Surah Hud, Verse 100
Quran Verse
ذَٰلِكَ مِنْ أَنۢبَآءِ ٱلْقُرَىٰ نَقُصُّهُۥ عَلَيْكَ ۖ مِنْهَا قَآئِمٌۭ وَحَصِيدٌۭ
That is from the news of the cities, which We relate to you; of them, some are [still] standing and some are [as] a harvest [mowed down].
Elmalılı Hamdi Yazır Meali: İşte bu helâk olmuş memleketlerin önemli haberlerindendir. Sana onu kıssa olarak anlatıyoruz. Onlardan yerinde duranlar da var, biçilenler (yok olup gidenler) de.
Surah Al-Waaqia, Verse 47
Quran Verse
وَكَانُوا۟ يَقُولُونَ أَئِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَابًۭا وَعِظَٰمًا أَءِنَّا لَمَبْعُوثُونَ
And they used to say, "When we die and become dust and bones, are we indeed to be resurrected?
Elmalılı Hamdi Yazır Meali: Ve diyorlardı ki: "Biz ölüp, toprak ve kemik yığını olduktan sonra, biz mi bir daha diriltileceğiz?"
Surah Al-Waaqia, Verse 51
Quran Verse
ثُمَّ إِنَّكُمْ أَيُّهَا ٱلضَّآلُّونَ ٱلْمُكَذِّبُونَ
Then indeed you, O those astray [who are] deniers,
Elmalılı Hamdi Yazır Meali: Sonra siz, ey sapık yalanlayıcılar!
Surah Al-Kahf, Verse 65
Quran Verse
فَوَجَدَا عَبْدًۭا مِّنْ عِبَادِنَآ ءَاتَيْنَٰهُ رَحْمَةًۭ مِّنْ عِندِنَا وَعَلَّمْنَٰهُ مِن لَّدُنَّا عِلْمًۭا
And they found a servant from among Our servants to whom we had given mercy from us and had taught him from Us a [certain] knowledge.
Elmalılı Hamdi Yazır Meali: Nihayet kullarımızdan bir kul buldular ki, biz ona katımızdan bir rahmet vermiş ve tarafımızdan bir ilim öğretmiştik.