← Ana sayfaya don
hadisNamazSünen-i İbn Mâce

Sünen-i İbn Mâce — The Book On The Mosques And The Congregations — Hadis No: 749

حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ سَعِيدٍ الْكِنْدِيُّ، حَدَّثَنَا أَبُو خَالِدٍ الأَحْمَرُ، عَنِ ابْنِ عَجْلاَنَ، عَنْ عَمْرِو بْنِ شُعَيْبٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ جَدِّهِ، قَالَ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ عَنِ الْبَيْعِ وَالاِبْتِيَاعِ وَعَنْ تَنَاشُدِ الأَشْعَارِ فِي الْمَسَاجِدِ ‏.‏

Tercüme

Amr bin Şuayb'ın dedesi (Abdullah bin Amr bin el-As) (r.a.)'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir : Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, mescidlerde satmaktan, satın almaktan ve karşılıklı şiirler okumaktan nehiy buyurmuştur. Diğer tahric: Tirmizi, Ebu Davud ve Nesai AÇIKLAMA : Tirmizi bu hadis konusu için açtığı bab ta rivayet etmiştir. Tirmizi bunu rivayet ettikten sonra şöyle der: AbduIlah bin Amr bin el-As (r.a.)'in hadisi hasendir. Amr'ın babası Şuayb, Muhammed bin Abdillah bin Amr bin el-As'ın oğludur. Buhari: Ben, Ahmed ve İshak'ın, Amr bin Şuayb (r.a.)'ın hadisini delil saydıklarını gördüm, demiştir. Muhammed: Şuayb bin Muhammed, Abdullah bin Amr'dan hadis dinlemiş, demiştir. İlim ehlinden bir cemaat, mescidde satış akdini yapmanın kerahetine hükmetmiştir. Ahmed ve İshak böyle hükmedenlerdendirler. Tabiilerden bazı ilim adamları, mescidde satış akdine ruhsat vermişlerdir. Nebi (s.a.v.)'den, mescidde şiir okumaya ruhsat verdiğine dair rivayet olunan hadis bir tane değildir.' Tirmizi'nin şerhi Tuhfetu'l-Ahvezi yazarı, hadisin açıklanıasıyla ilgili olarak şöyle der: "Mescidde alış veriş yapmak, cumhur'a göre yasaktır. Hak olanı da budur. Alış-veriş'in mekruh olmadıgını söyleyenlerin elinde hiç bir delil yoktur. Bilakis bu babta rivayet edilen hadisler onların görüşünü reddeder. Şevkani, en-Neyl'de: 'Alimlerin cumhuru; Mescidde satış akdinin yapılmasına dair hadisteki nehiy kerahete hamledilir, demişlerdir. el-İraki: Alimler, mescidde yapılan satış akdinin geçersiz sayılamıyacağına icma' etmişler, demiştir. el-Maverdi de böyle demiştir. Biliyorsun ki; ayet veya hadiste mevcut nehiy, aslında haramIık içindir, diyenlere göre bir nehyin haramIıktan mekruhluğa döndürülebilmesi için, haramlık anlamına olmadığına dair bir alamete ihtiyaç vardır. Alimlerin yapılan akdin sıhhati üzerine icma' etmiş olmaları, akid yapmanın haramlığına mani değildir. Yani mescidde satış akdini yapmak haramdır, günahtır, bununla beraber fasid değildir, sıhhatlidir. O halde akdin sıhhati, nehyin mekruhluğuna yorumlanmasına karine ve alamet olamaz Şafii'nin bazı arkadaşları: Mescidde satış akdinin yapılması mekruh değildir, demişlerse de hadisler bu görüşü reddeder', demiştir.'' Ebu Davud da: "Cuma namazından önce mesddde halka kurmak" babında bu hadisi daha uzun bir metinle yine Abdulah bin Amr (r.a.)'den rivayet etmiştir. El-Menhel yazarı özetle şöyle der: ''Hadis, mescidde satış akdinin haramlığına delalet eder. Bu hususta mezheb alimlerinin görüşleri şöyledir: 1- Hanefi alimlerine göre mescidde alış - veriş işi yaygınlaştığı zaman mekruhtur. Nadiren yapıldığı takdirde mekruh değildir. 