Sahih Muslim — The Book of Prayers — Hadith No: 845
Translation
A'isha reported:Ibn Umm Maktum used to pronounce Adhan at the behest of the Messenger of Allah (ﷺ) (despite the fact) that he was blind
Translation
A'isha reported:Ibn Umm Maktum used to pronounce Adhan at the behest of the Messenger of Allah (ﷺ) (despite the fact) that he was blind
Bize Ebu'r-Babî' ile Ebû Kâmil rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Hammâd rivayet etti. H. Bana bu hadisi Ali b. Hucr da rivayet etti. (Dediki): Bize İsmail rivayet etti. Her iki râvi Eyyûb'dan, o da Nâfi'den bu isnâdla rivayette bulunmuşlardırki, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) göz kararı ile ariyyelerin satılması hakkında ruhsat vermiştir. İzah için buraya tıklayın
Bize Abdullah b. Meslemete'l-Ka'nebî rivayet etti. (Dediki): Bize Süleyman yâni İbni Bilâl, Yahya'dan —ki İbni Saîd'dir—, o da Büşeyr b. Yesâr'dan, o da biri Sa'd b. Ebî Hasme olmak üzere hemşehrileri bâzı ashâb-ı Resulullâh (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet etti ki, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) taze hurmayı kuru hurma karşılığında satmaktan nehyetmiş ve: «Bu ribâdir; bu müzâbenedir.» buyurmuş. Yalnız ariyyenin, bir-iki ağaç hurmanın yemişini satmağa ruhsat vermiş. Onu bir hâne halkı kuru hurma ile takdir ederek alır; taze taze yerlermiş
Bize Kuteybe b. Saîd rivayet etti. (Dediki): Bize Leys rivayet etti. H. Bize ibni Rumh dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Leys, Yahya b. Saîd'den, o da Büşeyr b. Yesâr'dan, o da Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in bâzı ashâbından naklen haber verdi: «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kuru hurma ile takdir etmek suretiyle ariyyeyi satmağa ruhsat verdi.» demişler
Bize Mulhammed b. Müsennâ ile ishâk b. İbrahim ve ibni Ebî Ömer hep birden Sekafî'den rivayet ettiler. Demişki: Ben Yahya b. Saîd'i şöyle derken işittim: Bana Büşeyr b. Yesâr hemşehrileri bâzı ashab-ı Resûlullâh (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen haber verdiki, ResûluIIah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) nehîy buyurmuş... Ravi Sekafî, Süleyman b. Bilâl'in Yahya'dan rivayet ettiği hadîs gibi rivayette bulunmuş; yalnız îshâk ile İbni Müsennâ (ribâ) yerine (zebn) kelimesini koymuşlar; İbni Ebî Ömer ise (ribâ) demiştir