaz sahihtir. 2 - Cemaat farz-ı kifayedir. Bazı Şafii alimleriyle Malikiler, bu görüşü benimsemişlerdir. Hanefi alimlerinden Tahavi ve Kerhi de bunu seçmişlerdir. Bunlar da birinci grubun delillerine dayanmışlardır. Ancak bu hükmü farz-ı ayn'dan farz-ı kifaye'ye çevirici karineler bulunduğu için: Farz-ı ayn'dır, dememişlerdir. Gösterdikleri karine: ''Cemaatla kılınan namaz, tek başına kılınan namazdan yirmibeş derece efdaldır.'' mealindeki hadistir. Çünkü bu hadis, tek başına kılınan namazın slhhatini ifade eder. Şu halde delillerden çıkarılan vücub, kifaye içindır. 3 - Cemaat sünnet-i meıekkededir. Hanefi, Şafii ve Maliki mezhebIerinin meşhur görüşleri budur Bunların delilleri, cemaatla kılınan namazın, tek başına kılınan namazdan yirmibeş derece üstün olduğunu ifade eden İbn-i Ömer (r.a.)'ın (789 nolu) hadisi, Ebu. Said-i Hudri (r.a.)'in 788 nolu hadisi ve Ebu Hureyre (r.a.)'in (786 ve 787 nolu) hadisleridir. Bu alimler: Cemaat namazının münferid namazından efdal oluşu, münferid namazında da faziletinin bulunduğuna delildir. demişlerdir. Cemaata gelmeyenlerin evlerinin Nebi (s.a.v.) tarafından yakılması arzusuna ait 791 nolu hadise gelince; buna birden fazla ceyap verilmiştir. El-Menhel yazarı cevapların bir kısmını şöyle sıralamıştır: 1- Evlerin yakılmasıyla ilgili hadis, özürsüz olarak cemaattan geri kalan ve tek başlarına namaz kılan münafıklar hakkındadır. Nitekim İbn-i Mes'ud (777 nolu) hadiste: ''Ben bilirim ki besbelli münafıklardan başka hiç birimiz cemaattan geri kalmazdı,'' demiştir. 2- Nebi (s.a.v.): "Cemaat'tan geri kalanların evlerini yakmak arzusu içinden gelir.'' buyurmuş ama bunu gerçekleştirmemiştir. Eğer gerçekleşmesi vacib olsaydı terketmezdi. 3- Kadı iyad: Namazı cemaatla kılmak ilk zamanlarda farz-ı ayn kılınmış. Ta ki münafıkların cemaattan geri durmaları önlensin. Sonra bu vucub neshedilmiştir, demiştir. El-Fetih yazarı: Cemaat fazileti hakkında varid olan hadisler, neshe delalet eder. Çünkü efdaliyet tek başına kılınan namazda fazlletin aslının bulunmasını gerektirir. Faziletin aslının oluşu, tek başına kılınan namazın cevazına delalet eder, demiştir. Cemaatın sünnet olduğuna hükmeden cumhur'un görüşü, açık olan görüştür. Çünkü bu takdirde bütün delillerin arası bulunur. Hiç birisi ihmal edilmemiş olur

Kaynak

Sünen-i İbn Mâce, 4/61 (No: 795)

https://sunnah.com/ibnmajah/4/61

Sünen-i İbn Mâce — hocanın diğer içerikleri

Sünen-i İbn Mâce — The Book of Purification and its Sunnah — Hadis No: 425

Hadis
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى، حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ، حَدَّثَنَا ابْنُ لَهِيعَةَ، عَنْ حُيَىِّ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ الْمَعَافِرِيِّ، عَنْ أَبِي عَبْدِ الرَّحْمَنِ الْحُبُلِيِّ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَمْرٍو، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ مَرَّ بِسَعْدٍ وَهُوَ يَتَوَضَّأُ فَقَالَ ‏"‏ مَا هَذَا السَّرَفُ ‏"‏ ‏.‏ فَقَالَ أَفِي الْوُضُوءِ إِسْرَافٌ قَالَ ‏"‏ نَعَمْ وَإِنْ كُنْتَ عَلَى نَهَرٍ جَارٍ ‏"‏ ‏.‏

Abdullah bin Amr (Radiyallahu anhuma)'den: şöyle demiştir: (Bir gün) Sa'd abdest alırken Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), onun yanından geçti ve: «Bu israf nedir?» buyurdu. Sa'd de : - «Abdestte israf var mı?» diye sorunca, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Akan bir nehir üzerinde bile olsan evet.» buyurdu. Not: Senedirıdeki ravilerden Huyey bin Abdillah ve İbn-i Lehia zayıf oldukları için isnadın zayıf olduğu Zevaid'de bildirilmiştir. AÇIKLAMA : 423, 424 ve 425 nolu hadisler de abdest alınırken israf etmenin yasaklığına delalet ederler. Ebu Davud'un süneninde Abdestte İsraf Babı var. Tirmizi de Abdestte İsrafın Keraheti Babı diye bir bölüm ayırmıştır. EI-Menhel yazarı, israf babında şu bilgiyi veriyor: Nevevi demiştir ki: «Deniz kıyısında bile olunsa suda israf'ın yasaklığı hakkında alimlerin icma'ı vardır. en açık kavle göre bu israf tenzihen mekruhtur. Bazı arkadaşlarımız, haramdır, demişlerdir.» Kerahet kavli Cumhurun sözüdür. Su israfı, bir zarara veya bir malı zayi etmeye sebebiyet vermediği takdirde durum böyledir. Aksi takdirde haram olur. Hanefi alimlere göre, kişi. kendisinin malı olan veya mübah (= her işte kullanılabilen sahipsiz) su ile abdest aldığında israf etmesi tahrimen nıekruhtur. Ama nıescitlerdeki su gibi taharet için vakfedilmiş olan suda israf etmek ise haramdır

Helal & Haram
Detay →

Sünen-i İbn Mâce — Establishing the Prayer and the Sunnah Regarding Them — Hadis No: 1360

Hadis
حَدَّثَنَا هَنَّادُ بْنُ السَّرِيِّ، حَدَّثَنَا أَبُو الأَحْوَصِ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ، عَنِ الأَسْوَدِ، عَنْ عَائِشَةَ، أَنَّ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ كَانَ يُصَلِّي مِنَ اللَّيْلِ تِسْعَ رَكَعَاتٍ

Aişe (r.anha)'6an; şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) geceleyin dokuz rek'at namaz kılardı

Namaz
Detay →

Sünen-i İbn Mâce — Chapters on Dress — Hadis No: 3585

Hadis
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ سَلَمَةَ، عَنْ أَبِي الزُّبَيْرِ، عَنْ جَابِرٍ، أَنَّ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ دَخَلَ مَكَّةَ وَعَلَيْهِ عِمَامَةٌ سَوْدَاءُ ‏.‏

Câbir (r.a.)'den; Şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (fetih yılı) başında siyah bir sarık olduğu halde Mekke'ye girdi

Hac & Umre
Detay →

Sünen-i İbn Mâce — Fasting — Hadis No: 1661

Hadis
حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، عَنْ سُفْيَانَ، عَنْ مَنْصُورٍ، عَنْ مُجَاهِدٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ صَامَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فِي السَّفَرِ وَأَفْطَرَ ‏.‏

İbn-i Abbas (r.a.)'dan; şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yolculukta oruç (da) tutmuş, iftar da etmiştir. Diğer tahric: Buhari, Müslim, Ebu Davud, Nesai, Tahavi, Beyhaki ve Darimi de bu hadisi bir birine yakın lafızlarla rivayet etmişlerdir

Oruç
Detay →