2- Şafiiler'e göre i'tikafta olmayan kişinin, mescidde herhangi bir şeyi satması veya satın alması mekruhtur. i'tikafta olan kişinin ihtiyaç duyduğu şeyleri satması ve alması caizdir. Diğerleri mekruhtur. 3- Malikiler'e göre satmak ve satın almak işi bağırarak yapılırsa haramdır. Çünkü bu takdirde, mescid pazar yerine çevrilmiş olur. Alçak sesle yapılan satış ve alış işlemleri mekrubtur. EI-Menhel yazarı: Bu üç mezheb aliminin ayrıntılı görüşlerini teyid eden her hangi bir delil yoktur, diyerel{ Hanbeliler'in şu görüşlerinin kuvvetli olduğunu söyler: 4- Hanbeliler, hadisin zahirini tutarak: Mescidde satın alma ve satmanın her çeşidi herkes için haramdır. İtikafta olanın, olmayan'ın;, ihtiyaç maddesi ile diğer maddenin ve satış işlerinin azlığı ve çOkfuğunun farkı yoktur, demişlerdir. Ahmed bin Hanbel: Şu mescidler Allah'ın evleridir. İçinde satış ve alış yapılamaz, demiştir. MESCİDLERDE ŞİİR OKUMAK : Mescidde şiir okumanın caiz olmadığı hadisten anlaşılıyor. Yasaklanan şiir, yersiz övgü veya yermeyi ihtiva eden yahut kibirlenmeyi ifade eden kısma yorumlanmıştır. Böyle yorumlanınca Buhari ve Müslim'in Said bin el-Müseyyeb'den rivayet ettikleri şu mealdeki hadise muhalif kalmaz: 'Ömer (r.a.), bir ara mescid'den geçerken (şair) Hassan (r.a.) şiir okuyordu. Ömer (r.a.) Ona biraz kulak verdi. Bunun üzerine Hassan (r.a.) Ona: Şu mescidde senden daha hayırlı olan Zat ResuluIlah (s.a.v.) bulunurken, ben şurada şiir okurdum, dedikten sonra Ebü Hureyre (r.a.)'e dönerek: 'Allah için söyle. ResuluIlah (s.a.v.)'i bana şöyle buyururken işittin mi: ''Ey Hassan! Benim yerime sen cevap ver. Allah'ım Hassan (r.a.)'ı Ruhü'l-Kudüs ile te'yid eyle''' diye sordu. Ebü Hureyre (r.a.) : Evet! dedi.'' . Kafirler, Nebi (s.a.v.) hakkında hiciv şiirlerini söylemişlerdi. ResuluIlah (s.a.v.), Hassan (r.a.)'in onlara cevap vermesini emir buyurmuştur. Hadis, anlatılan şekilde yorumlandıgı takdirde Ahmed bin Hanbel'in Cabir (r.a.)'den rivayet ettigi şu mealdeki hadise ters düşmez: 'Cabir (r.a.) demiştir ki : Ben yüz defa'dan fazla ResuluIlah (s.a.v.)'i mescidde gördüm. Ashabı şiir müzakeresini yaparlar ve cahiliyet devrine ait bazı şeyleri anlatırlardı. Zaınan zaman Nebi (s.a.v.) Onlarla beraber gülümserdi.' Bu ve benzeri badisler, müşrikleri yermeyi, Nebi (s.a.v.)'i sövmeyi, takva ve güzel ahlaka teşvik etmeyi ihtiva eden şiirlerin mescidde okunmasının caizliğine delalet eder. İbnü'l-Arabi: Din lehinde ve şer'i şerif'in ayakta tutulması ile ilgili şiirleri mescidde okumakta bir beis yoktur, demiştir. Nevevi de; Şiir, Nebi (s.a.v.)'i veya İslamiyet'i övücü mahiyette ise veya güzel ahlak, takva ve benzeri hayır çeşitleri hakkında ise mescidde okuması sakıncalı değildir. Ama bir müslüman'ı hiciv etmek, içkiyi övmek, kadınları anlatmak, bir zalimi övmek, yasak olan böbürlenmek gibi kötü şeyleri işleyen şiirleri mescidlerde okumak haramdır, demiştir. Alimlerin ekserisi mescitlerde şiir okumanın yasaklığına dair hadisler ile caiz olduğuna dair hadislerin arasını anlattığımız şekilde bulmuşlardır. Şunu da belirtelim ki okunması caiz görülen şiirlerin namaz kılmak Kur'an okumak ve zikir etmekle meşgul olanları şaşırtması halinde okunması caiz değildir

Kaynak

Sünen-i İbn Mâce, 4/15 (No: 749)

https://sunnah.com/ibnmajah/4/15

Sünen-i İbn Mâce hocanin diger icerikleri

Sünen-i İbn Mâce — The Book of Purification and its Sunnah — Hadis No: 425

hadis
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى، حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ، حَدَّثَنَا ابْنُ لَهِيعَةَ، عَنْ حُيَىِّ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ الْمَعَافِرِيِّ، عَنْ أَبِي عَبْدِ الرَّحْمَنِ الْحُبُلِيِّ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَمْرٍو، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ مَرَّ بِسَعْدٍ وَهُوَ يَتَوَضَّأُ فَقَالَ ‏"‏ مَا هَذَا السَّرَفُ ‏"‏ ‏.‏ فَقَالَ أَفِي الْوُضُوءِ إِسْرَافٌ قَالَ ‏"‏ نَعَمْ وَإِنْ كُنْتَ عَلَى نَهَرٍ جَارٍ ‏"‏ ‏.‏

Abdullah bin Amr (Radiyallahu anhuma)'den: şöyle demiştir: (Bir gün) Sa'd abdest alırken Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), onun yanından geçti ve: «Bu israf nedir?» buyurdu. Sa'd de : - «Abdestte israf var mı?» diye sorunca, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Akan bir nehir üzerinde bile olsan evet.» buyurdu. Not: Senedirıdeki ravilerden Huyey bin Abdillah ve İbn-i Lehia zayıf oldukları için isnadın zayıf olduğu Zevaid'de bildirilmiştir. AÇIKLAMA : 423, 424 ve 425 nolu hadisler de abdest alınırken israf etmenin yasaklığına delalet ederler. Ebu Davud'un süneninde Abdestte İsraf Babı var. Tirmizi de Abdestte İsrafın Keraheti Babı diye bir bölüm ayırmıştır. EI-Menhel yazarı, israf babında şu bilgiyi veriyor: Nevevi demiştir ki: «Deniz kıyısında bile olunsa suda israf'ın yasaklığı hakkında alimlerin icma'ı vardır. en açık kavle göre bu israf tenzihen mekruhtur. Bazı arkadaşlarımız, haramdır, demişlerdir.» Kerahet kavli Cumhurun sözüdür. Su israfı, bir zarara veya bir malı zayi etmeye sebebiyet vermediği takdirde durum böyledir. Aksi takdirde haram olur. Hanefi alimlere göre, kişi. kendisinin malı olan veya mübah (= her işte kullanılabilen sahipsiz) su ile abdest aldığında israf etmesi tahrimen nıekruhtur. Ama nıescitlerdeki su gibi taharet için vakfedilmiş olan suda israf etmek ise haramdır

Helal & Haram
Detay →

Sünen-i İbn Mâce — Establishing the Prayer and the Sunnah Regarding Them — Hadis No: 1360

hadis
حَدَّثَنَا هَنَّادُ بْنُ السَّرِيِّ، حَدَّثَنَا أَبُو الأَحْوَصِ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ، عَنِ الأَسْوَدِ، عَنْ عَائِشَةَ، أَنَّ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ كَانَ يُصَلِّي مِنَ اللَّيْلِ تِسْعَ رَكَعَاتٍ

Aişe (r.anha)'6an; şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) geceleyin dokuz rek'at namaz kılardı

Namaz
Detay →

Sünen-i İbn Mâce — Chapters on Dress — Hadis No: 3585

hadis
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ سَلَمَةَ، عَنْ أَبِي الزُّبَيْرِ، عَنْ جَابِرٍ، أَنَّ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ دَخَلَ مَكَّةَ وَعَلَيْهِ عِمَامَةٌ سَوْدَاءُ ‏.‏

Câbir (r.a.)'den; Şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (fetih yılı) başında siyah bir sarık olduğu halde Mekke'ye girdi

Hac & Umre
Detay →

Sünen-i İbn Mâce — Fasting — Hadis No: 1661

hadis
حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، عَنْ سُفْيَانَ، عَنْ مَنْصُورٍ، عَنْ مُجَاهِدٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ صَامَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فِي السَّفَرِ وَأَفْطَرَ ‏.‏

İbn-i Abbas (r.a.)'dan; şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yolculukta oruç (da) tutmuş, iftar da etmiştir. Diğer tahric: Buhari, Müslim, Ebu Davud, Nesai, Tahavi, Beyhaki ve Darimi de bu hadisi bir birine yakın lafızlarla rivayet etmişlerdir

Oruç
Detay →